• BIST 82.185
  • Altın 147,989
  • Dolar 3,8274
  • Euro 4,0748
  • Trabzon 6 °C

KERKÜK

Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

Irak sınırları içerisinde kalan Kerkük ve Musul’un zihinlerimizde farklı çağrışımlar yapmakta olduğu çok açıktır. Ülkemizde özellikle ülkücü taban o bölgede yaşam süren Türkmenleri kendi soydaşımız olarak görmekte ve o bölge ile çok daha yakın ilişkiler kurma politikasına sahip çıkmaktadırlar (Özünde gayet duyarlı bir yaklaşım).  Buna karşın; dünyadaki temel çelişkinin sınıf temelinde olduğuna inanan ve ırk ayrımına dayanan politikaların sömürüyü kolaylaştırmaya hizmet ettiğine inanan sol için Kerkük ve Musul; sadece sömürgenlerin ilgi alanı olmuştur.

Bu yazı kapsamında bu bakış açılarının değerlendirmesini yapmak gibi bir niyetimin olmadığını peşinen ifade etmeliyim. Ancak son dönemde o bölgede ortaya çıkan gelişmeler, ister istemez bizim de ölçülü bir duyarlılık içine girmemize neden oldu. Zira ortada masum insan yaşamını tehdit eden bir durum ve özellikle çocuk, kadın ve yaşlı nüfusun can güvenliğini kaybetme tehlikesi vardır.

Suriye’de yuvalanan ve güç kazanan Sünni esaslı Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Irak topraklarında başlatmış olduğu işgal operasyonu ile Musul kontrol altına alınmış ve takibinde de Kerkük’e hâkim olma mücadelesi başlamıştır. Ancak Kerkük, sahip olduğu konum ve demografik yapı nedeniyle çok daha farklı bir kaos ortamına doğru sürüklenmeye başlamıştır.

Kerkük; Irak’taki Türkmen nüfusun en fazla olduğu ve siyasi olarak da Türkmen varlığının merkezi durumundaki bir kent olup, Peşmerge, Arap ve Türkmenlerin birlikte yaşam sürdüğü bir merkezdir. Bölgedeki kardeşlik, birlik, bütünlük; maalesef uluslararası çıkar gruplarının hesaplarına feda edilme yoluna girmiştir. Dünyanın pek çok bölgesinde aynı amaçla yaşanmış olan senaryolar bu bölgede tekrar gerçekleşecek gibi görünmektedir. 

***

Bölgede yaşam süren Türkmenlerin; genel olarak aidiyetlerine sahip çıkan, Türkiye ile olan ilişkilerine önem veren, Türkiye-Irak ilişkilerinde kendi varlıklarının yarattığı hassasiyeti çok iyi bilen insanlar olduğuna her zaman tanık olduk. Medyada açıklama yapan Türkmen temsilcilerinin ölçülü ve derinlikli değerlendirmeleri her zaman Türk dış siyasetini rahatlatıcı içerik taşımıştır. Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşad Salihi; son gelişmeler karşısında bile itidal dolu açıklamalar yapmıştır. Salihi; basına yansıyan açıklamalarında “Üzerimize oynanan bu siyasi olaylar yeni değildir. Geçmiş yıllarda da üzerimize bu oyunlar oynandı ama bizi topraklarımızdan etmeyi başaramadılar. Biz ne olursa olsun emri-vaki siyaseti ret ediyoruz. Biz Kürtlerle, Sunilerle ve Şiilerle bu bölgede kardeşçe yaşayabiliriz. Ama biz ya Sünni’nin gölgesine ya da Kürtlerin gölgesine gireceksiniz emri vakisini asla kabul etmeyiz. Türkmenler artık ayakları üzerinde dursunlar. Bu olayların en büyük sorumlusu Irak merkezi hükümetidir. İkincisi Kürt Bölgesel Hükümeti, üçüncüsü uluslararası bölücülerdir’’ değerlendirmesinde bulunmuştur. Bölgede yaşanmakta olan kritik süreç göz önüne alındığında sağduyulu sayılabilecek bu açıklamanın iyi okunmasına gerek vardır.

***

Iraklı bir öğrencimin bana yazdığı ileti bölgedeki durumun ciddiyetini anlatmaya yeterlidir sanıyorum. Adı bende saklı olan öğrencim iletisinde; bölge ile ilgili medyada yer alan bazı haberlere ait linklere ve durumun ciddiyetine ilişkin bilgilere yer vermiştir. İfadesine göre; “Hocam öncelikle size çok teşekkür ediyorum. Ömür boyu minnettar kalacağım size, Türkmenler adına da ayrıca teşekkürlerimi belirtmek isterim… Ayrıca belirtmek isterim Türkmenlerin çoğu Şii mezhebindendir, ben Sünni’yim ama bugüne kadar asla Türkmenler arasında mezhep kavgası olmamıştır ve Irak’ta kendi arasında mezhep ayrımcılığı yapmadan yaşayan tek milletiz. Ne kadar teşekkür etsem az biliyorum, ama kaleminize ve yüreğinize sağlık…”

1974’te Kıbrıs’ta uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını kullanmış olmasına rağmen, Kıbrıs’ın halen Türkiye’nin dış politikasında ne kadar büyük bir sorun teşkil etmeye devam ettiği ortadadır. Bu gerçeği unutmadan Türkiye’nin acilen uluslararası mekanizmaları harekete geçirmesi gereği vardır. Konu ile ilgili bütün politik ve ekonomik hesapların dışında işin insani boyutu hızlı karar almayı gerektirmektedir. Kerkük’te yaşanabilecek olası bir dramatik gelişme Türk, Kürt, Şii, Sünni demeden hepimizi üzer. Güzelim Kerkük bizler için güzel türküleri ile kardeşçe yaşamaya devam etmeli.

“Gül için ağlamazdım. Akardım çağlamazdım. Bilseydim ayrılık var. Sana bel bağlamazdım.”

Kerkük’ün tüm bilinçli halklarına selam olsun.

 

 

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    YERİN KULAĞI
    • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
    • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
    • Utku ve Hasan Bozoğlu!
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    • Konsey toplantısı!
    • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
    • MHP sürpriz yapabilir!
    • Antalya’da sabah sporu!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.