• BIST 103.937
  • Altın 162,758
  • Dolar 3,9590
  • Euro 4,6423
  • Trabzon 17 °C

Kılıf

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Bir şeyi korumak için, kendi biçimine göre şekil verene ne denir?

Ya da usulsüz bir iş için bulunan gerekçeye ne denir?

Kılıf denir?

Bu günlerde moda bu kılıf?

Mesela yaptığı yanlışta olsa arkadaşını korumak ve kollamak için, yola beraber çıktığın, oyun oynadığın, yaptığın hataları bilen kişide olsan kılıf hazır…

Kılıflar meşin, saten, pazen, pamuk… Vs diye çeşitli kollara ayrılır.

İnsanlar bir sürü haksızlığı, yolsuzluğu, densizliği, hırsızlığı kılıfına uydurarak hayatlarını idame ettiriyor.

Bakın etrafınıza. O kadar çoklar ve sütten çıkmış ak kaşıklar ki.

En komiği de ne biliyor musunuz?

Sosyal medyada, mail ortamında bir iki filozof ve özlü söz ile işlem tamam. Niteliği ve içeriği olan bu sözlerle, karşı tarafı suçlayıp lafı gediğine oturttun mu tamamdır. Aslında sende inanmıyorsun ya bu kadar doğru ve dürüst olduğuna. Başkaları inansın yeter. Çünkü hep başkaları demedin mi?

Usta söylemcilerin sözleri hemen o kılıfçıların sözleriymiş gibi oluyor. En popüler olanlar, Aristo, cicero, Kafka, Konfüçyüs, Nietzsche, Immanuel Kant, Foucault,  … Hemen iyi adam oluyorsun…

İçinin yağları eridi mi? Oh ne ala…

Bilge gücünden uzak, anlayış ve algılama konularında zayıf ama kılıflı adamların kılıfına sokulmuş sözler.

Oysa ki sen ruhuna o sözleri uyduramazsın ki.

Aradığın anlam o sözlerde yoktur. Çünkü bedenine uymaz…

Sözlerin hâkimiyeti neftsen geçer. Nefs nedir bilir misin Kılıfçı?

Yani sen özünü bilir misin?

En son deve sidiği şifadır diyen akademisyen Sifil, kendisine deve sidiği ikram eden Prof. Dr Caner Taslaman’a bir kılıf bulup “damızlığı çekilen devenin idrarının içilmesinin doğru olduğunu” söylemesi bu konuya en güzel örnektir.

Kılıf her daim hazırdır.

Bizlerde eli kalem tutanlar, bazen yazarken bazı sözleri görmez, bazen bir şeyler katar belki kelimelerle de süsleriz ama her şeyin bir üslubu vardır. Hiç bir şeyi kılıfına uydurmayız.

Her şeyi birbirine katıp uydurma halleri bir başka durum.

Ama üzerine bir iki özlü söz kaptırdın mı nasılsa millet kanıveriyor.

Alakası olsun ya da olmasın.

İslâm’ı parça parça kılıfa sokan insanların hallerini de izliyoruz.

Demokratım deyip milli iradeden uzak fitne fesat insanları da izliyoruz.

Kılıfları Din, laik, cumhuriyet, demokrat, liberal vs olanları her daim izliyoruz.

Şimdi tam buraya bir özlü söz uyar. Albert Camus “ İnsan “ne ise o olmayı” reddeden tek mahlûkattır”

Uydurulmuş hadislerle mi yoksa özlü sözlerle mi doğru insan olacağız onu kestiremedim.

Dini bilgiler kitabı diye bir kitapta:

Kadınlara yazıyı öğretmeyin. Dikiş ve Nûr suresini öğretin diyor İbnul cezvi diye bir din adamı. O sonra birden peygamberimizin sözü oluveriyor.

Ya da Kim ki karısına itaat ederse Allah onu yüzüstü cehenneme atar (İbn Arrak) sözü gibi.

En sinir bozucu olanı ise namazı bozan şeyler eşek, kara köpek, domuz ve kadındır.

İşte böyle.  Sonra da yorumlayıcılar bu sözlere birer kılıf uydurup birden hadis yapıveriyor.

Tıpkı Cicero’nun ya da Konfüçyüs sözlerini dünyada akıl, fikir adına hiçbir şey yapmayanın kendi kılıfına uydurması gibi. Ya da düşünüp de konuşması gerektiğini bilmeyen kılıfçılar gibi.

Herkes kılıfını bulmuş anlayacağınız.

İnsanların çoğu doğrudan yana değil. Çünkü gerçek sözler ve yalan olmayan sözler acıdır. Yüz kızartır. Utandırır. O yüzden de kılıfçıların gerçekle hiç işi yoktur.

Oysa kılıfa ne hacet, insan dediğimiz değimlidir özün ta kendisi.

İyi olarak tanımladığımız ama doğrulukla alakası olmayan insanlar için yazacaklarım benim düşüncemdir. Katılır ya da katılmazsınız.

Ne yapmışlardır da iyidirler acaba bu insanlar? Bu şahsiyetlerin iyi oldukları bence tartışılır. Çünkü kendilerini iyi anlayışlı olarak gösterenler, içine düştükleri her durumda birer kılıf uydurarak hatta bilimsel ya da dinen birer kılıf uydurarak işbirliği olduğu diğer insanlarla kötü dünyayı hazırladılar. Hazırlıyorlar.

Kendilerinden olmayan herkese kötü dediler. Diyorlar.

Biz dediler ötekileştirdiler. Kendilerine çeşitli sıfatlarla isim taktılar.

Onlar hep var oldular ve hep minareyi kılıfını göre hazırladılar. Hala da hazırlıyorlar.

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.