• BIST 83.116
  • Altın 147,045
  • Dolar 3,7714
  • Euro 4,0470
  • Trabzon 7 °C

Kimin kulağı duymuyor?

Kimin kulağı duymuyor?

Eskiden gözlükçüler birbirini şikayet ederdi.

‘Göz doktorları ve kurum, hastaları anlaştıkları gözlükçülere yönlendiriyor’ diye.

Şimdilerde de işitme cihazı satan medikalcilerin bazıları feryat ediyor.

Kulak doktorları ve Odijometistler, işitme cihazı alacak hastaları tek noktaya yönlendiriyorlarmış.

İşitme cihazı satıcılarının iddiaları yenilir, yutulur cinsten değil!

Numune Hastanesi dışındaki diğer hastanelerden reçete çıkmıyormuş.

KTÜ TIP fakültesi’ndeki doktorlar ve odijemistler, direk bir satıcıyı adres gösteriyormuş!

Fatih Devlet Hastanesi’nde de aynı durum varmış.

İki çeşit işitme cihazı varmış.

Biri Dijital; fiyatı 350 TL, diğeri analog; onun fiyatı da 175 TL.

Emekliden yüzde 10, çalışandan da yüzde 20 katkı payı alınıyormuş.

Hastanelerde reçete yazanlar veya reçeteyi hastaya verenler, ‘Cihazı, falan yerden alacaksınız’ diyormuş.

Hasta da mecburen, adres gösterilen alıcıdan alım yapıyormuş.

Geçtiğimiz hafta sonu, işitme cihazı satan firmanın bir yetkilisi aradı, sonra gazeteye geldi.

Fatih Devlet Hastanesi ile KTÜ TIP Fakültesi Farabi Hastanesi’ndeki uygulamaları anlattı.

Gerçekten ilginç.

İki hastanenin başhekimleri, dürüst, saygın ve değerli isimler.

Bu tür şikayetlerin, önüne geçeceklerini düşünüyoruz.

5 duyu organından birisi kulaklarımızdır.

Duymama, işitmeme çoğu zaman iyidir!

Duyup da duymama işi genelde evde olur!

Hayatta da çoğu gürültüyü, patırtıyı, söylemi duymazdan geliriz.

Serdar Bali geçenlerde, ‘işitme’ ile ilgili yaşanan bir olayı anlattı.

Temel fıkralarının pabucunu dama atar cinsten bir olay!

Karadenizspor antrenörü Selçuk Akçay geçtiğimiz günlerde bir doktor arkadaşını arar.

‘Doktor, bizim hanımın kulakları duymuyor. İşitme cihazı almamız gerekiyor. Bir reçete yazda, cihazı alalım’ der.

Akçay’ın doktor arkadaşı; ‘Selçuk, işitme cihazı gelişigüzel verilmez. Hastayı muayene etmemiz gerekir. Kaç metreden duyuyor, kaç metreden duymuyor’ der.

Selçuk, eşinin kaç metreden duyup duymadığını anlatır.

Doktor, ‘Selçuk, bu iş böyle olmaz. Hastayı muayeneye getirmek istemiyorsan, evde bir ölçüm yap. Kapıyı aç içeri gir, eşine seslen. Üç beş adım daha yaklaş tekrar seslen. Cevap verene kadar bu işi yap. Nerede cevap verirse, aradaki mesafeyi anlarız’ der.

Selçuk, evde doktorun söylediklerini yapmaya başlar.

Anahtar ile kapıyı açar, eve girer ve ‘Hanım, ne yemeği var’ diye seslenir.

Selçuk, mutfağa girer ve ‘Hanım ne yemeği var’ diye tekrar sorar.

Selçuk iyice hanımının yanına yaklaşır ve aynı soruyu tekrarlar.

Hanımı Selçuk’a döner ‘Sabahtan beri üç kez kuru fasulye pilav var, diyorum, duymuyor musun?’ der.

Hastane başhekimlerimizin duymama, işitmeme gibi bir sorunları olduğunu sanmıyoruz!

 

 Şefik Türkmen’in kararı! 

Akçaabat Belediye Başkanı Şefik Türkmen’in kafası iyice karışık!

Dün, Akçakale’de idik!

Prof. Dr. Mehmet Tosun’un annesinin cenaze merasimine katıldık.

Cenaze oldukça kalabalıktı. KTÜ rektörü Prof. Dr. İbrahim Özen, Tıp Fakültesi öğretim üyeleri,  AKP milletvekilleri Asım Aykan, Cevdet Erdöl, Trabzon Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu, AKP Belediye Başkan adayı Orhan Gümrükçüoğlu, merkez ilçe başkanı Yılmaz Büyükaydın ve çok sayıda insan Tosun ailesini yalnız bırakmadı.

Prof. Dr. Mehmet Tosun, Gülbahar Hatun Mahallesi’nden çocukluk arkadaşımız.

Akçakale dönüşünde Nihat Usta’ya uğradık.

Kenar bir masaya oturduk.

Nihat Usta yanımıza geldi, ‘Sabahtan Fatoş abla ile konuştum. Yazıyı okudum. Bir kahkaha attı. Müthişti. Gazete istedi. Gönderdim’ dedi.

Nihat Usta, Akçaabat’ın üzerindeki sis perdesini kaldıran, Akçaabat’ı Türkiye’ye dünya’ya tanıtan bir isimdir.

Akçaabat’ta yaşayanların ve özelliklede köftecilerin istisnasız hemen hepsi, onun heykelini diktirmeli.

Nihat yanımızdan ayrıldı, Tufan Aydoğan kapıdan içeri girdi.

Tufan ile ayaküstü konuştuk.

Üç- beş dakika sonra Cevdet Erdöl, Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ve Yılmaz Büyükaydın kapıdan içeri girdi.

Orhan Gümrükçüoğlu, Mustafa Kaynar’ı görünce, ‘Mustafacığım nasılsın. Mustafa basketbol oynadığı için bizden uzun’ dedi.

Orhan Gümrükçüoğlu, Mustafa Kaynar ile 1960’lı yılların başında Cumhuriyet İlkokulu’nda aynı sınıfta imişler.

O esnada Şefik Türkmen’i gördüm.

Birkaç dakika sonra Türkmen masamıza geldi.

Mustafa Bayraktar ve Murat Taşkın ile selamlaştılar.

 

Ekibim hazır! 

Şefik Türkmen ile yan masaya geçtik.

Türkmen, yazılarımızı ve TV’deki yorumlarımızı takip eden bir okurumuz.

-‘Beni çok eleştiriyorsun. Eyüp Aşık, tekel binasını belediyemize vermiştir. Ama sahildeki düzenleme bizim eserimizdir’ diyen Şefik Türkmen’e,

‘Mahmut Haydar Ustaoğlu, adaylıktan çekilmiş. İbre size kayıyor. AKP’den teklif aldınız mı?’ diye sordum.

Türkmen, soruma net bir cevap vermedi.

‘Biz ekibimizi kurduk. Şu anda gündemimizde böyle bir olay yok’

-‘Şu anda yok ta yarın olabilir. Gelişmelerden bunu gösteriyor’.

Türkmen, AKP’ye geçip geçmeyeceği konusunda ‘net’ bir ifade kullanmadı.

Türkmen’e, son günlerde Faruk Özak ile görüşüp görüşmediğini sordum.

‘Faruk bey eski dostumuz, arkadaşımız. Zaman zaman görüşüyoruz’ dedi ve ardından

‘Basın bize destek vermiyor. Haksızlık yapıyor’ diye ekledi.

-‘Sayın Türkmen, Akçaabatlılar size destek verdikten sonra gerisi çok ta önemli değil. Ayrıca, bir gazetenin size yönelik yayınlarından hareket ederek basın bize destek vermiyor, demeniz doğru değil’ dedim.

‘Öyle olur olmaz şeyler yazıyorlar ki. Biz ekibimizle birlikte önümüzdeki dönemde Akçaabat’ı yönetmeye talibiz. Elbette bizimde yanlışımız ve hatamız olmuştur. Hatasız bir iş yaptığımızı söylemiyoruz. Ama, yaptıklarımızda ortada. Bugün Akçaabat’ta yaşayan insanlar bize teveccüh gösteriyorsa, bizi destekliyorsa yaptığımız işi göz önüne alıyorlar’

Şefik Türkmen’e; Ali Kemal Başaran ve Atalay Armutçu ile neden ters düştüklerini sordum.

‘Ali Kemal beyle aramızda hiçbir şey geçmedi. CHP’yi geçmesi kişisel tercihidir. Atalay Armutçu kardeşimle Petrol İstasyonu ile ilgili bir olay oldu. Orada benim veya Belediye’nin yapacağı bir şey yok’.

-‘Mustafa Cumur ile Osman Pehlivan’ın karşı karşıya gelmelerinin temelinde bir imar sorunu olduğu söyleniyor. Bu doğru mu?’

‘Bu konuda bana intikal eden bir şey yok. Bilmiyorum’

Akçaabat Belediye Başkanı Şefik Türkmen, AKP’den istifa eden Belediye Meclis üyeleri ve geçmişten bu yana birlikte hareket ettiği isimlerle güzel bir ekip oluşturmuş.

AKP’den gelecek teklife ‘evet’ der mi?

Diyebilirde! Ancak, bazı şartları olabilir.

AKP’nin bu şartları kabul etmesi; merkez ilçe başkanı Osman Çavuş’un partiden kopması, milletvekili Mustafa Cumur’un Akçaabat’ta gücünün kırılması demek.

Şefik Türkmen’in, dün öğle saatlerinde Nihat Usta’ya gelmesi, milletvekili Cevdet Erdöl, merkez ilçe başkanı Yılmaz Büyükaydın ve Tufan Aydoğan’ın da orada olması ilginç bir görüntü olarak nitelendirildi.

Şefik Türkmen, Tufan Aydoğan ile birlikte Anavatan Partisi’nde aynı kulvar da yürümüşlerdi.

Bu arada, Mahmut Haydar Ustaoğlu’nun ikinci kez adaylıktan çekilmesi de değişik yorumlara neden oldu.

AKP’nin Akçaabat adayı Şefik Türkmen mi? Yoksa bir başka isim mi olacak?

Bilemiyoruz. Kesin bir ifade kullanmıyoruz, ancak; bize öyle geliyor ki Türkmen AKP’ye epey yaklaştı gibi!

Bu kanaate nereden vardınız derseniz?

Şefik Türkmen, ‘yeniden adayım’ dedi. Parti ismi vermedi.

İkincisi; AKP’den gelebilecek bir teklife ‘kesinlikle hayır, mümkün değil’ demedi, diyemedi.

Akçaabat’ta öyle sanıyoruz ki, Belediye Başkan adayını milletvekili Mustafa Cumur’un duruşu belirleyecek!

Cumur; ya ilçe teşkilatını gözden çıkaracak ya da sahiplenecek!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Trabzonspor Akyazı’ya taşınmalı!
    • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
    • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
    • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
    • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
    • Utku ve Hasan Bozoğlu!
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    • Konsey toplantısı!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.