• BIST 116.593
  • Altın 162,639
  • Dolar 3,8063
  • Euro 4,6601
  • Trabzon 11 °C

KİRALIK EV

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Ah yalan dünyada; yalan dünyada.

 

Yalandan yüzüme gülen dünyada

                                    Neşet Ertaş

 

Bugün çok hisliyim. Çok duyguluyum. Sanırım yaş itibarı ile artık yavaş yavaş yaprak dökümü başladı. Arkadaşlarımız aramızdan teker teker göçüyor bu kiralık dünyadan.

Bu dünyada hiçbir şey bizim değil.

Her şey kiralık.

Oturduğumuz evler.

Kullandığımız arabalar.

Kazandığımız paralar her şey.

Hatta ülkemin bile birçok şeyi artık bizim değil.

O zaman neden bu kavga. Bu hırs. Bu hep benim olsun kavgası.

Topraklarımızın satışı geleceğimiz açısından nasıl bir gelişme yaratacak acaba?

Evet mülksüz devlet olmaz. Belki dış borcun azalacağı noktasında böyle bir karar verildi lakin kendi ülkemizde bizler kiracı mı oluyoruz bu durumda? Ekonomik krizden çıkışın başka yolu yok mu?

Belli bir süre için dünyada olan bizler birçok şeyi kiralıyoruz. Biz gidiyoruz yerimize gelenler kiralıyor; Bu bir döngü. Kısaca hiçbir şeyin sahibi değiliz.

Sahibinden kiralık bir dünyada yaşıyoruz. Sahip belli. Biz canlılar ise kiracı. Alevi’si-Sunni’si, Yahudi’si-Hıristiyan’ı, siyahı-beyazı, kadını-erkeği, siyasetçisi-temizlikçisi, yazarı-çizeri, Laik olanı ve dinin her şeye karıştırılmasını istemeyeni, hepimiz kiracıyız. Var mı aksini savunan?

Katillerin bile kiralık olduğu bu dünyada neyin sahibisiniz? Çok paran olsa kaç yazar. Ömrünün ne kadar olduğunu biliyor musun? Kiralık bedenlerimizde bizler sadece gelip giden yolcularız.

Ömürlerimiz önergelerle uzamıyor maalesef

Aşk bile artık kiralık. Gelip-geçici. Yok artık öyle tutkuyla bağlanmak. Ölesiye sevmek. Onlar sadece kandırmacaymış. Kalp kiraya verilir mi? Gönlün kirası olur mu?

Bugünlerde şaşmamak lazım; Her şey kiralık maalesef.

Halil Cibran çocuklarla ilgili, “Onlar hayatın kendine duyduğu özlemin oğulları ve kızlarıdır. Onlar sizinle gelirler ama sizden değildir” der… Çocuklarımızın bile bizlere ait olmadığını onların kendi düşünce ve ruhları olduğunu söyler.

Bütün dünyevi zevklerinizden, arabanızdan, lüks yaşamınızdan ya da paranızdan vazgeçin demiyorum. Ama nefeslerimizin bile sayılı olduğunu ve kiralık olduğunu unutmayın diyorum. Krediyle nefes alamıyoruz maalesef…

Bu dünyayı keyfince ve huzurla geçirin. Mümkün mü diyorsunuz biliyorum.

Evetler, Hayırlar, başkanlıklar, seçimler hepsi yalan “bu yalan dünyada” unutmayın. Kendinize bakın. Başkaları için mücadele etmeyin.

Aile hayatımız, eşimiz, çocuğumuz, işimiz, sahip olduğumuzu düşündüğümüz, malımız, mülkümüz, özel hayatımız, geçmişten bugüne yaşadıklarımız hiçbir şeyi hafife almayın. Nasılsa kiralık bedenlerin kiralık isimleriyiz diye.

Araştırmayı, bilgilenmeyi, yeniden öğrenmeyi bir tarafa bırakmayalım. Onlar bizim hayata tutunmamızı sağlayan bize ait olgularımızdır. İnsan olmamızı sağlayan ana unsurlardır. Gelip geçici şeylere tutunmayın. Hatta tapınmayın. Onlar sizin değil ama duygularınız sizindir.

Bir fıkra ile bitirme zamanıdır. Bazı büyük adamların doğdukları ya da yaşadıkları evlerin üzerine, onlar öldükten sonra birer yazılı levha koyma adetinden söz ediliyordu.

Florinalı Nazım, Süleyman Nazif’e sordu:

“Üstad! Ben öldükten sonra kapıma koyacakları levhaya acaba ne yazarlar?”

Süleyman Nazif, büyük bir ciddiyetle şu yanıtı verdi:

“Kiralık Ev! ...”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.