• BIST 110.932
  • Altın 175,003
  • Dolar 4,0605
  • Euro 4,9845
  • Trabzon 14 °C

KİRALIK turistlik tesis!

Eray Altındaş

Başlığa bakıp, emlak ve reklam işine soyunduğum hissine kapılmayın. Amacım, üretmeden tüketen Trabzon için “Bel kemiği” olarak görülün ve “Turizm ile ekonomik kalkınmayı sağlayacağız…” diyenlerin kulaklarına kar suyu kaçırmak!  
Sevgili okurlar, turizme geçmeden önce, gelin sizlerle bize miras bırakılan tarihimize bir  bakalım… İmparatorlukların kurulup yıkıldığı Trabzon’un muhteşem geçmişine göz atalım…
Bu kadim şehirde sokağa çıktığınızda toprağın üstünde kalan geçmişin izlerinde çağ açıp, çağ kapatan Fatih Sultan Mehmet’i, Osmanlı Devletinin büyümesinde öncülük eden Yavuz Sultan Selim’i ve Cumhuriyetin ilk yıllarını görürsünüz…  
Peki, bu kadar zenginliğe sahip olan Trabzon’un bu varlıklarını koruyabiliyor muyuz? Kimse kusura bakmasın, şehrin yöneticilerinin bu konuda sınıfta kaldığı “Pazarkapı’da” yapılan kazıda gün yüzüne çıktı!
Tahmin ettiğiniz üzere, bu gün bu adada “tarihi toprağa gömüp” üzerine ev kondurulmasına izin veren zihniyetin yaptığı ihaneti turizm ile derç etmeyeceğim!
Tabiri caizse Trabzon, turizmde La Fontaine  masallarına konu olmuş “Karınca ile Ağustos böceği hikayesini” yaşıyor. Yazın şehrin her yerinde cirit atan entarili ve kara çarşaflı peçeli Arap turistler memleketlerine dönünce milyonlar harcanarak yapılan tesislerde in-cin top oynuyor…  
Turizm de genel olarak izlenen yanlış politikaların katkısını da göz ardı etmemek gerekir… Avrupalıyı küstürüp, “Bize “Sağ gözümüz olan” Arap ve Orta Doğu’dan gelenler yeter…” diyenlerin de büyük vebali var…  
Her yerde söylediğimiz gibi, hiçbir zaman bacasız sanayi olan turizme karşı olmadık. Ama tarihimizi tahrip eden ve turisti kaçıran turizmin karşısında olduk. Turizmin yanında mutlaka ve mutlaka üretimin olması, “bacası tüten” yatırımların da Trabzon’da hayat bulması gerektiğini savunduk…
Sözün özü…
Mademki, bu şehirde görev alan seçilmiş ve atanmışların turizmden başka projeleri yok ve Trabzon’u  “tek kanada mahkum” etmeyi kafalarına koymuşlar. O zaman hiç değilse, bu dünyada Arap’tan başka insanlarında yaşadığını anlayın, kafanızı gömdüğünüz kumdan çıkartın!
Bilmem anlatabildik mi?

Tutulmayan
Sözler

Şehrin caddelerindeki billboardlarda Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından Meydan parkı ile ilgili asılan ilanın sloganı dikkatimi  çekti. İlanda aynen şöyle deniliyor, “söz verdik yaptık”
Derç edilen bu sözün üzerine biraz dikiz aynasına bakmak istedim…
Başkan Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’nun seçilmeden önce 2009 yılında dağıttığı  “Trabzon’u lider kent yapacak 61 proje” kitapçığının yapraklarını çevirdim…
Söz verilip de yapılmayan vaatler içinde ilk göze çarpanlar:
Teleferik…
Yeni otogar…
Güney Çevre yolu…
2. Vakıf Üniversitesi…
Beş bin kişiye iş…
Erzincan-Trabzon demiryolu…
Unutanlara hatırlatalım istedik…

Ticaret ikiye katlandı…

ABD’nin tüyü bozuk başkanı Trump’un tek taraflı olarak Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak açıklaması tepkilere neden oldu. Ancak bu kadar kızıp yerden yere vurduğumuz zalim İsrail ile ticaretimiz hiç hız kesmemiş…
İki ülke arasındaki mal alıp satma neredeyse ikiye katlanmış…
Oysa biz Müslümanların çok iyi bildiği bir hadis var; “Bir kötülük gördüğünüz zaman elle düzeltin. Buna gücünüz yetmezse dilinizle düzeltmeye çalışın.  B una da gücün yetmezse  kalben buğz edin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.”
Bu hadis üzerine söylenecek tek bir söz kaldı, “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?”

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.