• BIST 103.118
  • Altın 270,235
  • Dolar 5,7755
  • Euro 6,3762
  • Trabzon 21 °C

KIRMIZI PAZARTESİ

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Gabriel Garcia Marquez’in çok etkilendiğim kitabıdır, Kırmızı Pazartesi. 
Kitapta işleneceği herkes tarafından bilinen ve halkın ortak davranış biçimiyle beraber kimsenin engelleyemediği cinayet anlatılır. 
Yani başından belli olan bir sonu okuyorsunuz.
Toplumumuzun da Kırmızı Pazartesileri hiç bitmiyor. Engellenemiyor.
Sakarya’nın Hendek ilçesinde havaya rast gele ateş açan magandayı engellemek isteyen baba oğul yaralandı. Baba hastaneye kaldırılırken öldü.
Ailesiyle birlikte gittiği düğünde, maganda kurşunuyla ayağından sakatlanan Eylem felç oldu.
Kocasından dayak yiyen kadın bıçaklanarak öldürüldü.
Sokak ortasında darp edilen kadına kimse yardım etmedi.
Ya Mersin’in Tarsus ilçesinde bıçaklanarak öldürülen sonrada benzin dökülüp yakılan Özgecan!
Bu ve benzeri olayları her gün okuyor ve izliyoruz. Bireysel silahlanma sonucu her yıl onlarca insan ölüyor ya da sakat kalıyor.
Neredeyse internetten bir “tık” ile silah sahibi olanlar yine bir “tık” ile insanların hayatına mal oluyor.
Gazete manşetlerinde daha neler neler var.
Töre cinayeti kurbanları en sık okuduğumuz haberlerden sadece bir tanesi.
17 yaşındaki kız kolundaki dövme yüzünden ağabeyi ile tartışmaya girince Ağabey masadaki bıçakla genç kızı göğsünden bıçaklayarak öldürdü.
Tartıştığı kardeşini pompalı tüfekle vurdu.
Manşetler sebep olmayan sebepleri bile sebepmiş gibi yansıtıyor maalesef.  
Hafta sonu sinemaya gittik. İyi giyimli, baktığında medeni diyebileceğin ölçülerdeki iki kadın birkaç koltuk ötemizde oturarak her türlü edepsizliği yaptılar. Ayaklarını ön koltuğun baş kısmına uzatmak, sesli konuşmak, telefonları ile oynamak vs kadar; Uyaranları ise, hiç umursamayan bu iki maganda kadın yaptıkları çok doğalmış gibi sadece kahkaha attılar. 
Bunlar sokaklarda, toplu taşıma araçlarında, metroda, markette, hastanede, oturduğumuz blokta, sitede, otoparkta her yerdeler;  Amaçları sadece rahatsız etmek. 
 Sanki özel bir görevle gelmişler.
 Görevleri de sanki şehirde yaşayanları rahatsız etmek, problem çıkarmak gibi.  Bu kaba, saba ve de görgüsüz insanlar artık hayatımızın her aşamasında maalesef karşımızda ve yanımızdalar.
Silahsız magandalarımızda var evelallah.
Sokaklarda beraber yürüdüğümüz ama kim olduklarını bilmediklerimiz, biyolojik ve kültürel sebeplerden dolayı kâbusumuz oluyorlar.
Oysa en kutsal hakkımız yaşam hakkımız değil midir?
Kimdir bu etrafımızdaki usul, kaide, kural, görgü bilmezler?
Kimler onları bizim başımıza musallat etti?
Dünyaya geldiğimiz gün nasıl ki güvenli ve derin derin nasıl nefes alıyorsak, bugünde endişesiz ve güvende olmak istiyoruz. 
Gerçi atasözlerimizde bile şiddet varken “kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin. El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu balyoz sanırmış. “
Odunu sorun çözme biçimi olarak gören toplumumuzun bu gün sokaklarda ki magandalık konusunda bizlerin şikâyetlerini sanırım çok da gale alacak durumda değildir.
Ama benim ruhum inciniyor.
İncinen ruhumda dert oluyor tüm bu medeniyet dışı söylem, davranış ve haller.
Bunlar zaman içinde ruhumu yakıyor. 
Belki başkaları gibi görmezden gelmek ya da bananeci olmak gerekir. Ama her geçen gün artan mahalle baskısı ve magandalar maalesef şartların yarattığı toplumun kangrenleridir.
Yurtta barış, dünyada barış ilkesini baş tacı yapmamızı isteyen Atatürk, bugün olanları görse tam tersi ile karşılaşırdı. Maalesef ne dünyada ne de yurtta barış inşa edilemedi. Ülkemde adı konmamış bir acayip kaos var. Şiddet hiç susmuyor. 
Kapitalizmin kirli, vahşi ve çirkin yüzü bizi hiç bırakmıyor. Bu sistemin insanlık için büyük bir tehdit olduğu zaten sokaklarda tanıyamadığımız ne konuştuğunu anlayamadığımız binlerden belli değil mi?
İlginç olan tüm olanlara şaşırıyoruz ama alıştırılıyoruz da.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.