• BIST 97.533
  • Altın 145,969
  • Dolar 3,5805
  • Euro 3,9998
  • Trabzon 17 °C

Kıtalar Karadeniz/Trabzon Üzerinden Birleşiyor

Prof. Kemal Üçüncü

Avrasya Lojistik Entegrasyon ve Endüstriyel Üs Projesi

Uzun yıllar sahada yaptığımız araştırmalar, bölge ülkelerinin ve dünyanın konuyla ilgili uzmanları ile yaptığımız tartışmalar, görüşmeler neticesinde teorik bir perspektiften ortaya koyduğumuz söz konusu proje MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Trabzon’daki takdimiyle Türk siyasetinin gündemine girmiştir. Bu proje sırf bir lojistik veya ticaret projesi olarak planlanmamıştır. “Politik, stratejik, taktik ve teknik” bütünlüğü olan bir ufuk projesidir.

İki kapalı kara havzası olan Karadeniz ve Hazar/ Orta Asya’nın birbirine demiryolu ile eklemlenerek birbirini dünyaya açması temel hedeflerinden biridir.

Bilindiği üzere Avrasya bloğunun toplam üretimi AB raporlarına göre 2020’den sonra Atlantik’i geçecektir. Bu dünya siyaseti açısından yepyeni sonuçlar getirecek bir tablodur.

Bölgemiz bu tablonun jeostratejik olarak ana ekseni üzerinedir.

Liman, karayolu, demiryolu sistemlerini akılcı bir biçimde bütünleştiren bir yeni bakış açısı getirmeye çalıştık. Bilgi, para ve insan, eşya ne kadar hızlı hareket ederse yaratacağı kazanç ve katma değer o oranda yüksek olur. Projeyle beraber 100 milyonluk nüfus kitlesi Hazar havzasından, Kafkasya’dan günübirlik olarak Karadeniz’e erişebilme imkanına kavuşacaktır.

Projeyi yürütmek üzere özel nitelikli bir “bilimler akademisi” tesis edilmelidir. Bu akademinin teşkilat ve yapılanması tarafımdan  planlanmıştır. Türkiye’de bir örneği daha yoktur.  Akademi projenin bilimsel gerekliliklerine uygun olarak yürütülmesine öncülük ederek gerekli plan ve projeleri yürütecektir. Bilimler akademisindeki akademik birimler, oluşturacakları uluslararası proje grupları ile Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu  ve eksikliği olan sofistike  literatür ve projelerin Türkiye’ye aktarılmasına ve uygulamasına öncülük edeceklerdir. Cazip araştırma olanakları ve ekonomik olanaklar sunulması tasarlanmıştır. Tam bir akademik özerklikle işleyecek. Parti kasaba delegeleri geğirerek yerel ağızla “vesileler dileyerek”   büyük telefonları ile talimat veremeyeceği, dünyayı kendi köyünden ibaret saymayan bir akademik yapı.[Arzu ederlerse sosyal tesislerde şerbet harici müskirat da içebilecekler, kimlikleri ayırt edici vasıf olamayacak, fikirleri önemli olacak,  zira burası  uluslararası bir yer olacak/ benim ütopyam kim ne karışır? ]

 

POJENİN DİĞER AYAĞI İLERİ TEKNOLOJİ ENDÜSTRİ ÜSSÜ

Bu lojistik entegrasyon ağının liman kenarı şehirlerinde ve yakın alanlarında, endüstriyel üs bölgeleri planlanmıştır. Biyoteknoloji, genetik, bilişim, yazılım, robotik, süper iletkenler, yapay hafıza, nanoteknoloji, geri dönüşüm teknolojileri ilaç gibi geleceğin teknolojilerini üretecek bilimlere özel destekler ve vergi muafiyetlerini, gelir vergisi muafiyetlerini öngörür. Ayrıca iddialı olduğumuz üretim alanlarına özel destekler verilmesi öngörülmüştür. Belediye imar rantlarının İskandinavya’daki gibi Avrupa’daki gibi yasal sistem içinde tanımlanması ile gelecek kaynaktan yıllık 10 milyar dolar bu projeye aktarılabilir.[Türkiye imar rantlarının yıllık tutarı 50 milyar dolardan az değildir, mevcut durumda bu para bir yerlerde buharlaşmaktadır, dahasını yazmayayım arife tarif gerekmez].

Bu projenin stratejik perspektifinde kısa vadede Türkiye–Gürcistan-Azerbaycan serbest ticaret veya tercihli ticaret anlaşmasının yapılması vardır. Böylelikle Türkiye bir bölge gücüne dönüşme potansiyelini yakalayacaktır. Bu tablonun yaratacağı istikrar Gürcistan’a güvenlik ve istikrar sağlarken Azerbaycan’a kesintisiz olarak enerjisini güvenli şekilde satabileceği 100 milyonluk bir pazar imkanı sunar. Tercihli ticaretle Türkiye uygun fiyatla enerji kaynağına erişmiş olur.

Sektörlerin ihtiyaç duyduğu enerji, güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisine sağlanacak özel destek ve teşviklerle sağlanmalıdır. Bölgedeki HES tahribatının önüne geçebilecek yegane yol da budur.

Bölgede KTÜ ve MTA araştırmaları ile tespit edilen 100 milyar dolarlık maden rezervini ileri teknoloji ile kanada örneğinde olduğu gibi doğaya saygılı bir tarzda üretime katmak projenin bir diğer ayağıdır.

Ezcümle bu bir XXI Yüzyıl Türkiye projesidir. Tartışılmaya, dantel gibi ince ince işlenmeye muhtaçtır. Temel ilkeleri, varsayımları ve öngörüleri itibarıyla tutarlıdır.

Kamuoyunun dikkatine arz ederiz.

 

MHP, BAHÇELİ, TRABZON

Beni takip edenler eleştirilerimde mezhep ve meşrep, parti ayırımı yapmadığımı bilirler. Hakkı teslim etmek insanlık ödevimiz. MHP Lideri Bahçeli’nin Trabzon konuşması Bahçeli’nin kendi kariyeri açısından da, MHP’nin mevcut kurumsal yapısı açısından da bir zirveydi. Çok iyi bir iletişim stratejisi takip etti. Bütün halk kesimlerine onların diliyle hitap etti Onunla kalmadı entelektüel boyutu ve derinliği olan bir projeyi siyasal dile çok başarılı bir biçimde tercüme etti.

 

MHP artık alternatif bir siyasal dil konuşuyor

Bu anlamda diğer partilerin Trabzon ve Karadeniz taahhüt ve projelerine göre MHP projeleri  daha gerçekçidir ve bilimsel yönteme uygundur. Şehir hastanesi! Trabzon hastane fazlası olan bir kent, yeter ki mevcutların nitelikleri artırılsın. Sağlık uzmanlarının genelinin bu konudaki   ortak görüşü şehir hastanesinin gereksizliğinde ittifak ediyor. Nedense bu konudaki anlamsız ısrar daha çok inşaat mühendislerinden ve konuyla ilgili hiçbir fikri olmayanlardan veya partizan kadrolardan geliyor. Sağduyulu , bilinçli Türkiye kaygısı olan AKP’liler de bu konuda şaşkın. İkinci havalimanı konusunda konunun uzmanlarının görüşü “devleti zarar ettirip ahibbaya inşaat ve rant sağlama” kaygısının  çok bariz olduğu yönünde. Zihni sinir proceleri, Temel varsayımları ve öncülleri hatalı olunca sonuç ve muhakemede kaçınılmaz olarak hatalı oluyor.

İkinci üniversite vaadi yerindedir. Tematik bir üniversite olmalı. Mevcudu ortadan bölme kurnazlığına tevessül edilmemeli. Destekliyoruz, lakin şunu da vurgulamadan geçemiyoruz. Trabzon, taşradaki ilk devlet üniversitesinin kurulduğu bir yer Trabzon’dan otuz yıl sonra ilk üniversitesi kurulan sosyal gelişlim düzeyi ve üniversite kültürü  Trabzon’a göre kıyaslanmayacak düzeyde geri olan illere ikinci devlet üniversiteleri yıllar önce  kurulurken Trabzon neden bunun dışında tutuldu. Elle tutulur bir mantıklı cevabı yok.

MHP Trabzon’u ve Doğu Karadeniz’i bina, inşaat ve yol olarak algılamıyor.

Muazzam ve kadim bir kültürel geleneği bilimsel niteliklerde envanterleyip tematik olarak kültür parklarda müzelemeyi vaat ediyor. Trabzon kültürünü mangal, peşkir, yağ, peştamal olarak görmüyor.

DOKA yönetim kurulunun (vali beylerden, tüccardan yüksek zevattan oluşun komisyonun)  kültür projelerindeki “Nuri Gantar konsepti”ne son verileceğini vaat ediyorlar.

Nitelikli bir kültürel planlamaya ve kültür ekonomisi prensiplerine uygun bir master plana uygun olarak konu uzmanlarınca ele alınacak. Kültür politikaları bürolarda açık çay içerken “büyük telefonlu siyasilerce” doğaçlama esasıyla yapılmayacağını vaat ediyor.

25 yıldır geliştirdiğimiz projelerle katkı sunarak destek verdik. Bu projeleri Kocaeli’nden Hopa’ya kadar olan alandaki tek halk bilimi [=folklor] profesörü olarak yılardır bütün yönetimlere teklif ettim lakin duyacak kulaklar henüz yoktu. Bölgenin kültürel mirasının ulusal ve uluslararası UNESCO tescilleri  dahi düşünülmüş. Ağzına dahi alan yok. Konuyu duyan yok diğer partilerden.

Umarız halkın desteği ile uygulanma imkanı bulur.

Yoksa kuymak yemeye devam!

 

Bu proje kültür kenti, marka şehir Trabzon’un ana iskeleti niteliğinde

 

Kalkınma bir bütündür. Kültürel kalkınma ihmal edildiğinde tarihi caminin duvarına peynirli fırını yaparsınız, balıkçı barınağında kıçınızı denize dönerek kuymak yersiniz. Trabzon’un yeniden denizle buluşturulacağını vaat ediyorlar. Herkes büyük çay içip dizi seyretmek zorunda değil, deniz kültürü barbarca imha edilmeyecek, her gelir grubuna hitap edecek alanlar oluşturulacak ne güzel.

Balıkçı esnafının dağ gibi biriken sorunlarına çözümler hazırlandığı belirtiliyor. Barınaklardan, korumaya, stok yönetimine, kirliliğin önlenmesine kadar bir dizi projeden söz ediliyor.

Kendi iktidarında köy yapısı sarenderin Gülbahar hatun gibi nadide klasik mimari örneğinin siluetini kapatmayacağını biliyoruz. Türk İslam mimari kimliği en az Ayasofya kadar özeni hak ediyor. Sayın Hüseyin Örs’ün bu alana ilişkin projesi malumunuzdur.

Bütün partiler içerisinde bölgenin kültür envanterini dikkate alan ve tarihsel kimliğini sosyal boyutla bütünleştiren bir kent kimliği vaat ediyor. Trabzon’un, Doğu Karadeniz’in kültür turizminde, eko turizmde “kuymak ve Arap turist” dışında seçeneklerini ortaya koyuyor.

Kültürel donanımı yetersiz olan yapılar ve kurumlar kültür turizmi yapamazlar.

O yüzden belki! Trabzon’u yıllardır takip eden usta siyasal gözlemcilere göre MHP Trabzon mitingi CHP ve AKP’ye göre daha kalabalıktı.

Yeni bir dip dalgası geldiğinin emarelerini bir halk bilimci olarak biz de tespit ettik.

Türklük için Türkiye için,  insanlık için en iyisi neyse onu dileyelim ve bekleyip görelim.

 

 

 

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.