• BIST 115.642
  • Altın 318,885
  • Dolar 6,1029
  • Euro 6,5856
  • Trabzon 7 °C

KOÇ BAKIŞI

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

  Birini bir konuda suçlamadan önce o konunun sendeki karşılığının, herkes için doğru olduğundan emin olmalısın.  Aksi iftiradır.

Kolay olanı ise, çamur atıp iz bırakmaktır.

“Adil rekabet” haktan hukuktan ayrılmayıp, daha iyiye ulaşma yarışıdır.

İş adil rekabete gelince ve “ kaç devlet kurumu stadınızda loca aldı, ne kadara aldı, ne paralar verdi” deyiverince sonra sizi de aynı soruyu sorarlar. İşte o zaman hiç utanıp, sıkılmadan bir mucize yaratmalısın.

Futbolda yöneticilerin bildiğini aktarmak, hissettiğini paylaşmak için kavgacı bir tavır içinde olmaması gerekir. Bu her spor kulübünü bağlayan bir düstur olmalıdır.

Hele de çoğunluğun saygı duyduğu koç ailesinin bir ferdiysen.

Siz soru sordunuz ya Sayın Koç. Benim de size bir sorum olacak.

Siz AKP içinde muhalif kanattan birileriyle mi hareket ediyorsunuz? Biz Trabzonluları neden siyasi bir tartışmanın içine sokuyorsunuz ki anlamadım? Gerçi  futbol yıllardır siyasi bir malzeme içinde.

                                       **************

   Sayın Koç, Sayın Soylu da Trabzonlu hatırlatırım. Bu ifadeler sizin için güçlü olanları kapsamıyor mu?

Bir hatırlatma yapmak zorundayım. Fenerbahçe’nin Koç grubuna ihtiyacı, inanın Koç grubunun Fenerbahçe’ye ihtiyacından çok daha azdır. 

Kendi kulübünüzün yanlışlarını kapatmak için neden düşmanlar yaratıyorsunuz? Ve neden Trabzonspor?

İstanbul takımlarından hiç birine tek kelime söylemeyip neden küçücük bir Anadolu takımıyla uğraşıyorsunuz?

Siz Gezi olaylarında geziyi destekleyen bir tavır almıştınız. Bugün Sayın Cumhurbaşkanımız ve hükümetle yan yana pozlar veriyorsunuz. Mesele dün farklı bugün böyle olmanızın sebebini çok öğrenmek isterdim. Sizin bu tavrınızdan Koç grubu içinde eminim çok rahatsız olanlar vardır. Ama bu bizi bağlamaz. Siz bir dev olmuşsunuz, bizim size bu konuda yorum yapmamız hem abesle iştigal olur hem de ayıp olur. Evet işadamları hükümetle iyi ilişkiler içinde olmalıdır hak veriyorum. Ama Trabzonspor’dan yürümemelidir.

  Trabzonspor hikâyeleri, hep yapıp da gerçekleştiremediği, tüm iyi transferlere rağmen başarısızlık, parasızlık ve pişmanlık yazdı. Şimdilerde biraz parladı diye neden bu bağırmalar.

  Evet ne yalan söyleyeyim Fenerbahçe’yi hiç sevmedim. Üstelik de koyu bir Fenerbahçe taraftarı 92 yaşında bir babanın kızı olmama rağmen. Hatta bekarken bir TRABZONSPOR-FENERBAHÇE maçında, coşan taraftarın, yattığım odanın camını kırması karşılığında babamın “İşte Trabzonspor taraftarı” sözlerine ve baskısına rağmen daha da çok Trabzonsporlu oldum.

Bugünlerde siyasetin, futbolun kemiklerine kadar sızması ne acı!

Sanki futbolculara birileri oyna diyor, onlarda oynuyor.

İnsanları etkileyen din, siyaset, futbol, psikoloji gibi kavramların bizleri neden bu kadar etkileyip, neredeyse birbirine düşman yaptığını anlamıyorum. Anlamak içinse düşünüyorum. Neden bizleri bu kadar çok etkileyip, evimize kadar girdiler? Neden bizi yönetiyorlar? Bizden olmayana neden öteki der olduk…

Çünkü hep bir seçim yapmak zorunda bırakıldık. Şüphe duymadıklarımızı sevdik bağlandık. Seçmiş olduğumuz yolda da mucize tohumlarının filizlenmesini bekleyip durduk. Ötekilerden hep şüphe duyar hale getirildik.

                                                  *************

Canım acıyor. Bir futbol müsabakası bu kadar sert olmamalı.

Bir başkan her kim olursa olsun. Hangi renge bağlı olursa olsun. Adı ister Ağaoğlu, ister Koç, ister Çebi… olsun duruşu, konuşması ve verdiği mesajlarla yönlendirici ve birleştirici olmalıdır. Kulüpler siyasetin malzemesi haline gelmemelidir. Yaşadığımız hüzünler ve tüm bu tartışmalar siyaset yüzündendir.

Kulüp başkanları, oturdukları koltukları siyasetin emrine sunamazlar. Bu tüm taraftara yapılan, çok büyük bir haksızlıktır.

İçimiz dışımız siyaset oldu. Bırakında renklerimizi severek ve coşkuyla destekleyelim.

Eğer devlet Trabzonspor’un arkasında olsaydı, emin olun hak ettiği kupasını alırdı.

Eğer devlet Trabzon’un arkasında olsaydı, şehircilik anlamında bu kadar kötü yönetilmezdi.

Eğer Trabzonspor güçlüler tarafından işaret edilseydi, Muharrem Usta ve Hacıosmanoğlu zamanında çoktan şampiyon olmuştu.

Cepte maalesef sadece “birlik olmak” kaldı. Onu şehirleri karalayarak harcamayalım.

Eğer gündemde çok önemli maddeler varken, konu  futbol tartışmasına giriyorsa ve içine de siyaset tuz biber olarak ekiliyorsa işte o zaman durum çok vahim demektir.

Sel, deprem, şehit haberleri, cinayet haberleri, ekonomik haberler her ne olursa olsun, futbol maçları mutlaka izlenir, izleniyor da…

Öfkeyle kapıları kilitlememeliyiz.

Düşman yaratmalar fayda sağlamaz. Üstelik ülke olarak bu kadar çok düşmanımız varken.

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.