• BIST 92.227
  • Altın 213,084
  • Dolar 5,3320
  • Euro 6,0605
  • Trabzon 13 °C

KOCAMI BİLE BABAM SEÇTİ!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

   Köpürtülmüş hayatların içinde pek de katlanılmaz bir yaşamla mücadele eden kadın, aslında ne acıdır ki,  erkekler tarafından kurgulanmış hayatında yine erkeğin yalanına inanmış olarak yaşıyor.
Kadınla ilgili kitaplarda anlatılanlarla mahallede ve evde olanlar aynı şeyler değil.
Bizler öyle bir ülkede yaşıyoruz ki dizilerde ya da filmlerde kadını döven, kadına tecavüz eden, kadını aşağılayan, kadının gazozuna ilaç attıktan sonra onu kötü emellerine alet eden  sanatçıları baş tacı edip sonrada tecavüzcü ya da gazozcu ünvanlarıyla var ederiz. Alkışlarız.
Bugün 5 Aralık; Yani Dünya Kadın Hakları Günü.
Kadın hakkı demek bile erkekle kadın arasında zaten bir eşitsziliğin söz konusu olduğunu belirtmez mi?
İnsan hakları günü evet de kadın hakları günü de neymiş? 
Haydi kadınlar bir günlük özgürlüğe koşalım mı demek?
Nedir?
Bağnazlığın kör bıçağı boynumuza saplanmış. Can acıtıyor. 
Fetvalar artınca ve ağzı olan konuştukça kadın olarak suskunluğumuzdan utanır olduk.
Ruhumuzun salonunda ki ayna her gün kırılıyor ve parçalanıyor.
Bugün kadının sessizliği ve haksızlığı alkışlanan oldu.
Tüm feryatlara dahi komşunun kulaklarını tıkaması, soğuk kaldırımlarda sessizce ağlamalar, imdat sesine tıkanan kulaklar. Sessizce bilmeden ağlayan kardeleneler ve tüm bunların yaşandığı ülkemde hangi kadın hakkından söz etmek gerek.
Yalnızlaşarak nasıl haklarımızı arar ve medenileşiriz ki?
Gözlerindeki hüzünden, içindeki yaradan, kalbinde ki acıdan, ruhunun derinliklerine gömdüğün sevginden, ellerinde ki, boynundaki, bacaklarındaki morluklardan utanıyorum!
Ve dalga geçer gibi dünya kadın hakları günü denmesinden daha da çok utanıyorum!
Bugün sizin gününüz. Ne yapmak istersiniz. Yaralarınızı sarmak mı? Olmayan haklarınızı tartışmak mı? Ya da boş ver deyip bir önceki gün gibi yaşamamak mı?
Oysa küskünsün ve üzgünsün. Biliyorum.
Yazıyorum, dinliyorum ve diliyorum.
Bugün için iyi fikirlere ve içinde bulunduğumuz bu zor günler için ise çıkış yakalamaya ihtiyacımız var. 
Mesela Debbie Fields 1970 yılında sıradan bir ev kadınıydı. Bir fikir üretti. Kadınlar arasında yükselen özgürlük hareketiyle harekete geçti ve bir kurabiye dükkanı açtı. Belki ilk zamanlar istediği satışı yapamadı ama bugün dünyanın en iyileri arasında.
Ya da Türkan Saylan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Cüzzamla Savaş Derneği Vakfı ile yaşam, sağlık ve eğitim konularında birçok başarıya imza atmış ve binlerce insana umut ışığı olmuştur.
Veyahut Mary Katherina Goddard o bir kadın posta müdürü olarak Amerikan devrimini ileriye taşımıştır. 1777 yılında Bağımsızlık Bildirgesinin ilk kopyasını yayınlamıştır. İş becerisini kullanarak ve fikirlerini harmanlayarak tarihin değişimine imza atmıştır.
Tarzını en çok beğendiğim Coco Chanel. Tasarımları yaşadığı dönemde bugünde en üst tabakanın vazgeçilmezi olmuştur. Zeki kadındı vesselam. Hepsine teşekkür ediyorum.
Aklınızdaki fikirler sadece fikir olarak kaldıkça gücünü yitirir.
Hayatımızda “ilerleme” baskısı ve isteği, bugünlerde en yoğun yaşadığımız duygudur. Hep hareket etmekten kaçınıyoruz.
Geçenlerde sohbet ettiğim bir ablam. Evlendiğim erkeği bile babam seçti dedi. Bir ömür geçireceğimiz eşlerimizi bile erkekler seçiyorsa mucize beklemek sanırım çok da olası değildir. 
Hayat bir oyun gibi. Satranç gibi. Erkek ve kadın oyuna başlarken eşit şartlarda başlar. Başlangıçta skor 0-0 başlar. Sana verilen zekanla ya şah dersin ya da mat olursun. Ama kadınlar maalesef hep mat olmak zorundadır.  Erkek bizim gibi ülkelerde hem şahtır, hem de oyunun galibi. Bu kadar kısa ve net.
İşte o yüzden Edip Cansever’in dizeleri kim bilir, belki bir umut olur.
“Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı?
Vaktinde anlamanın sevinci mi?
Ya da biraz geç kalmanın o gereksiz tedirginliği mi?
Hangisi?

  

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.