• BIST 97.324
  • Altın 279,235
  • Dolar 5,8459
  • Euro 6,5153
  • Trabzon 17 °C

KOMŞU YOK ARTIK!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

İnsanların karakter özelliklerini taşıyan kediler acaba evrim mi yaşıyor?

Bizim oturduğumuz sitede bir sürü kedi var. Kafede yemek yerken masanın üstüne çıkan, yürüyüş yaparken beraber yürüdüğümüz, kapıya çöp koyarken evin içine giren, çocukların oyuncağı haline gelen pişkin kedilerle dolu site. Ben diyeyim 30, siz deyin 40 kedi.

Göz göze geldiğiniz an gelip size sırnaşan ve kendini sevdiren onlarca kedi.

Gözlemlediğim kediler çok dikkatli hayvanlar tehlikenin nereden geleceğini bilen ve anlayan akıllı dört bacaklılar.

Sürekli her yerde apartmanda, asansörde, bahçede, kafede, sporda her yerde karşılaştığımız kedilerle aramızda telepatik bir bağ oluştu. Birbirimize bakıyoruz, ben insanca o kedice ama birbirimizi hep anlıyoruz.

Siteler ortak yaşam alanları. Her türlü insanı içinde barındıran sitelerde çok dikkatli olmak gerekir. Çünkü herkes ben diye bağırır. Kediler bile…

Her yapılan yeniliğe, her yapılan hizmete direnç gösteren muhalif olan ve kilitlenmelere sebep olan bu insanların düşününce sanki başka hiçbir işi yokmuş gibi hissedersiniz.

Akdamar Sarayı, Yıldız Sarayı, Aspendos Antik Kenti gibi doğal varlıklarımızı aratmayacak türden olan site sakinlerinden bahsedeceğim; Hani şu toplu yaşam alanında yaşayıp çoğunlukla birbirine saygı göstermeyen sitelerin sahibi olduğunu zannedenlerden.

Göç dalgası giderek yaygınlaşan apartmanlaşma ve site hayatını geliştirmiştir.

Kagir, iki üç katlı evlerin ve gecekonduların yerini siteler almıştır.

Konforlu apartmanlarda yaşamaya başlayan ama yaşamı kolaylaştıran bu apartmanlarda istediği gibi yaşamaya çalışan bu malum güruh, sitenin tanımını bir türlü anlayamadı.

İstediği saatte istediği her şeyi yapma hakkını kendinde buldu.

Gecenin bir vakti tepende bağırdı. Bahçede ortak alanda istediğini yaptı.

Belki de o kadar para verip bahçıvan tuttuğumuz çimlere tuvaletini yaptı.

Çocuklara yaramazlık yaptığında ona vakit ayırıp doğruyu yanlışı göstermek yerine tahammülsüz davranıp öfkelendi.

Futbol oynayan çocuklara bağırdı. Siteye aracıyla ters yönden giriş yaptı…

Ne kural, ne de kaide tanıdı… Yanlış dediğinde ise bağırdı, hakaret etti, arkandan konuştu... Yanlış yaptığını bile bile. Haydi! Sen güçlü ol, ben güçsüz ama insan ol ne olur.

Sanki yaşam tarzım sadece yazmaya göre ayarlanmış; Siteleri yazmak ve yaşam koşullarını orada yaşayanlara hatırlatmak benim görevim mi? Değil tabi ki. Ama hepimiz bu dünyada yaşıyoruz. Dolayısıyla kurallarda maalesef benim için değil. Bu başıboş insanlar için konulmuş. Çünkü ihtiyaç duyulmuş. Bizimkilerin çekildiği apartmanı hatırladınız mı? İşte o insanlar şimdi bizlerin komşuları.

Üzerinden yıllar geçmesine rağmen apartman hayatına saygı, daha da gerileyerek devam ederken siteler daha da janjanlı büyümeye devam ediyor. Peki ya insanlar?

İnsanın ortak kaderi doğum ölüm ve aradaki yaşam; Yaşamımızın kaliteli olması da insanlara bağlı; Kalitesizlik beni çok yıpratıyor maalesef.

Eskiden bir yerde kent biterdi. Yeşil atıl bahçeler başlardı. Biz ne zaman merkezde kalıverdik, ne zaman bu kadar apartman ve site ile çevreleniverdik. İşte o zaman birbirimize saygısızca davranmaya ve ben demeye başladık.

Hitchcock’un “arka pencere” filmi kadar ürpertici olan bazı komşularımızın ortak yaşam alanı ile ilgili olup bitenleri kendisi açısından değerlendirmeleri inanın bir korku filmi gibi.

Keşke şehirler bu kadar renkli olmasaydı da siyah beyaz fotoğraflarda kalsaydı. İnsanlar teknoloji ve konfor ile birlikte maalesef makineleşti ve duygularını kaybetti. Oysa öğrenmek için birkaç dakika lazım. Sana ustalaş diyen kim? O zaman bir ömür harcaman lazım.

Öğrendim ki; Çevre olanakları, sosyal yapının değişip gelişmesi, Bireylerin sağlıklı bir kişilik olarak gelişmesini engellerken, çevresine uyum sağlamasını da güçleştiriyor. Değişimlerin bu kadar yoğun olduğu dönemde insanlar hem kendilerine, hem de çevrelerine yabancı oluyor. En kötüsü de bencil oluyor.

Kediler bireysel yaşayan canlılar; Savaşını da tek başına yapan dört bacaklı canlılar. Oysa insan yapılan bir eleştiride eğer hatalıysa, hemen yandaş arayıp sürü halinde saldıran diğer dört bacaklıları hatırlatıyor. Bir zamanlar mahalle kültürü vardı. Herkesin birbirini tanıdığı, kimin ne olduğunu az çok bildiği, çocukların rahatça dışarıda oynadığı mahalleler vardı. O mahallede kediler de vardı. Ne zaman koca koca apartmanlar binalar yükseldi... Millet ne zaman aidat vermeye başladı... Sandı ki o apartmanlar ve siteler hep benim. Çünkü para veriyor ya. Paradan da altı sıfır atılmasıyla beraber etkisizleşen insan manzaraları izlemeye başladık. Hapsi bu. Alabiliyorsan ev al. Komşu yok artık.

 

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.