• BIST 105.026
  • Altın 162,753
  • Dolar 3,9187
  • Euro 4,6430
  • Trabzon 5 °C

KONGRE BİTTİ, ŞİMDİ…

Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

Trabzonspor’un yaşamakta olduğu çalkantılı süreci kongre ile tamamladık. Artık umutlarımızı teslim ettiğimiz yeni bir yönetim, yeni bir anlayış, yeni bir kadro var ve beklenti en üst düzeyde… Daha nazik bir ifade ile yeni başkanımız Muharrem Usta’ya başarılı bir kulüp ve takım yaratmasını canı gönülden diliyoruz.
Kongre salonuna oldukça erken gittim. Oy verme izdihamı dışında pek çok şeyin iyi olduğunu söyleyebilirim. Günümüzdeki bilişim teknolojisinin getirdiği bazı yeniliklerin, bu türden organizasyonlarda çok daha etkin bir şekilde kullanılması olanağı varken, bunların göz ardı edilmiş olması Trabzonspor gibi bir dünya kulübüne yakışmadı. Örneğin yeni yönetim, gelecek kongrede yeni bir “e-oy” uygulamasını başlatabilir. Herkesin elinde akıllı telefon bulunan bir dünyada bu iş oldukça basit ve ucuz bir şekilde planlanabilir. Seçim öncesinde kulüp tarafından üyelere imza karşılığında verilecek olan bir şifre ile kongre günü boyunca elektronik ortamda cep telefonları üzerinden oy girişi yapacak bir yazılımı hazırlamak Trabzon’da bile kolayca mümkündür.  
“E-oy” uygulaması ile son derecede kolaylaşacak olan kongrede işin çok daha önemli yanlarını ele almak, tartışmak ve karara bağlamak için yeterince zaman kalacaktır. Bunun gibi diğer alanlarda da Trabzonspor’un uygulamaya koyacağı yenilikleri yeni yönetimden bekleyeceğiz. Başarıyı sadece iyi bir takım yaratmada değil, diğer detaylarda da görmek istiyoruz.   
***
Kongre salonundaki konuşmaları dikkatle dinledim. Yönetim kurullarında yer alan aday arkadaşlarımla kısa süreli sohbetlerim de oldu. Hatta İstanbul’dan oy vermeye gelen yakınlarım ile Trabzonspor’u değerlendirme fırsatım oldu.
Celil Hekimoğlu; bordo ceketi ile sükse yaptı. Genç ve dinamik göründü. Kısa ve öz konuştu. Kongre delegelerini sıkmadı. Umutlar üzerinden değil, gerçekler üzerinden konuştu. Trabzon’un ara sokaklarından çıkmış birisi gibiydi. Elit değil, avamdı. Ekibi biraz daha ağır olabilirdi ama bu kadarı da yeterliydi. Trabzonspor’un sağlam bir yönetim alternatifi olduğunu göstermesi adına önemli bir başarı elde etmiştir. Kendisini kutluyorum.
Muharrem Usta; çok düzgün konuştu. Şiirsel bir dil kullandı, duygulara hitap etti. Eskileri anarken Atay Aktuğ ve Özkan Sümer’i pas geçti, yakışmadı. Konuşması sıkmadı coşku yarattı. Mütevazı ve kararlıydı. Trabzon dışı desteği almış göründü. Ekibi dıştan ağır görünüyor, ama içlerini bilmiyoruz. Taraftara vermiş olduğu güven sayesinde başarıyı yakaladı. “Bu işi en iyi ben yaparım” kalıbına harfiyen uydu. Sağlık yönetimi konusunda Türkiye çapındaki başarılarının Trabzonspor’da ne kadar karşılığı olacağını hep birlikte göreceğiz.

İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu; çok şıktı. Konuşma yapmaya çıkarken karizmatik idi. Civarındakiler bıçkın, biraz falso gibi duruyordu. Konuşmasında anlam bütünlüğünü yeterince sağlayamadı. Ana tema konusunda sıkıntı yaşıyor gibi göründü. Zihni dağınıktı ve yorgundu. Her şeye rağmen Trabzonspor için canını dişine taktığını da takdir etmeliyiz. Başkanlık döneminde çeşitli nedenlerden kaynaklanan sıkıntılar çekti.  En büyük eksikliği olgun ve yapıcı bir anlayışı etkin kılacak danışman kadrosuna sahip olmayışı idi. Paranın gücüne fazlaca inanmıştı. Ancak iyi bir Trabzonsporlu olduğu asla unutulmamalıdır. Kendisini bir şekilde onore etmek yeni başkanın asli işlerinden bir tanesi olmalıdır. Göz ardı edilemeyecek bir değerdir.
Yeni yönetimin nasıl bir yol izleyeceği ve ne tür projeler geliştireceği konusunda fazlaca bir fikrimiz yok. Bu aşamada kendilerinin de detaylı bir plan ve programa sahip olduklarını sanmıyorum. En büyük beklentimiz öncelikle iç barışın sağlanması, takım ruhunun yeniden canlandırılmasıdır. Hiç kimseyi dışlamadan ve “yüksek dağ” sendromuna tutulmadan huzurlu bir hava oluşturmaya hepimizin ihtiyacı var.
Kongre sürecinde verilmiş olan “Lucescu” ya da 50.yılda şampiyonluk sözlerinin çok fazla önemli olmadığını belirtmeliyim. Bunlar spontane söylemler olup, işi esastan ele almaya bakmak lazımdır. Önceden de ifade etmiş olduğum gibi Trabzonspor’da “ruh ve bilim” öne çıkartılmadığı sürece, bize özgü olanı yakalayamadığımız sürece başarıyı beklemek hayaldir.
Her şeye rağmen bu zor döneminde Trabzonspor gibi soylu bir takımın yönetimine talip olan ve Trabzonluluğundan şüphe etmediğimiz Sayın Muharrem Usta’ya tekrar teşekkür ederiz. En büyük dileğimiz hata yapmadan, önceki hatalardan ders çıkartarak gözde bir kulüp tesis etmesidir.

ÇÖPTE SON DURUM
Eldeki mevcut verilere göre Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yılda yaklaşık olarak 1 milyon ton civarında üretilen çöpün yarıdan fazlası halen bir şekilde Karadeniz’e karışmakta ve sonuç olarak önemli bir kirlilik kaynağı oluşmaktadır. Özellikle son yıllarda değişen tüketim anlayışına bağlı olarak artan çöp üretimi nedeniyle yerel yönetimlerin de çöp bertarafında zorlanmakta olduğu görülmektedir. Konu üzerinde proje bazında bazı çalışmaların yapılmakta olmasına karşın soruna köklü çözüm bulunması noktasında yetersizlik olduğu anlaşılmaktadır.
Geçen günlerde Sürmene’deki Kutlular çöp depolama alanında çöp gazından (metan) elektrik üretmek üzere bir tesisin işletmeye alındığına ilişkin olarak medyada haberler geçildi. Bu tesisin 2,8 MW elektrik üretme kapasitesi ile çalışacağı, önümüzdeki günlerde çöp depolama artışı ile birlikte kapasitenin daha da artabileceği (5 MW’a kadar) dile getirildi.
Öncelikle belirtmeliyiz ki söz konusu tesis bir çöp bertaraf tesisi değildir. Mevcut tesis; çöp depolanan alanın altında yer alan toplayıcı sistem ile çekilen metan gazının türbin-jeneratör sisteminde elektrik üretmek üzere kullanılacağı bir enerji üretim tesisidir. Bu sayede sadece çöpün üretmekte olduğu metan gazının neden olabileceği patlama riski bir ölçüde düşürülmüş olacaktır ve elde edilecek olan elektrik de ekonomiye katkı sağlayacaktır. Bu, işin olumlu yanıdır.
Gazı kısmen azalmış bir çöp depolama alanı o bölgede varlığını devam ettirecektir. Bu durumda sadece çöp depolama alanından çevreye yayılmakta olan metan gazının kötü kokusu kısmen önlenecek ama uzun vadede çöp alanından olan sızıntı ve diğer çevresel etkiler devam edecektir. Hatta tesisin kuruluş amacına uygun olarak önümüzdeki süreçte (en az 10 yıl) artık bir hammadde gözü ile bakılacak olan çöpün o bölgedeki depolanmasında artışın olması da kaçınılmazdır. Zira tamamen ticari amaçla çalışacak olan tesis için yeni çöp yığınları önemli bir girdi olarak görülecektir. Demem odur ki; bölgemizde çöp, çevre ve insan sağlığı için tehdit olmaya devam edecektir.
Bu bağlamda bölgemizde çöp konusunda yaşanmakta olan bertaraf sorunu bütün ciddiyetiyle ve hayatiyetiyle devam etmektedir. Depolama konusunda yer sorunu yaşanmakta olan bölgemizde çöp bertarafı için ideal olan çözüm “gazlaştırma” ya da “piroliz” ile çöpün yaklaşık % 90’ına yakın kısmının gaz haline dönüştürüldüğü ve kalan atığın da ticari değer taşıdığı tesislerdir. Ayrıca bu sistemden elde edilecek olan gazdan elektrik üretileceği de unutulmamalıdır. Bu tesisler için gerekli olan enerji; bölgemizde bolca mevcut olan HES’lerden temin edilebilir. Bu sayede bacasız (yakma olmayan) bir tesis ve çevresel etkileri sıfıra yakın bir bertaraf sağlanmış olur. Tarafımca yapılmış olan kaba hesaplar göstermektedir ki; günde 500 ton çöpü işleyebilecek olan HES kaynaklı 5 MW’lık elektrik üretme kapasitesi olan bir piroliz tesisinin dünya fiyatları ile yatırım bedeli 15 milyon Euro civarındadır.
Bölgemizdeki çöp sorunu için çeşitli yerlerde kurulacak olan birkaç tane “HES kaynaklı ortalama 5 MW’lık piroliz” tesisi önemli bir çözüm modelidir. Bu model üzerinde çok daha detaylı fizibilite çalışmaları ile uygun yer seçimlerinin de yapılması; olmazsa olmaz yatırımlar olarak gündeme alınmalıdır diyorum…

PUTİN’E NE DEMELİYİZ?    
Rusya ile son dönemde yaşamakta olduğumuz kriz her iki ülkenin de yararına olmayan ve sonu karanlık bir yola doğru gidiyor. Angajman… Hak ihlali… Bölgedeki Türkmenler… Esad gibi sonu olmayan tartışmalar bir yana, ciddi ve ağırbaşlı olarak bildiğimiz Putin, kriz yönetiminde oldukça sıradan ve düşük profilli bir anlayış sergilemiştir.
Dünya devi olarak bildiğimiz Rusya’nın sahip olduğu toplumsal akıl ile Putin’in kullanmakta olduğu söylem arasında önemli bir farkın olduğu ortaya çıkmıştır. Bunu gören ve anlayan Putin son açıklamalarından bir tanesinde “…Türk halkına karşı en ufak düşmanlığımız olmadığını bir kez daha belirtmek istiyorum… Derdimiz Türk halkıyla değil. Türk insanının çalışkan, yetenekli ve dürüst olduğunu da biz çok iyi biliyoruz. Bizden sinirli ve histerik tepkiler beklemesinler” demekle kendisinden ta işin başında ortaya koyması beklenen tavrı geciktirmiştir. Bu ifade; devletlerarası ilişkilerde önemli olanın halkların ortak çıkarları ve dostluğu olduğunu vurgulama açısından son derecede önemlidir. Ama zamansal sıralamada kaybolup gitmiştir.
Ayrıca Putin’in dile getirdiği Türkiye’nin pişmanlık duyacağı ifadesinin; Türkiye’nin ortak bir tehdit olarak “terörden çekeceği olacak” anlamında olduğuna inanmak istiyoruz. Hafta sonunda İstanbul boğazından geçiş yapan Rus muhribinin güvertesindeki, elinde füze tutan IŞİD militanı giysili asker ile verilmiş olan mesaj budur. Bunun dışında hamaset amaçlı ve doğrudan tehdit etmeyi göze alacak kadar akli selim dışına çıktığına ihtimal vermiyoruz. Rus kültürü ve Rusya’nın entelektüel birikimi böylesine sığ ve hafif beyanlar ile bağdaşmayacak kadar derin ve köklüdür.
Türkiye’nin Suriye politikasındaki hatalı ve anlamsız duruşu bir yana, kriz sürecinde takındığı “yumuşak” ve yapıcı tavır bazı istisnalar dışında olumlu olmuştur. Hep alttan almanın yararı önümüzdeki süreçte çok daha açık bir şekilde ortaya çıkacaktır. Unutulmamalıdır ki; bu ülkede Ruslar ile kurulmuş olan aile bağları ve akrabalık ilişkileri krizleri aşacak düzeylere ulaşmıştır. Dünyanın en uygar ülkelerinden bir tanesi olan Rusya’nın bu yüzünü gösterme fırsatı halen devam etmektedir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.