• BIST 105.994
  • Altın 317,534
  • Dolar 6,2384
  • Euro 6,8405
  • Trabzon 9 °C

KÖYLÜ DERNEĞİ, RAHŞAN ECEVİT VE BİR ANI

Rasim EFENDİOĞLU

YETMİŞLİ YILLAR, İDEAL ÖĞRETMENLİK

1970 Ekiminde başlayan yolculuk çok farklıydı. Türkiye nüfusunun büyük bir bölümü köylüydü. Köy yaşamı çok farklıydı. Köy yaşamında köy öğretmenliği de  çok farklıydı. Köyde okul  büyük bir ışık kaynağıydı. Çocuklar ilk öğretimlerini görürken köylü de okuldan yararlanırdı. Uzun süre başarı ile köy öğretmenliği yapanlara “ÜLKÜ ERİ” ödülü verilirdi. Köyenstitüleri ile başlayan ideal  köy öğretmenliği, enstitüler kapansa da  ordan yetişen öğretmenler bu  ideali sürdürüyordu. Yetmişli yıllarda enstitü çıkışlı  öğretmenler görev başındaydı. Onların yetiştirdiği öğrenciler ve özellikle öğretmenler  bu bayrak yarışını sürdürüyordu.

Köyenstitülerine  yetişemedim, orda okumadım ancak enstitü mezunu öğretmenlerim oldu. Onlar çok farklıydı. Özellikle köye ve köylüye bakışları çok farklıydı. Onlar köyde sadece okuma-yazma öğretmez  tarım hayvancılık, sağlık bilgileri  ülke gerçekleri, aydınlanma. Onlardan okuma zevkini almıştık. Her zaman yanlarında kitapları olurdu. Gazete okurlar, okuturlar.

Okullarında kitaplık açar.. öğrencilerine de bu zevki verirlerdi.

İşte onlardan aldığım güzel örnekle ben de öğrencilerime okuma zevkini vermeye çalışırdım.Okul ve sınıf kitaplığı kurmak için çaba gösterirdim. Her gün sınıfa günlük gazete getirtirirdim. Okur okutur , basın köşesi yapardık . Sağ olan öğrencilerim o günleri birlikte yaşadığımız öğrenciler bunu çok iyi anımsar, hala cap canlı anar.

Evet idealist, ülkücü bir öğretmen olmaya çalışıyordum. Yurt sorunları ile ilgilenir, halkın sıkıntılarını dert edinirdim. O günlerde toplumsal olaylar da çok hareketliydi. Mesleğin hemen beşinci altıncı ayında  12 Mart'ı yaşadım. Radyoda öğle haberlerinde muhtırayı dinledik. Demokrasiye bir darbe olduğunu anlayacak durumdaydım . Okuyan, doğru düşünmeye çalışan  genç bir öğretmendim. Demokrasi tarihimizde kara bir lekeydi. Ancak darbeyi hazırlayan etkenler de vardı. Halkımız henüz tam demokrasiyi  anlayamamış sahip çıkamamıştı. Darbeye sevinenler bile vardı .

İlk dört yıl sabah 1,5 saat, akşam 1,5 saat  yol yürüyor okula gidip geliyordum. Hiç de yorulmuyor mutluluk duyuyordum. Yolumun geçtiği köylerde mahallelerde halkla  çok tatlı kısa söyleşilerimiz olurdu. Selam vermemiz,almamız bile büyük bir zekti. İşte KÖY ÖĞRETMENLİĞİ  bu.

 

KÖY VE KÖYLÜ SORUNLARI

Köyler gerikalmış. Nasıl kalkınacak. Bu sorunlar nasıl çözülecek? Okuyor, araştırıyordum. Hafta sonları ilçe merkezine iner  ordaki arkadaşlarla söyleşirdik. Kitap dostu bir bakkalımız vardı, kitapçıydı, gazeteciydi aynı zamanda. Ay başında  en büyük taksitimi ona öderdim. Ne de mutlu olurdum. Her  hafta birkaç kitap alır evimde kitaplık oluştururdum. Gazete dergi. Güzel günlerdi o günler. Demokratik örgütümüzde vardı. Orada  yurt  sorunlarını, eğitim sorunlarını  tartışırdık. Güzel çalışmalar yapardık. Kimi kez tehlikeli olsa da yine de zevkliydi.

Okuduklarımdan dinlediklerimden çıkardığım düşünceleri  paylaşmak için  gazetelere dergilere gönderirdim. Birkaç  gazete ve dergide yazılarım yayınlanmıştı. Bundan büyük mutluluk duyardım . Öğretmen toplantılarında da görev alır  söz alır konuşurdum.

 

KÖYLÜ DERNEĞİ KURUCU ÜYESİ

Ecevit şair, yazar, hatip bir politikacıydı. Günlük politikadan, kahve politikasına ilgi duymazdım. Kamu görevlisi olarak  görevime asla siyasal görüşümü karıştırmazdım. Yurt  ve dünya olaylarına ilgi duyar, düşünürdüm ancak  doğrudan  partilerle ilişkim olmazdı. ECEVİT’in sanatçı yönü, köy ve köylü sorunlarına yaklaşımına ilgi duyardım. İlginç  projeleri vardı. KÖY-KENT  projesi  güzel bir projeydi.  Gerçekleşmiş olsa  belki köyden kente bu denli bilinçsiz göç olmazdı . Köyler kalkınabilirdi. Günün koşullarına göre Köyenstitüleri de açılmış olsa çok iyi olabilirdi. Yatırımın, yatırımcılığın halka yayılması için HALK SEKTÖRÜ  projesi de ilginçti .

Köy öğretmeni iken bir gün Merhum Rahşan ECEVİT’ten bir davet aldım. KÖYLÜ DERNEĞİ  kurucu üyeleri olarak bir çağrı yapıyor, başka üyeler bulup bildirmemizi istiyordu. Konuya duyduğumuz ilgi ile umutla sevinçle karşıladık. Birlikte çalıştığım öğretmen arkadaşım  Merhum Ali Rıza KAYGUSUZ  kabul etti. Başvurumuzu bildirdik. Çağrı geldi  Ankara’ya  gideceğiz. Güzel birer paltomuz da yoktu. Tanıdık bir konfeksiyoncudan  aynı renk ve desende birer palto  aldık. Kış ağır, soğuk, çok  güç vardık Ankara’ya . Ankara  dönüşü  köyde biraz  fanatik olanlar, bunlara  ‘RAHŞAN BİRER  PALTO VERDİ’  dediler . Oysa biz bu gidişten hiç bir çıkar sağlamadık, cepten harcadık. Ancak mutlu olduk.

 

ANKARA’DA  İLK  KURULTAY

Delege olarak katıldık . Biz daha genç öğretmenle ve de değişik kesimlerden ideal insanlar. Merhum Rahşan ECEVİT  kurucu genel başkan. Konuşmalar yapıldı, seçim yapıldı. Rahşan hanımı  yakından gördük dinledik . İdealist bir insandı . Eşinin ülküsüne inanıyor, yardım etmeye çalışıyordu. Kültürlü, disiplinli, çalışkan bir insandı. Ancak ECEVİT’in siyasal yaşamı süresince  çok önde bulunmadı . Bülent ECEVİT yasal engelle karşılaşınca geçici olarak görev almıştı. Çok mütevazı bir yaşamı vardı . Kılık kıyafeti, davranışları ile örnek bir insandı . Türk siyasal yaşamına, kültür yaşamına olumlu katkıları olmuştu. Çok rahat  milletvekili seçilebildiği halde seçilmedi. Aydın, kültürlü duyarlı bir kişi olarak geleneksel aile tipine uygun eşi ile  çok uyumlu bir aile yaşamı sürdürdü. Eşini çok sever her yönü ile  adeta koruyucusu idi. Sevgileri saygıları hiç sarsılmadı. Tam örnek bir aile idiler. Artık ikisi de  ebedi aleme göçtü. Sağolsun ilgililer vaasiyetlerine  uyarak yan yana defnedildiler,öyle de yakışırdı.

Evet güzel bir anı idi KÖYLÜ DERNEĞİ üyeliğimiz ve o ilk kurultaya katılmamız. Dernek çok aktif çalışamadı. Ancak bizler o güzel anıyı  gönlümüzde taşıyoruz . Bilmem  kaç kişi  sağ kalmış bu ekipten .

Bir hafta önce Rahşan ECEVİT de Hakk’a yürüdü . Dilerim değerli eşlerinin manevi katına ulaşır ayni birlikteliği sürdürür. Bunu bilemeyiz, bizden beklenen onları rahmetle ve saygı ile  anıyoruz. Allahın rahmeti üzerlerine olsun. Salt onların değil  insanlık onurunu yüreğinde duyan gerçekten onurlu insan olarak yaşayıp göçenlerin  ruhları şadolsun.

Anılar,güzel anılar ,güzel anılar unutulmaz,acı anıların da izleri yüreklerde. Haydi bu pazar da bitti, daha güzel daha sağlıklı pazarlar ve  günler diliyorum.

 

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.