• BIST 120.420
  • Altın 300,406
  • Dolar 5,9496
  • Euro 6,5447
  • Trabzon 13 °C

Kraliçe İrene, Abdülhamid Cephanelik ve Ahmet Sarı!

Kraliçe İrene, Abdülhamid Cephanelik ve Ahmet Sarı!
Yerin kulağı....

Trabzon’da son birkaç yılda belirli kesimler tarafından tartışılan, hedef tahtası haline getirilen mekanlardan biri, Boztepe’nin batı yamaçlarında Yenicuma Mahallesinin kuzeyinde, Trabzon İmparatoriçesi İrene’nin yaptırdığı, Sultan Abdülhamid’in cephanelik olarak kullandığı ve yıkılmak üzereyken restore edilerek turizm sektörüne kazanılan tarihi yapı ve çevresindeki düzenlemedir.

Onarılması ve turizme kazandırılması sonrasında mekan ile ilgili onca olumlu ve olumsuz yazı yazıldı.

Halk arasında ve kayıtlarda cephanelik olarak geçen mekan, 1340-41 yıllarında Trabzon İmparatoriçesi İrene tarafından, toplantı salonu olarak yaptırılmış. Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u alması sonrasında, İrene’nin yaptırdığı bu mekanın 1887 yılana kadar ne olarak kullanıldığına dair elimizde bir bilgi yok.

Osmanlı Sultanı 2. Abdülhamid, yapıyı 1887 yılında cephanelik yapmış. İşgal yıllarında cephaneliği bu sefer Ruslar cephane deposu olarak kullanmış. Ruslar çekildikten bir yıl sonra Trabzon’a gelen İngilizler, kentte Rusların bıraktığı topları, cephanelikleri havaya uçurmuşlar. 9 Temmuz 1919’daki patlamada, cephanelik büyük hasar görmüş.

kralice-irene-002.jpg

Cumhuriyet döneminde kaderine terk edilen bu cephanelik, ayyaşın, sarhoşun, alemcinin mekanı oldu. Asım Aykan’ın belediye başkanlığı döneminde, Aykan’ın da oluru ile cephaneliğin onarılması ve turizme kazandırılması için, İstanbul’da yaşayan Trabzonlu bir işadamı yanılmıyorsak 49 yıllığına cephaneliği ve 27 dönümlük arazisini kiraladı. Mekanda düzenleme başlatıldı, ancak bir süre sonra durdu. Sonra devreye Ahmet Sarı ve ortağı girdi. Ahmet Sarı, çevre düzenlemesiyle birlikte önce 10 yıl öncesine kadar taş yığını olan ve her an çökecek durumdaki İrene’nin toplantı yaptığı mekanı 13 odalı ultra lüks bir otel haline getirdi. Alana 10 bungalov ev yerleştirdi.  Bahçeyi de kafe ve restoran yaptı. Daha sonra kuzeyde doğaya uygun bir restoran ve salon ekledi.

Ahmet Sarı, İrene’nin toplantı salonunu ve çevresini turizme kazandırmak için eski parayla tam 16 trilyon harcadı. Varını yoğunu sattı. Sıkıntı çekti. Ve tesisi Trabzon’un en güzel mekanlarından biri haline getirdi. Bu arada Turizm Bakanlığından turizm işletme belgesi aldı.

Ahmet Sarı, bu yatırımı yaparken gerçekten çok sıkıntı çekti. AK Parti’den, muhalefetten eleştiri aldı ama o yılmadı.

Türkiye’deki turizm belgeli işletmeler, dünyadaki bu tür tesisler gibidir. İçkisini içen içer, içmeyen içmez. Çokları bu Cephaneliği Osmanlı Padişahı Abdülhamid’in yaptırdığını bildiği için buradaki düzenlemeye karşı çıkar! Halbuki mekanı Abdülhamid yalnızca cephanelik olarak kullandı. Hepsi o kadar…

Ahmet Sarı’yı bu güzel eseri Trabzon’a ve Türk turizmine kazandırdığı için kutlarız..

.......

 

Sözcü davası kararından sonra Türkiye’de bağımsız hukuk vardır diyene alkış!

Hekim olarak mesleki uygulamamda muayene ettiğim hastalarda müsbet patolojik bulgu ararım. Yakaladığım bulguların işaret ettiği tanıları gözden geçirerek hastaya en uygun tanıyı bulurum. Bulgu yoksa hastalık yoktur.

Eğer bir üst irade bu kişide şu hastalık vardır, sen ona göre teşhis koy derse yapacağım tek davranış olur. Buyrun hasta sizin, bana göre bu kişi hasta değildir deyip çekilirim.

Eğer kulağıma üflenen teşhisi onaylar ve olmayan hastalığı kişiye yapıştırırsam ben hekim olamam.

Ortalıkta iktidara yaltaklanan üst düzey FETÖ sevicileri mevkilerinde otururken Sözcü gazetesinin yazarlarına FETÖ’cülükten ceza vermek bana bunları düşündürdü.

Ülkem adına utanç duydum!
Devletim adına utanç duydum!
İnsanım ve üniversitelerim adına utanç duydum!
Yazık! (Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

 

Özak Ailesinin

kitabını hazırlıyor!

KTÜ öğretim görevlisi, tarihçi, araştırmacı, yazar Veysel Usta’nın, bugünlerde Trabzonspor eski başkanı, eski bakan ve milletvekili Faruk Özak ve Özak ailesi ile ilgili bir kitap hazırladığını duyduk. Özak, ailesi ile ilgili görselleri, bilgileri Usta’ya verdi. Usta da bu bilgileri kitap haline getiriyor. Bu arada, Faruk Özak, Hacıkasım Mahallesindeki baba evini de müze haline getirecekmiş. Özak, tahminimiz o ki, kendisinde var olan ve toparladığı antikaları baba evinde sergileyecek. Özak’ı tebrik ediyoruz.

ozak-ailesinin.jpg

 

Noel geçti, peki kimdir Noel Baba?

 

-MS 270'de Antalya Patara'da doğup MS 343'de Antalya Demre'de ölmüş bir Hiristiyan Azizdir.
-Fakirin dostu, denizcilerin ve bir çok Hiristiyan ülkenin koruyucu azizidir!
-Myra'nın (Demre) Piskoposu olarak ölmüş ve kilisesi Demre'de dir, mezarı 1087'de İtalyanlarca soyulup Bari'ye götürülmesine rağmen o Rum asıllı kadim bir Anadoluludur.
- Bu kadarmıdır, Noel Baba?
-Hayır değildir, kültürel ve insani değeri bir yana bizim açımızdan en önemli fakat hiç görülmeyen yanı;
Turizm ve Türkiye'nin tanıtımı açısından her yıl Noel sezonunda kaçırdığımız devasa fırsatın adıdır, Noel Baba!
Reklamını yapmıyoruz,yapamıyoruz çünkü beceremiyoruz ama yapmak ta istemiyoruz zira Laik bir devlet olmamıza rağmen Müslüman değilse o bizden değildir hastalığı öteden beri devletimizi yöneten yetkililerin iliklerine kadar işlemiş ve Akp döneminde ise deşifre olmuştur.
-Doğduğu, yaşadığı yer Türkiye'de.
-Kilisesi Türkiye'de.
-Onu efsane eden yaşadığı olaylar ve iyiliğinin geçtiği yerler Türkiye'de.
-Ama bütün dünyanın içselleştirip sahip çıktığı ve milyarlarca dolarlık bir Noel ekonomisine sebep olan Noel Baba'yı paraya tapan bizimkiler yok sayıyor!!
-Oysa Noel Baba en az Mevlana kadar bu vatanla özdeşleştirilmesi gerekir ve bunu da bizler yapmalıyız.
-Noel Baba'yı Türkiye'den, Patara'dan Demre'den kızağına bindirebilseydik, bugün Türk turizmi müthiş bir gelir elde eder ve ülkemizin imajı ise Noel Baba kadar zirvede olurdu!
-Noel Baba Patara'dır, Demre'dir, Türkiye'dir!

-Eksiği var ama bu kadar yeter!  (Metin Yılmaz)

noel-gecti-001.jpg

 

Doktorunuz diyor ki;

Hareket hastalığı (taşıt tutması) bulantıya baş dönmesi ve kusmanın eklendiği sıkıntılı bir durumdur. Bu şikayetler hareket kesildiğinde sona erer. Bazen uyaranlar ortadan kalksa bile günler süren belirtiler olabilir. Taşıt tutmasına karşı neler yapılabilir? Arabada ön koltukta oturulur, gidiş yönüne; gemide güverteye çıkılır, ufka; uçakta pencere kenarında oturulur, dışarı bakılır. Otobüste sarsılmanın en çok olduğu teker üzerinde oturulmaz. Uçakta hareketin en az olduğu kanat üstü tercih edilir. Taşıtlarda gidiş yönüne ters koltukta oturulmaz. Yolculuk sırasında kitap okunmaz, bilgisayar, telefon kullanılmaz. Mümkünse seyahat gündüz yapılır. Yolculuktan önce yağlı ağır yemekler yenilmez. İlaç alınacaksa yolculuktan önce alınır. (Dr. Kemal Küçükali)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kuzeyekspres.com.tr’de gelişmeleri değerlendiriyoruz!23 Ocak 2020 Perşembe 09:29
  • İmamoğlu Rahatsızlığı!22 Ocak 2020 Çarşamba 09:06
  • Devlet yönetiminde kurumsallaşamadık!21 Ocak 2020 Salı 09:51
  • CHP’de kim kazanır?19 Ocak 2020 Pazar 11:39
  • Trabzonspor doğru yönetiliyor!18 Ocak 2020 Cumartesi 10:57
  • Neyin kaldı TRABZON!17 Ocak 2020 Cuma 09:23
  • Cevdet Hocanın açıklaması!16 Ocak 2020 Perşembe 09:59
  • ‘Ustaca başhekimlik görevinden alındım!’15 Ocak 2020 Çarşamba 10:07
  • Revi’nin yerine Çebi!14 Ocak 2020 Salı 09:17
  • Tünelin ucu ve Altunay’ın uyarısı!12 Ocak 2020 Pazar 12:36
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.