• BIST 88.125
  • Altın 337,580
  • Dolar 6,4499
  • Euro 7,1137
  • Trabzon 10 °C

KTÜ Sahil Tesisleri kapanıyor!

Yer KULAK

   KTÜ’nün havaalanının kuzeyinde deniz kenarındaki yüzme havuzlu, restoranlı, otelli, konferans salonlu, tenis, basketbol, voleybol sahalı, yürüyüş alanlı sahil tesisleri kapanmış.
  Son dönemlerde restoranı esnaf lokantasına, oteli yatakhaneye, spor alanları harabeye, yüzme havuzu suyu olmayan akvaryuma, oteli ise yıkılacağı gerekçesiyle boşaltılan ve Sürekli Eğitim Merkezi yapılan, lokali ise emekli kahvehanesine dönen Karadeniz Teknik Üniversitesi Sahil Tesisleri, korono virüsünün emeklilere ve öğretim üyelerine bulaşmaması için rektörlük tarafından kapanmış.
  ktu-sahil.jpgKTÜ’de bir grup öğretim üyesi, Üniversite rektörü ve yönetiminin; 4 K (Kaldır- Kapat- Kıvır- Kaç) teknolojisiyle çalıştığını belirterek, ‘70’li yıllardan bu yana açık olan, Üniversitemiz personeli ve Trabzonluların yaz- kış sosyal mekan olarak kullandığı, misafirlerin ağırlandığı,  üniversite seçim kulislerine platform olan sahil tesislerinin kapatılması için 8 yıl önce harekete geçildi ve bu süre içerisinde yapılan çalışmalar ancak bugün sonuç verdi’ diyorlar. 
  KTÜ Sahil Tesislerinde, Turizm Meslek Okulunda öğrenim gören öğrenciler için yaptırılan bina, yıkılma tehlikesi olduğu gerekçesiyle boşaltıldı, Turizm Meslek Yüksek Okulu da, KTÜ’den Trabzon Üniversitesine verildi, öğrenciler iddiaya göre Trabzon Üniversitesinde çatı aralığına taşındı. Diğer yandan Trabzon Üniversitesine tahsis edilen Çimenli’deki FKB eski tesisleri ise namaz kıldırma memuru ve ilahiyatçı yetiştirmek üzere İlahiyat Fakültesine verilmişti.
  Yılda birkaç milyon yerli ve yabancı turistin geldiği Trabzon’da, bu turistlere hizmet edecek eleman yetiştiren sahil tesislerindeki Turizm Meslek Yüksek Okulunun ana binası meğer sürekli eğitim merkezine tahsis edilmiş.
                                               ************

  Bina için yıkılma tehlikesi var, denilecek, sonra sürekli eğitim merkezine tahsis edilecek… Sürekli Eğitim Merkezi öyle yabana atılacak bir merkez değil. Asistan, doçent, profesör olabilmek için bu eğitim merkezine mutlaka kayıt olacaksınız ve bir süre kurs göreceksiniz. Birkaç yabancı dil bilmeniz, araştırma, makale yazmanız, kitap yayınlamanız, bilimsel çalışma yapmanız çok da önemli değil, profesör olmak için sürekli eğitim merkezine başvuracaksın ve orada görevli yardımcı doçentten ders alacaksın, elinde bir sertifika olacak. 
Şimdi bu satırları okuyanlar, bu kadar da abartı, palavra olmaz, diyebilir. 
Bizde öyle dedik ama kısa bir araştırmadan sonra olayın doğru olduğunu öğrendik. Hayırlı olsun…
Bu arada unuttuk… Geçenlerde görkemli bir törenle emekli olan eski rektör Prof.Dr. İbrahim Özen, bir takım domino taşı almış,.. Eskiden oyun kağıdı pek bulunmazdı… Onun yerine domino oynanırdı, özellikle de köylerde. İbrahim hoca, her ne kadar emekli olmuşsa bile yakında bir bomba patlatır! Sahil tesisleri kapandığına göre hocanın domino taşları elinde kaldı. Gerçi hoca Şana’da da bir konut satın almış… Mutlaka konutun bulunduğu sitede lokal vardır. Orada oynarlar. 

Hikmet Aksoy’a geçmiş olsun!

  hikmet-aksoy.jpgGazeteci, yazar ve karikatürist Hikmet Aksoy abimiz yaklaşık bir aydır Yomra’daki Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım ünitesinde... Dün, gazeteci İsmail Fandaklı, Kuzey Ekspres’te idi. Fandaklı, Hikmet Aksoy ve Harun Yavruoğlu’nun sağlık durumları ile ilgili bilgi verdi.
  Hikmet Aksoy; 1950’li yılların sonunda üniversite tahsili sırasında gazeteciliğe başlayan, devlet dairesinde çalışmasına rağmen gazeteciliği, yazarlığı ve çizerliği bırakmayan, 1980’li yılların başında emekli olduktan sonra Kuzey Haber Gazetesi’nde genel yayın yönetmenliği yaptı. Hikmet Abimiz,  Anadolu Gazetelerine ücretsiz haber, karikatür servisi bir yapan ajans konumunda idi.  Aksoy, yazılarını ve karikatürlerini hemen her gün Türkiye’nin dört bir yanındaki yerel gazetelere gönderirdi. Geçen yıl, Kars’ta yayınlanan bir yerel gazetenin davetlisi olarak bu serhat şehrine giden Aksoy’a burada bir sürpriz yapıldı ve 81. yaş günü kutlandı.  Aksoy, bu jest karşısında çok duygulanmıştı. Trabzon’a dönen ünlü yazar ve karikatürist daha sonra Belçika’da yaşayan kızını ziyaret etti. İstanbul’a geldiğinde rahatsızlandı, ameliyat oldu ve Trabzon’a geldi. Hikmet abimize ve Harun Yavruoğlu’na geçmiş olsun diyor, acil şifalar diliyoruz. 

                                                  **************

  Bazı kadınları anlamıyorum. Hastası olduğum ve Cambridge'e gitmek üzere iken geçirdiğim şiddetli endişe nevrozu sırasında müdahalesi ile hayatımın doğru akmasında üstümde büyük hak kazanmış Psikiyatrist Prof.Dr. Orhan Öztürk'ü hatırlarım hep. Benim de tanıdığım bir genç bayan hastasına, artık onu hastası olarak kabul edemeyeceğini şu ifadeyle bildirmişti: "kafanızın dışını süslemek için ayırdığınız zamanın bir kısmını, kafanızın içini, zihninizi süslemek için harcamamakta ısrar ediyorsunuz. size benim yardımcı olma gücüm, imkanım kalmadı
Ben feministim sakın yanlış anlamayın. Ama doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar sözünü ben daha da fazla sayıda köyden kovularak etkisiz hale getirmiş biriyim. Kadınların Türkiye'de kültürümüzün adam olması veya olamamasında sorumlulukları daha fazla. Çünkü kadınlar hem erkekleri hem kadınları yetiştirmekte kritik rol oynuyorlar. Hayat tecrübeme dayanarak diyorum ki siz erkeklerin hot zot ettiğine, penis fetişizmi ile horozlandıklarına, baş edemedikleri kadınlarını öldürdüklerine bakmayın. Türkiye'deki kültürü ağırlıklı olarak kadınlar şekillendiriyorlar. 
(Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel)

 

   Koronavirüs konusunda, ülkelerde bu virüs yüzünden öldüğü söylenen insan sayısını açıklıyorlar ama ölenlerin adlarını, doktor raporlarını açıklayamıyorlar.
Farkındaysanız koronavirüs konusunda politikacılar, gazeteciler, bürokratlar, demokratlar konuşuyorlar, üstüne vazife olmayan şovmen din adamları dua ediyorlar ama doktorlar, hemşireler, profesörler suskunlar, susuyorlar ya da büyük bir endüstri içinde onlara sadece susmaları öğütlenmiş.
  Koronavirüs konusunda AKP iktidarına ve onun sağlık bakanının muazzam olduğu söylenen önlemlerine asla inanmıyorum ve güvenmiyorum. AKP iktidarı her sözü birazdan yalan çıkacak ya da tam tersi olacak garabetler ordusudur. Elimizde onlara inanmamızı haklı kılacak tek bir somut delil bile yok.
   Bir de dikkatimi çeken bir konu var.
Koronavirüs ile ilgili bunca kakafoni, bunca mugalatadan sonra iktidarın kadroya aldığı tembihli ağızlardan çıkan sözlerin şaşırtıcı derecede birbirine benzerliği. Sanki hepsi bize karşı dünya ölçeğinde örgütlenmiş bir çetenin üyeleri gibiler. Koronavirüs tıbbın konusu, bir namus meselesi, bir devlet sırrı değil! Kansere yakalanan hastaları, kanserden ölen hastaları biliyoruz. Koronavirüse kimler ve nerede yakalandı! İsimleri neler? Sualler cevabını bulana kadar dünya ve ülke gündemini meçhul bir virüsle bloke eden yeni ve tehlikeli bir ekspat türüyle karşı karşıya olduğunuzdan emin olabilirsiniz.
Bir virüsten korkmanızı ve bu dünya düzenine, bu iktidara olan itirazınızı unutmanızı istiyorlar sizden. Koronavirüsle size korku verip iktidarlarını tahkim ediyorlar. Bu daha başlangıç ama. Komünizm korkusunun yerine daha çok virüs çeşitleri üretilecek!
(Metin Kondel)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.