• BIST 107.041
  • Altın 143,619
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Trabzon 26 °C

KTÜ’de Neler Oluyor?

KTÜ’de Neler Oluyor?
Son günlerde yaşananlar, dikkatleri KTÜ üzerine çekti. Öğrenci Kolektifi bir grup genç, KTÜ yönetimi tarafından kendilerine verilen disiplin cezalarını protesto etmek ve geri alınmalarını sağlamak için açlık grevine gitti.

KTÜ giriş kapısı yanında açlık grevini sürdüren öğrenciler, KTÜ yönetiminin kendileri ile görüşmesini ve haksız verilen cezaların kaldırılmasını, en azından sorunun ele alınmasını ister ve beklerken, gece bir grup faşistin saldırısına uğruyor. Yaralananlar oluyor. Saldırı püskürtülüyor. Açlık grevi bir süre daha devam ediyor ve en nihayet sonlandırılıyor.

         Hemen belirtmek gerekir ki, KTÜ’nün giriş kapısı yanında devam eden demokratik bir eyleme, gece vakti bir grubun saldırmasına fırsat verilmesi, güvenlik güçleri açısından ciddi bir zafiyet ve ayıptır. Mutlaka güvenlik önlemi alınmalı ve böyle bir saldırıya fırsat verilmemeliydi.

Saldırganların bir kısmının hemen yakalanması bir olumluluk olarak kaydedilse de, saldırıya hiç fırsat verilmemesi gerekirdi ve bunun sağlanması son derece kolaydı. Sağlanamamış olması son derece düşündürücüdür ve çoğu kez karşımıza çıkan “tavşana kaç tazıya tut” politikasını çağrıştırmaktadır.

                                               ***

Peki, öğrenciler hakkında soruşturma yapılıp, ceza verilmesinin nedeni neydi?

Öğrenciler açıklıyor: “Yaptığımız bir tiyatro gösterisi, salon almak için oturma eylemi, ya da demokratik tepkimizi göstermek için alkışlı protesto. Bunların neresi suç? ” 

Ve öğrenciler devam ediyor: “ Madem suç, Rektör İbrahim Özen neden oturma eylemi yapan öğrenci arkadaşlarımızı ziyaret etti; neden kadınlar gününde karanfil verdi. Salon aldığımızda yaptığımız tiyatro kime zarar verdi? “

Haklı talepler, haklı sorular.

Öğrencilerin yapmayı düşündükleri tiyatro, müzik… vb. etkinlikler için, öğrenim gördükleri üniversitelerden salon istemelerinden daha doğal, daha haklı ne olabilir? Üniversitelerdeki çok amaçlı salonlar ne için yapıldı?

Üniversite öğrencilerinin sanatla, kültürle, yaşadıkları toplumun sorunlarıyla ilgilenmeleri olumsuz bir tutum mudur? Tam tersine doğru bir davranıştır ve öğrencileri bu konuda özendirmek, cesaretlendirmek gerekir.

Görülüyor ki, KTÜ yönetimi ayaklarının üzerinde duramıyor; zaman zaman yerinde davranarak, öğrencilerin sosyal – kültürel etkinliklerine olanak tanıma, salon sağlama gibi doğru bir tutum geliştirirken, zaman zaman da anlayamadığımız nedenlerle tersini yapabilmekte ve üniversitenin olanaklarını öğrencilere kapatmaktadır.

                                              ***

Öteden beri öğrencilere yönelik hatalı bir tutum üzerinde durmak gerekir. Ne zaman öğrenciler demokratik haklarını kullanarak bir etkinlik yapsa, durum hemen güvenlik güçlerince KTÜ yönetimine bildirilmekte, yönetim de gelen bilgiyi kendisi ayrıca bir değerlendirmeye tutmadan suç ihbarı olarak kabul etmektedir.

Öğrenci bir basın açıklamasına mı katılmış, demokratik bir eylem içinde mi bulunmuş; bir suç işlenmiş gibi, durum bir yandan ailesine bildirilmekte, bir yandan da hakkında disiplin soruşturması başlatılarak, ilk aşamada yurtta kalıyorsa yurttan çıkarılmakta, burs alıyorsa bursu kesilmekte ve kendisine bir disiplin cezası verilmekteydi.

Bugünlerde yapılan ne? En sıradan demokratik talepler için yapılan meşru girişimler için verilen haksız disiplin cezaları, tam sınavlar öncesinde uygulamaya konularak öğrenciler sınava alınmıyor ve öğrencilerin birer yılı yakılıyor. Bu ne celal, bu ne şiddet!

Baştan sona yanlış bir tutum. Üniversite öğrencisinin, yaşadığı toplumun sorunlarıyla ilgilenmesi ve bu amaçla sosyal, siyasal ya da kültürel bir etkinlikte bulunmasından, daha doğal ne olabilir.

En basit demokratik talepleri yüzünden şiddetle cezalandırılmaları, gençliğe potansiyel suçlu gibi yaklaşılması ve her türlü hak arayışının şiddetle bastırılması, ülkenin geleceğini oluşturan gençlere ve bu ülkeye yapılmış en büyük kötülüktür.

Üniversitelerin görevi, şıkıdım gençliği yaratmak mıdır?

Yoksa amaç; yaşadığı ülke ve dünya ile ilgilenen, soran ve sorgulayan, hakkını arayan “fikri hür, vicdanı hür” gençlik yaratmak mı olmalıdır?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • FETÖ operasyonu: 26 gözaltı!15 Temmuz 2017 Cumartesi 18:08
  • MİNİBÜS TERÖRÜ15 Temmuz 2017 Cumartesi 11:37
  • UNUTULMAYACAK15 Temmuz 2017 Cumartesi 09:57
  • SİZ BUNLARI OKURKEN!..12 Temmuz 2017 Çarşamba 12:12
  • Fatih Atlı’ya tam destek11 Temmuz 2017 Salı 18:28
  • ADALET ATEŞİ!..10 Temmuz 2017 Pazartesi 12:52
  • Dünya Horon Rekoru Bursa’da Kırıldı10 Temmuz 2017 Pazartesi 11:22
  • Adalet Buluşması10 Temmuz 2017 Pazartesi 10:50
  • Yemen'e yardım gemisi yola çıktı09 Temmuz 2017 Pazar 21:33
  • Festivalde Sedat Peker'e yoğun ilgi09 Temmuz 2017 Pazar 21:32
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.