• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 17 °C

KULLANILMAKTAN KURTULAMAYANLAR!

Cemil Can


Çok bilmiş HDP Milletvekili Leyla Zana'ya, “Türk” sözcüğü fena halde batıyor. Sanki “Türkiye” sözcüğü içinde “Türk” yokmuş gibi; yemin töreninde “Türk” kelimesini “Türkiye” olarak okuyor!..  Zana, “Millet” sözcüğünü “insan topluluğu” olmaktan çıkartıp, coğrafi bir kavram olan “ülke” ile ilişkilendirdi...
Başımıza dil bilimci kesildi...  Anayasamızın 81. maddesinde; TBMM üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler” der... Görüldüğü gibi birinci cümle, emirdir ve şekli belli ediyor.. .Bu şekle uymayan kişi, yemin etmemiş ve göreve başlamamış sayılır. Bu konuda tartışma yoktur...
Bir başka açıdan bakıldığında; milletvekillerinin ilk görevinin yürürlükteki Anayasa üzerine andiçmek olduğu anlaşılıyor.   
Yemin Anayasanın emridir. HDP Milletvekili Leyla Zana, Anayasaya uygun şekilde yemin etmeyerek, Anayasanın amir hükmünü çiğnemiştir...
Olaya bu açıdan bakmak gerekir... Bir o kadar tuhaf kaçan, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağlı'nın; Zana'nın saçmalamasını “demokratik bir tutum” olarak gösterme çabasıdır...

Battıkça batıyorlar
Bundan böyle, HDP'den Anayasaya sadakat beklemek, ceviz ağacından karpuz beklemeye benzer... En üst kurallar bütünü olan Anayasa hükümlerini, çiğnemeyi “hak” gören bir anlayışın, yasa hükümlerini çiğnemekte de bir sakınca görmeyeceği açıktır... Dağdaki Eşkıya Meclis'e girerse, olacağı budur elbette... Barajı atlaması için HDP'ye oy verme çağrısı yapan, zeka fukaralarının, bu durum karşısında ne düşündüklerini çok merak ediyorum. PKK tarafından kullanılmışlar demek oldukça hafif kalıyor...
“Zana'nın yemini”ni değerlendirmesi sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, “Benden almayın” şeklindeki cevabı ise, hiç mi hiç yakışık almadı.
Daha ilk günden, Anayasanın amir hükmünü ihlal eden bir milletvekiline, ilk tepkiyi göstermesi gereken Cumhurbaşkanı olmalıydı... Dolayısıyla Erdoğan'ın tutumunu, Leyla Zana'ya “gizli destek” olarak kabul etmek hatalı bir değerlendirme olmayacaktır... Leyla'nın hareketi de AKP'ye atılmış pastır tabi...

Y-CHP ve Y-MHP bu konuda ne dediler?  
Belli değil... Onları kurultay korkusu sardı... AKP adına eski Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin konuştu.
Şahin, bu fırsattan yararlanarak, anayasa tartışmalarını başlattı... Anlaşılıyor ki, tartışma eski İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın “Bu Anayasayı tanımıyorum” noktasından sürdürülmeye devam edecektir... Ayan beyan görülüyor; Cumhuriyeti yıkmak için Kürtlerin kullanılacağı kesinleşti!
***
AKP'nin hedefi; anayasanın  “başkanlık sistemi” ve “federasyon”a elverişli hale getirilmesidir...
Dolayısıyla, Dersimli Kemal'in iktidara gelmesinin bir anlamı ve gereği kalmadı. Kılıçdaroğlu'nun “CHP iktidarında 'Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nı mutlaka getireceğim” vaadini, AKP yerine getirecektir... Demek ki, Zana'nın “Türk Milleti” ifadesini “Türkiye Milleti” olarak okuması, sadece bir işaret fişeğiydi...
Şimdi ortaya çıktı ki, genel seçimlerden önce Selahattin Demirtaş'ın “Seni başkan yaptırmayacağız” sözleri, HDP'ye barajı atlamak için söylenmişti. Nitekim, bugün “Başkanlık sisteminin tartışılmasına karşı değiliz” diyerek, amaçlarını açık seçik belli etmişlerdir... Bu olayda da ayrılıkçı Kürtler, “doğrultu tutarlılığı” yerine, “sloganlara” bakarak oy kullanan Atatürkçü düşünceden uzaklaşmış Amerikan solcularını, fena halde kullandılar!.. Kullanılmak onlar için kader  gibidir!..
***

Kullanılmaktan kurtaramayan bir başka kesim de Devlet Bahçeli'nin ülkücüleridir... Ülkü Ocakları (ve Alperen Ocakları) üyeleri; Türkmenler, Irak (Telafer) ve Suriye'de (Halep ve Rakka) katledildiğinde sokağa çıkmamışlardı!.. Oturdukları yerden “çıt” bile çıkartamadılar... Varlık nedeni, AKP'nin iktidarını devam ettirmek olan Bahçeli'nin, “Ülkücüleri kimse sokağa çekemez”  şeklindeki emrine, yıllardır harfiyen uyuyorlar...

Ülkücüler:
Irak'ta askerlerimizin başına çuval geçirilirken de evlerinde oturmuşlardı... ABD askerleri, Süleymaniye'de kozmik bilgilerimizi ele geçirip, Türkmen liderleri tek tek öldürdüğünde, dut yemiş bülbüle dönmüşlerdi... Suriye'de IŞİD ve PYD, Türkmenleri yurtlarından ettiğinde, duymazdan geldiler! Soydaşlarımız, Türkiye'de mülteci statüsünde bile değiller, çoğu kavşaklarda mendil satıyor, dilencilik yapıyorlar... Ege Denizi'nin serin sularında ailece boğulmalar, yarışma gibi izleniyor...
Ülkücülerde yine  “tık “ yok!.. Denebilir ki, Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı; Türkmendağı ve Bayırbucak bölgelerinde sivil halk kalmadı... Son kalan Türkmenler de, Suriye Ordusu'nun kontrolündeki bölgede yaşıyorlar... Türkmenlerin 3 yıl önceden terk ettiği bu coğrafyada, Cihatçı Gruplar (Fetih Ordusu ve El Nusra) şimdi at koşturuyorlar... “Cihatçı Johne”un arkadaşları kafa kesiyor oralarda... Gerçek durum böyle iken, Suriye Ordusu ile Rusya'nın bu bölgeyi kontrollerinde tutan Cihatçı Gruplara operasyon başlatması, Ülkücüleri neden rahatsız etti? Başbakan Davutoğlu'nun “Türkmen” vurgulu açıklamalarından sonra, Ülkücüler sokağa döküldüler? Ne oldu size, hangi dağda kurt öldü!
Bu zavallılar, Irak Türkmenlerine kucak açan Suriye için küresel güçlerin uydurduğu “Ruslar Türkmenleri katlediyorlar” yalanına hemencecik nasıl da inanıverdiler...
Ülkücüler, Devlet Bahçeli'nin genel başkanlığında, dünyada ne olup bittiğinin o kadar uzağında kaldılar ki, ellerindeki yumurtaları bile Rusya Konsolosluğu yerine, Hollanda Konsolosluğu'na fırlattılar!..
Ne biçim kullanıldılar ama!..
Komik duruma düşürülmüş olmalarını çok önemli değil, küresel güçler tarafından kullanılmış olmalarını kabul edemiyorum! Çünkü onlar da bu vatanın çocuklarıdır!
***

CHP genel başkan adaylarından Umut Oran, Kılıçdaroğlu'nun kendisinden “partinin tartışılmaması ve yıpratılmamasını” istediğini açıkladı...
Dersimli'nin bu konuşmada “parti” sözcüğü ile kastettiği, hiç kuşku yok ki, kendisidir... Yoksa CHP'nin ilkeleri bellidir... Bu ilkeleri tartışanlar, 6 Ok'u benimsemiyor demektir ki, öyleleri CHP ile yolunu ayırmış kabul edilir... Onlara da  “bizi eleştirmeyin” diyemezsiniz artık... Buradaki en hassas konu, 6 Ok'u benimsemeyenlerin halen CHP yönetimde bulunmasıdır.
Dersimli Kemal, bunu gizlemeye çalışıyor aslında, kurultaydan önce bu hususun tartışılmasını o nedenle istemiyor... Anlaşılan, CHP'yi köklerinden kopartan ve kuruluş felsefesinden uzaklaştıran ihanet şebekesinin görevi henüz bitmedi...
6 Ok'u “yeniden yorumlayarak” değiştirmek isteyen, “1930'ların CHP'si değiliz” diyerek, CHP'yi, CHP olmaktan çıkartan, HDP'ye benzeten ve küresel güçlerin hizmetine sunan TESEV üyesi Kemal Kılıçdaroğlu'dur... Bu gerçeği tartışmanın ise tam sırasıdır...
Tek özelliği adam kullanmak olan Kılıçdaroğlu, rakipleri ile görüşüp; partiyi koruyormuş gibi yaparak, kendini tartıştırmayı önlemek istiyor... Bakalım kaç aday adayı kendisini kullandıracak!..
***

Dikkatimi çeken hususlardan biri de; Kurtuluşun ve Cumhuriyetin ikinci adamı olan İsmet Paşa'nın torunlarının, dedelerinin mirasına sahip çıkamayışıdır!..
Aklın alacağı şey değil; İsmet Paşa'nın torunu Ayşe Gülsün Bilgehan, CHP'ye ihanet eden Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin, kendisini vitrin süsü yapmasına izin veriyor...
Seçilme şansı sıfır olan TBMM Başkanlığı'na, adaylığının konulmasına onay verdi... Böylece, CHP'deki işgal mangasının arkasına, İsmet Paşa'yı yerleştirme gafletine düşmüş oluyor...
“Açılım”a sınırsız kredi veren Dersimliye, Paşa'nın kredisini veriyor!.. Uyarmak görevimizdir:
İsmet Paşa'nın torunu Ayşe Gülsün Bilgehan'ın;  CHP'li olmayan, liberal solcuların ve küresel güçlerin elemanlarının arasında ne işi olabilir?
Buna ihtiyacı mı vardır! Devam ediyoruz:
Dersimli, Atatürk ile İsmet Paşa için söylenen “İki sarhoş” sözüne karşı mı gelmişti?
1930'ların CHP'sine ve CHP'nin iki tartışmasız liderine saygı mı gösteriyor?
Atatürk ve İsmet Paşa'nın CHP'sini, Fetullah Gülen Cemaati ile  PKK gibi iki hain örgütün hizmetine sunan bir adama, kendini ve şanlı tarihimizi kullandırmaya ne hakkınız var!?
İnönü'nün torunu Ayşe Gülsün Bilgehan!
Aklını başına devşirmelisin... Dersimli Kemal, Dersim İsyanı'nı başlatan, vatan haini Seyit Rıza'nın, Atatürk ve İsmet Paşa tarafından “haksız” yere asıldığı yalanlarına karşı sesini yükseltti mi hiç?
Hayır!.. Tam aksine, sessiz kalarak,  bu yalanlara destek verdi!..
Önderlerimizin saygınlığını, bu saygısız heriflerin arkasına koyamazsın! Buna hakkın yoktur!..
“Sevgili torunum; Böyle zamanlarda, en az seni kullanmak isteyenler kadar cesur olmak zorundasın, hatırlatıyorum...” Yoksa yarın çok geç kalırsın, adaylığını derhal geri çek!...
Kullandırtma kendini... Bizi taklit edenlerin zaten bir adayı vardır: Ekmeleddin yedekte neden bekletiliyor!?... Hiç düşündün mü?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.