• BIST 107.406
  • Altın 142,615
  • Dolar 3,5605
  • Euro 4,1415
  • Trabzon 26 °C

KÜLTÜREL KİMLİK SONRADAN EDİNİLMEZ

Gürol Ustaömeroğlu

Babam Refik USTAÖMEROĞLU tarafından ata yurdumuz Arsin Holefter’dir Rahmetli Dedem Hacı Vehbi USTAÖMEROĞLU Yomra Nüfusuna kayıtlıdır ama Boztepe Mahallesi’nde doğmuştur. O dönemlerde Yomra Nahiye, Arsin köy idi. Daha sonra Arsin’de sırasıyla önce nahiye sonra da Demokrat Parti zamanında ilçe olmuştu. Demem odur ki köklerimiz Arsin ama dedem ve babam dahil ailemin dedemden sonraki bütün bireyleri Trabzon Boztepe Mahallesi doğumludur. Hacı dedem sözü dinlenen, birçok konuda kendisine danışılan çok ağır bir insandı. Ama havasında iken gülmeyi çok severdi ve içtenlikle kahkaha ile gülerdi. Beni hem tip hem huy olarak Hacı dedeme benzeten akrabalarım çoktur.
Rahmetli Babaannem Asiye USTAÖMEROĞLU’nun Ailesi Mısır’dan gelmedir. Zaten soyadları da MISIRLIOĞLU idi. Ben dahil ailemin hiçbir torunu ne yazık ki babaannemi tanıyamadı. Çünkü çok erken yaşta hastalanmış ve rahmetli olmuştu. Elimizdeki sınırlı sayıdaki fotoğraftan babaannemin çok güzel bir bayan olduğu anlaşılmaktadır. Zaten yaşayan aile büyükleri de babaannemin mutfağı zengin, maharetli bir hanımağa ağırlığına sahip olduğunu ve dedeme çok sevgi ve saygı beslediğini anlatırlar.
Annem Gönül USTAÖMEROĞLU tarafından köklerim ise Akçaabat Vazıl, Dimena’dır. Rahmetli Dedem Osman YARDIMOĞLU Sebatspor’un kurucularından ve oyuncularındandır. Akçaabat Merkez Ortamahalle’de çok güzel bir evleri vardır. Dedemin Ataları’nın bir kolunun Siirt’e kadar dayandığı söylenir. Ama oraya nereden gelmiştir bilinmiyor. Büyük ihtimalle Ortaasya veya Kafkasya’dan göç yolu üzerinde olduğundan Siirt bir durak olarak kullanılmıştır diye tahmin ediyoruz. Çocukluğum Osman Dedem ile arkadaşça geçmiştir. Tam bir dede torun ilişkisi yaşamışızdır. Ayrıca Osman Dedem bir salon adamı idi. Çok sosyaldi.
Rahmetli Anneannem Kadriye YARDIMOĞLU Çerkez Kızı’dır. Kızlık soyadı ÖZKAN’dır. Anne ve babası Kafkasya Göçmeni’dir. Çerkezler güzel ve marifetlidir derler ya işte bu özellikler adeta anneannemde toplanmıştı. Anneannem de çok güzel ve beyaz tenli bir bayandı. Mutfağı çok zengindi. Bugün bendeniz de mutfağa ilgi duyuyorsam inanın ki bunda anneannemin etkisi çoktur. Çünkü bütün çocukluğum O’nun tatlı, börek, yemek yapmasını izleyerek geçmiştir. Ailenin kız, yeğen, torun, kuzen bütün bayan bireylerini etrafına toplar mutfak hazırlığını bir ritüel olarak yapardı. Bugün annem ve teyzem anneannemin hatırasını devam ettirmektedirler.
***

Sevgili okurlar,
Ailemin bu kısa tanıtım merasimine niye girdim?
Aslında aile köklerine çok bağlı ama bunu çok da anlatma meraklısı olmayan bir insanım. Ama ayrıca bir devlet politikası olarak yer ve mevki isimlerini Türkçeleştirme adı altında yapılmakta olan ve büyük bir ekseriyetle bitmiş olan kültürel dönüşüme kendimi bildim bileli itirazı olan bir insanım.
Bakın yukarıda aile köklerimden bahsederken iki yer ismi zikrettim. Bunlardan biri baba tarafından köklerime ait olan Arsin Holefter, diğeri ise anne tarafından köklerime ait olan Akçaabat Vazıl-Dimena.
Bugün resmi olarak bu iki isim de kullanılmıyor. Holefter Elmaalan, Vazıl Yeşiltepe, Dimena Fıstıklı olarak isim değişikliğine uğramıştır. Tıpkı halk tarafından kullanılan ama resmi olarak kullanılmayan diğer yer isimleri gibi.
Tekrarlıyorum; bu isimlerin Türkçeleştirilmesine itiraz etmekteyim. Bu itirazımı devletine kalpten bağlı, Türk Kimliğine asla laf edilmeyecek bir adam olarak yapıyorum.
Sevgili okurlar,
Yerel kültür dediğimiz hadise sonradan zorla edinilmez. Yerel kültür bir siyasi malzeme ve kimlik değildir. Yerel kültür uzun yıllara, yüzyıllara hatta binyıllara giden köklü bir hadisedir. Bu hadise içinde yaşanmışlıklar, anılar, acılar, sevinçler, kederler, zaferler, mağlubiyetler kısacası tarih yatmaktadır. Bir tarihi günümüz Türkiye’sinde “Aha değiştirdim. Oldu da bitti maaşallah” der gibi iki dudak arasından pat diye çıkan suni isimlerle değiştiremeyiz.
Ha mahalle baskısı edası ile devlet eliyle elbette değiştirebilirsiniz. Ama bu değiştirme halkta bir cevap bulmazsa yarın geri adım atmak zorunda kalabilirsiniz.
Bugün ülkemizde yaşanan siyasi kaosun sebeplerinden biri de bu kültürel deformasyondur. Bu ülkenin resmi dili Türkçe’dir ama yerel halkın dili yereldir. Yerel günlük yaşamda Lazı lazca, Kürdü Kürtçe, Rum’u Rumca, Ermeni’si Ermenice, Arabı Arapça..vs konuşma hakkına sahip olmalıdır. Bu diller konuşulduğunda ülkemizin nikahına bir zarar gelmiyor elbette.
Peki diller konuşuluyor da yer isimleri niye doğru ve öz halleri ile telaffuz edilmiyor?
Yer isimleri tarihteki kendi öz halleri ile kullanılsa ülkemize bir zeval mi gelecektir?
Bu isimler zaten günlük hayatta kullanılıyor. Resmi olarak yasaklandığında bu iş kendi kendimizi kandırmaktan başka ne işe yarayacaktır?
Bunun cevabını biraz da ana komumuzda arayalım;
Trabzon’da iki mahallenin isim değişikliği için referandum yapılacaktır. Daha doğrusu iki mahallenin adının öze dönüşü halk tarafından oylanacaktır. Bunlardan biri Faroz, diğeri ise Arafilboyu’dur. Yeni isimleri ile Yalı ve Esentepe Mahalleleri.
Sevgili okurlar ben bu yaşıma kadar bu iki mahalleyi yeni isimleri ile kullanan az ama çok az Trabzonluya rastladım. Küçükten büyüğe hemen hemen herkes Faroz ve Arafilboyu isimlerini kullanmaktadır. Zaten doğru ve doğal olanı da budur.
Çünkü her iki mahalle de Trabzon’un Köklü Mahallesidir. İki canlı tanıktır. Yaşayan birer kültürdür. Kültür denilen olgu sonradan zoraki, el altından baskı ile değiştirilmemelidir. İki kuruş siyasete alet edilmemelidir.
Bendeniz Holefter ve Vazıl-Dimena isimlerini ısrarla kullanıyorum. Hatta değiştirilen bütün isimleri eski isimleri ile anmaya gayret gösteriyorum.
Yaşadığım sürece de hiçbir güç beni bu isimleri kullanmaktan alıkoyamayacaktır.
Köklerim ve Türk Kimliğimden emin olduğum kadar bundan da eminim.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.