• BIST 94.896
  • Altın 279,040
  • Dolar 5,8598
  • Euro 6,5130
  • Trabzon 20 °C

KÜLTÜRÜMÜZÜN BİR PARÇASI DÜĞÜNLERİMİZ

AHMET SARAÇ
    Milletleri millet yapan ona ait olan kültürüdür. Bu kültür örf, adet, gelenek ve göreneklerdir. Düğünlerimizde bu kültürün bir parçasıdır.
Son yıllarda yaptığımız düğünlerin bundan 20-30 yıl öncesiyle bir alakası kalmadı artık. Tamamen yozlaşmış, bizden kopmuş. Bazı düğünlerimiz İç Anadolu'da, bazı düğünlerimiz ise Avrupa'da yapılan düğünlere benziyor. Neresinden bakarsan bak, hep taklit oldu.
   Düğün, sosyal bir dayanışma olduğu gibi, aynı zamanda da eğlenme ve gelen misafirleri eğlendirme olayıdır. İş sadece para toplama üzerine kurulu ise ona düğün demek doğru değildir.  
   Bizim Karadeniz'de yapılan düğünler son yıllarda tamamen orta olayına döndü. Sadece takı ve para toplamak için düğünler yapılmaya başlandı. Hal böyle olunca düğün olmaktan çıktılar. Sadece adları düğün olarak kaldı. 
Çok uzağa gitmeye gerek yok. 1980'li yıllarda düğünler genelde köylerde yapılırdı. Saat 10.00 da başlar, 17.00 da sona ererdi.
Düğün, davul-zurna veya kemençe eşliğinde başlardı. İlçede yapılan salon düğünlerinde ise bağlama kullanılırdı. Org olayı yoktu. 
Düğünlerde önce düğün sahipleri ve yakınları horonu kurar, diğerleri de o halkaya katılırdı. Gelin ve damadın kuaförden veya düğün alanına gelmesi, horona katılması beklenmezdi.  Düğün devam ederken saat 11 veya 12 gibi gelin-damat gelir, alana girişinde kemençe ile karşılanır ve horona iştirak ederlerdi. Orta merasimi ise saat 15.00 civarlarında olurdu. O saate kadar millet oyun oynardı. Ortadan sonra bir saat daha eğlence devam eder ve düğün sona ererdi. 
  Şimdi ise neymiş gelin-damat gelecek de düğün öyle başlayacak. Dans müziği ile karşılanıyorlar ve ilk dansa davet ediliyorlar. Böyle bir dans işi bizim düğünlerimizin özünde yok. Avrupalıların düğün adeti bu. Pasta kesmek yine aynısı. Düğün adetlerimiz arasında yok böyle bir şey. Bizim millet nerde ne görürse onu taklit ediyor.  Kültürümüz yozlaşıyormuş umurunda değil.
  Şimdi olur ya; işlerinde bir aksaklık oldu da gelin-damat başlama saatinden iki saat sonra geldiler. Millet eğlenmek için onların gelişini beklemek zorunda mıdır?
  İkincisi düğün sahipleri ve yakınları genelde eğlenceye katılmayıp oynayanları seyrediyorlar. Bu çok yanlış. Düğün sizin düğününüz. Önce siz gülüp eğleneceksiniz, oyunu kuracaksınız. Siz eğlenmedikten sonra başkalarını oynasın diye beklemek yanlış oluyor. Oyun bilmeyebilirsiniz. Bildiğiniz kadarıyla çocuğunuzu evlendirmenin sevincini, neşesini yaşadığınızı ortaya koyarsınız. Siz oynayınca oynamayacak olan misafirlerin birçoğu da oynamak zorunda kalır. 
Geçenlerde bir düğüne gittim. İnanın şaşırdım kaldım. Düğün ne müzikli ne de ilahili. Gelin-damat zamanında geldi ancak gelin odasına geçtiler. Burada yarım saat durduktan sonra salona giriş yaptı. Doğruca masaya alındı ve nikahı kıyıldı. Düğün pastası kesildi. Herhalde şimdi eğlence başlayacak derken bir baktık ki, orta merasimine geçildi. Ben ve bazı katılımcılar resmen şok olduk.
  Orta merasiminde de kimin ne attığı belli değil. Böylesi daha iyiymiş. Kimin ne attığı duyurulmazsa, geçtiğimiz günlerde bir düğünde olduğu gibi millet boş zarf atar. Kim attı bu boş zarfları belli değil. Zarfların üzerleri yazılı olsaydı ya da açılıp okunsaydı boş zarf atılamazdı. Kimin ne attığını bilmeliyim ki, onların düğününde de işimi anlayayım. Ben asla anonssuz ortayı doğru bulmuyorum. Trilyonluk adam için çokta önemli değildir derseniz buna katılırım. Onun dışında asla.
   Ortadan sonra katılımcıların yarısının gittiği bir ortamda oyun faslına geçildi. Eğlenmek için oraya gelen yüzlerce genç kız ve oğlan hayal kırıklığı yaşayarak müzik yok diye evin yolunu tuttu. 
  Tamamen takı merasimi yapabilmek için düzenlenmiş bir düğün. Eğlenme ve eğlendirme gibi bir amacı olmayan bizim öz kültürümüzden çok çok uzak bir düğün. Yani adı düğün. Toplam 3 saat sürdü. Son zamanlarda düğünlerin çoğu 3 saate indi. Çünkü;  niyet takı merasiminin yapılması. İşin içerisinde eğlenme ve eğlendirme niyeti yok. 
  Köy düğünleri kalkınca bir salonda günde 3 düğün yapılıyor.  Zaten ister istemez süre buraya düşüyor. Bu da düğünü sadece para toplamak amaçlı hale getiriyor. Her şeyde olduğu gibi düğünlerimizde diğer gelenek ve göreneklerimiz gibi erozyona uğradı. Artık tat vermiyorlar.
 
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.