• BIST 104.979
  • Altın 271,110
  • Dolar 5,7425
  • Euro 6,3362
  • Trabzon 20 °C

KÜRTAJ VE FİİLİ DURUM!

MOR PEŞTEMAL

   Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün yayınladığı rapora göre dünyada her yıl 210 milyon gebelik gerçekleşiyor ve bunların 1/3’ü istenmeyen, planlanmamış gebelik. Bu gebeliklerin 42 milyonu isteyerek düşükle sonlandırılırken, bu düşüklerin 20 milyonu ise güvenli olmayan koşullarda gerçekleşiyor.
Bunun ne demek olduğunu biliyor musunuz? Her yıl 20 milyon kadının sağlığı kürtaj hakkına erişimi olmadığı için tehlikeye giriyor. Her yıl bu yüzden 5,3 milyon kadın hastalanıyor veya sakat kalıyor, 68 bin kadın ölüyor.
   Dünyanın dört bir yanında, Polonya’da, Arjantin’de,  Brezilya’da kadınlar kürtajın yasal olması için sokakları dolduruyorlar. Türkiye’de de kürtaj hakkı benzer biçimde yıllar önce kadınların mücadelesiyle kazanıldı. Peki kazanılmış hakkımız olan kürtaj hizmetinin fiili durumu ne? 2016 yılında Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultay’ı bileşeni 12 kadın örgütü, bulundukları illerin kamu hastanelerini telefonla arayarak hastanede kürtaj yapılıp yapılmadığını sordu. 12 ili kapsayan çalışma; kadınların, hamileliklerinin 10. haftasına kadar yasal hakları olan isteğe bağlı sağlıklı, güvenilir ve ücretsiz kürtaja, sadece büyük şehirlerdeki birkaç hastanede erişebildiklerini gösterdi. Kadir Has Üniversitesi'nin 2016'da yayınladığı   "Devlet Hastanelerinde Kürtaj Hizmetleri” raporuna göre, 81 ilin 53'ünde isteğe bağlı olarak kürtaj hizmeti veren hastane yok. Batı Marmara ve Doğu Karadeniz bölgelerinde, isteğe bağlı kürtaj servisi veren devlet hastanesi hiç yok. Türkiye genelinde 431 devlet hastanesinden sadece yüzde 7,8'i isteğe bağlı kürtaj hizmeti veriyor, yüzde 11,8'i ise kürtaj hiç yapmıyor. 
Hastanelerin kürtaj yapmamalarına sundukları gerekçeler ise en çok “yalnızca evli kadınlara kürtaj yapabildikleri, bunun da ancak annenin hayatını ciddi biçimde tehdit eden durumlarda ya da çocuğun herhangi bir özrü olması durumunda olabileceği”. Hatta birçok hastane kürtajın devlet tarafından yasaklandığını, yasal bir işlem olmadığını söylüyor, kimi devlet hastaneleriyse anestezi için  ücret talep ediyor. Yani kadınlar oldukça hayati bir konuda yanlış bilgilendiriliyor, yanlış yönlendiriliyor. Oysa Sağlık Bakanlığı 2015 yılında “10 hafta sonuna kadar tıbbi bir zorunluluk olmadan isteğe bağlı olarak gebeliğin sonlandırılmasının Bakanlığımıza bağlı hastanelerde yapılmasında herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır.” diye açıklamada bulunmuştu. Her kadının evli olup olmadığına ya da gebeliğin herhangi bir hastalık doğurup doğurmayacağına bakılmaksızın isteği durumunda, gebeliğin 10. haftasından önce kürtaj olması tamamen yasaldır.
Yıllardır kadınlar üzerine kurulan baskı politikaları, bedenlerine ve hayatlarına dair verilen kararlar ve kürtajın bir “cinayet” olarak gösterilmesi kadınların kürtaj hakkına erişimini kısıtlamakta, bu kararı alacağı zaman kendisini suçlu hissetmesine sebep olmaktadır. Tüm bunlar kadınları sağlıksız bir biçimde gebeliği sonlandırmaya itmektedir. Bu yüzden merdivenaltı muayenehanelerde kürtaj olan, kendisine zarar vererek (yüksek bir yerden atlamak, karnına sertçe vurarak, merdivenlerden yuvarlanarak, rahmine sivri cisimler sokmaya çalışarak... ) düşük yapmaya çalışan kadınlar kendi yaşamlarını çok büyük ölçüde tehlikeye atmaktadır. Tecavüz durumunda dahi kürtaj yaptırılmaması öğütlenir, kürtajın bir cinayet olduğu hakkında fetvalar verilirken kadınların özgürce hayatlarına devam edip bağımsız kararlar almaları elbette kısıtlanmaktadır. 

 

 


Son yıllarda doğum kontrol yöntemleriyle istenmeyen gebelikler büyük ölçüde azalmış olsa da hala fazla sayıdadır. Özellikle ekonomik durumu iyi olmayan kadınların kürtaj hakkından faydalanabilmesi ise nerdeyse imkansız. Oysa nasıl ki çocuk doğurmaya kendimiz karar vermeliysek doğurmamaya da verebilmeliyiz. Bu, toplumda kırılması zor bir algı ancak başarmalıyız. Dünyada her yıl 20 milyon kadının sağlığı kürtaj hakkına erişemediği için tehlikeye giriyor. Kendi hayatlarımızı, kendi sağlığımızı korumak zorundayız. 
Tüm kadınların yaşamaya hakkı vardır, kürtaj haktır!

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.