• BIST 89.553
  • Altın 349,882
  • Dolar 6,7005
  • Euro 7,2349
  • Trabzon 11 °C

KURTARICIYI İTHAL ETMEK!

Şükrü Üçüncü

  Ortadoğu Halklarının en büyük sorunu kurtarıcısını dışardan ithal etme arzusudur… 
Irak, Libya, Afganistan ve Suriye’ye bakınız… Bir kısım azınlık, “ Özgür değiliz, demokrasi istiyoruz…” gibi sözleri sarf eder sonra çareyi Batı’da aramaya başlar… İlk kapısı çalınan ülke genelde ABD olur… 
Hemen ABD’de bir dernek bulunur burada fonlanır azınlıklara bir tarih uydurulur sonra demokrasi özgürlük diye meydanlarda bir kısım olaylar meydana gelir… Bu olaylar da ezilmiş bir cephe ortaya çıkarılır ülkede ki diğer dinamiklerde bu sözde ezilen işbirlikçi ABD çocuklarının anlayarak yada anlamayarak yanında olur… 
Olaylar büyür… Birleşmiş Milletlere gidilir… 
Bir anda dünya gündeminde oturur… ABD’den hemen bir silah şirketi bu ülkede daha önceden kurgulanmış gruplarla temasa geçer… Almanya, Fransa, Hollanda hemen o ülkenin hükümetine kınama yayınlar… 
Silahlanan bu gruplar sokaklarda çatışmaya başlar… Dünya hemen hükümet başkanını diktatör ilan eder… Bir anda sinsi İngiltere müdahale edilsin söyler… ABD sabah o ülkede… O ülkenin yurttaşı da hemen ellerinde pankartlar “Hoş Geldin Amerika” “Teşekkürler ABD”diyerek karşılar…
Artık yenmiştir kendi ülkesin de kendi muhalifini… Kimle kendi ülkesini sömürmek için gelen beyaz adamla… Hiç sorgulamaz bu beyaz adam neden geldi beni özgür yapmak için neden askerini öldürttü… 
Bir anda diktatör diyerek kurtulmak istediği adamı arar olur… ABD askeri tecavüz eder, yer altı kaynaklarını alır, huzursuzluk hat safhada olur…
Evet; sonra eski düzen aranır…
Diktatör Saddam 50 bin kişiyi öldürmüştür herkes ona hakaret eder hala daha… Özgürlükçü Amerika 5 Milyon adam öldürmüştür herkes ona biat eder… Kimse de “Allah cezanı versin ey Amerika” demez…
Bunun tek bir sebebi vardır… Kurtarıcıyı ithal etmek…
                                            *************** 
   Türkiye’de ne yazıktır ki, böyle bir zihniyetin çoğunlukta olduğu ülkedir… Hangi siyasi parti yâda oluşum olursa olsun… Hiç biri ABD yâda onun işbirlikçi ülkeleri ile hareket etmeyeceğim söylemez… İstisna partiler vardır… Lakin bunlar da halk tarafından destek bulmazlar… 
Bir parti çıksa dese ki, “Amerika ile ilişkiler kesilecek, NATO bu ülkeden gönderilecek, yerli sermaye oluşturulacak, Üreten toplum, bütünleşmiş bir işçi kitleleri ile her alanda Tam Bağımsız Türkiye inşa edeceğiz…”
İlk başına gelecek… Komünist bunlar… Atıyorlar… Türkiye’yi kapalı devlet konumuna getirmek istiyorlar… Sözlerine maruz kalacaklardır… 
Sonra ABD’nin emri İngiltere’nin de ricası ile sahte deliller, sahte suçlarla tutuklanacaklar… 
  Baktılar ki, karşı gelemiyoruz güçlüler dış müdahale başlayacak… Önce Faşist derler… Sonra durumuna göre bir kılıf bulurlar… Ülkede bir ayaklanma başlar yazının başında ki gibi olur… 
Kurtarıcı ABD’den gelmesi beklenir…  
Hemen bir siyasi parti lideri İngiltere’ye çağırılır, yada bir siyasi figür ABD’ye… İlk nasihatini alır… Fon’dan para gelir… 
Halkta destekler iktidar olur… Olmadı diyelim Tam Bağımsız Türkiyeciler güçlü durdular o zaman iç meseleler de kan dökülmeye başlanır… 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.