• BIST 95.707
  • Altın 260,660
  • Dolar 5,7670
  • Euro 6,5611
  • Trabzon 28 °C

KURULUŞUNUN 79. YILINDA KÖY ENSTİTÜLERİNİ ANMAK

Rasim EFENDİOĞLU

  ATATÜRK'ÜN VAKTİ ÇOK AZDI
57 Yıllık bir ömre neler sığdırdı. Hani hızlandırılmış bir program. 57 yılın belki 7 yılı çocuklukta geçti. Geri kalanı çok iyi değerlendirdi. Mahalle mektebi ile başlayan eğitim çağdaş okullara geçti. Askeri okul ve çok parlak bir asker, büyük bir komutan, eşsiz bir lider, kurtarıcı, öğretmen ve gerçek dünya lideri.
Her anını çok iyi değerlendirdi. Biz bu olağanüstü yaşamı böyle yazılarla değerlendiremeyiz. Bir ucundan, kıyıcığından özel bir konuya değinelim. Yıkık bir ülke, yorgun bir ulus, dağılan bir ülke. En zor boz-yap gibi parçalar bir araya geldi bir mucize gerçek oldu yeni bir devlet kuruldu. Savaş meydanlarında en kanlı çatışmalar olurken o bu yeni devlet nasıl kurulur, bu ulus nasıl diriltilir, bu sorulara yanıt aradı. Halk yorgun ve yoksul, bu görülüyor. En önemlisi bu halk çok cahil ve eğitimsiz. Halkın yüzde seksen beşi okur-yazar bile değil. Büyük lider, büyük önder “Cephede kazanılacak zaferden çok daha önemli savaş cehalete karşı verilecek savaştır” diyordu.
Eğitim sorununu çözmek için türlü yollar ve formüller aradı. Yo başka ülkelerden kopya çekmeyi denemedi. Bu ülkede, bu ulusla, bu halkla çözüm yolları aradı.  Köylerin yüzde doksanında okul bile yok. Bir köyde bir okur-yazar var. O okur senetleri, asker mektuplarını… Böyle acı bir tablo. Uzun düşünmeye zaman yok. Anında çözüm bulunacak, uygulanacak. Askerden okur-yazar, onbaşı, çavuş terhis oldu eğitmen oldu. Bu eğitmenler de büyük başarılar elde etti.
Atatürk vakti çok iyi değerlendiriyordu. Ülkü eri eşsiz arkadaşları vardı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin unutulmaz genç Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati kısacık ömrüne üstün başarılar sığdırdı. Yazı Devrimi ile yeni harflerle hızlı bir okuma-yazma seferberliği başladı. İşçi, köylü, çiftçi, okur-yazar oluyor, halk aydınlanıyordu.
OKULLAŞMA VE HALK EĞİTİM
Salt okullaşmak da yetmez. Neyi niçin okuyacak... Halk eğitim. Türk Ocakları yerine Halkevleri... Halkevlerinde her türlü eğitim var. Halka kısa zamanda iyi ve kolay yaşam öğretiliyor.  El sanatları, müzik, sağlık, tarım… Ne gerekiyorsa. Bir yandan da okulsuz köye, kente okul. Hızla yayılırken okullaşma, halk da hızla aydınlandı.
Yetmez; köyler uçsuz bucaksız. Nüfusun yüzde sekseni köyde. Köylü nasıl yaşayacak, dünyayı nasıl tanıyacak.
İşte bu amaçla köye uygun eğitim düşünüldü. O büyük dahi yine buna da öncülük etti. “Köylü milletin efendisidir” dedi. Efendi olmak sözle olmaz. Bu kitleye nasıl saygınlık kazandırılır?
KÖY ENSTİTÜLERİ DÜŞÜNÜLDÜ
Köy Enstitüleri bir ülkeden kopya edilmedi. Bu topraklardaki tohumdan bozkıra atıldı ve eşsiz bir eğitim kurumu doğdu. Kimseden örnek almadık ancak bir çok ülkeye örnek olduk.
Nedir Köy Enstitüleri? Köye yönelik bir kurum adından belli. Enstitü... Bir araştırma ve eğitim kurumu. Milyonlarca köy çocuğu, genci eğitimsiz. Köyden hiç dışarı çıkmamış. Irgattır ağanın bahçesinde, çobandır ağanın sürülerinin başında. Okuma yok, yazma yok, bilmez eski yeni... Kuzulardan anlar yılların geçtiğini.
Büyük eğitimci eşsiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati bir yere dek geldi. Süreç sürecek… Yeni yollar ve yöntemler bulunacak. Yine büyük bir öğretmen, ünlü bir düşünür eşsiz bir Milli Eğitim Bakanı, Atatürk zamanında yetişmiş Hasan Ali Yücel görev başına geldi, o büyük Ata’nın maddi varlığı toprak olduktan sonra. Ancak o ruh yaşıyordu. Usta bir eğitimci Tonguç, teknik kadronun başına geçti. Ne gerekiyor, ne yapılmalı?  Köye göre adam. Köye göre lider, köye önder. Öğretecek, eğitecek. Dağlar taşlar canlanacak. Halk kendini tanıyacak. Öğretmen usta, öğretmen tarımcı, öğretmen aydın… Halkın imece geleneği var. Köyde okul yapılacak, köy çocukları bu yuvaya dolacak ve sağlıktan tarıma her alanda köy uyanacak. Bu yuvada uyananlar kente koşacak daha okuyacak ülkenin diğer alanlarına hizmete koşacak.
Ülkenin her bölgesine gerçekçi bir planlama ile enstitüler açıldı, az zamanda çiçekler açtı yurda dağıldı. Köy Enstitüleri az zamanda çok büyük başarılar elde etti. Köydeki saklı beyinler gün yüzüne çıktı. Ülke kalkınmasında eşsiz görevler aldı.
Birkaç cümle ile nedir Köy Enstitüleri? Köylüden köye göre adam çağdaş insan. Sönmeyen bir ışık, büyük bir enerji. Bu kaynak söndürülmemiş olsa Türkiye Cumhuriyeti eğitimde tüm dünyaya örnek bir ülke olacaktı. Bu gerçek nerden belli; 79 yıl önce yakılan bu ışık kaynaklarından günümüze gelen 80’lik 90’lık yüce değerler yaşlarına karşın hala güçlü bir ışık kaynağıdır.
NİÇİN KAPANDI, NASIL KAPANDI BU DEĞERLİ KURUMLAR?
Evet, birçoğumuz biliriz enstitüler 1950’den sonra kapatıldı. Doğru da bunun başlangıcı nereye dayanıyor. Ne acıdır ki 1940’da kurulan bu kurumları kuran siyasal iktidar yeterince sahip çıkamadı.  Önce bu eşsiz Milli Eğitim Bakanı 1950 öncesi görevden alındı. Usta eğitimci İsmail Hakkı Tonguç da görevden alındı. Bu ana damarlar koparılınca enstitüler öksüz kaldı, sahipsiz kaldı. Gittikçe zayıfladı, özünden koptu ve elli sonrası iktidar bu durumu Allah’tan arıyordu, bu fırsattan yararlanarak bu değerli eğitim kurumlarını kapattı.  Evet, tarihimizde böyle gariplikler var. O günlerde bu kurumlara saldıranlar, akıl almaz karalayanların torunları bugün bu kurumlara hayran olduklarını söylüyorlar. İnandırıcı değil. Aydınlıktan korkanlar aydınlığı sevmeyenler bu tür kurumları sevmez.  Bu kurumlar kapandıktan sonra öğretmen okulları bir süre eğitime öncülük etti. Eğitim enstitüleri kuruldu, bunlar da önemli birer eğitim kurumu idi ancak onlar da kapatıldı.
SON SÖZ NE OLMALI
Köy Enstitüleri yeniden kurulmaz, kapanan kurumlar yeniden kurulmaz. Çünkü dünya değişiyor. Onlar o yılların karanlığına ışıktı, yılların eğitim kaynağı idi, günümüzde iyi bakacağız, doğru göreceğiz ve bu karanlığa göre ışık yakacağız.  Günümüzde usta eğitimciler, çağdaş bilim adamları bakacak görecek ve çağa uygun ışık yakacak karanlıklar aydınlanacak. Yeter ki aydınlığı arayalım.
79. yılında Köy Enstitülerini anarken kurucularını ve bu kurumdan yetişip ülkeye ışık saçanları rahmetle ve saygıyla anıyoruz. Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.