• BIST 107.206
  • Altın 143,417
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Trabzon 25 °C

KUTLAMIYORUZ!

Ö. Faruk Altuntaş

Kutlamak istiyoruz; ancak kutlayamıyoruz. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlamaları buruk geçiyor.
    Bilineceği gibi, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü 1961 yılından beri kutlanıyor. 1961’de gazetecilerin çalışma ve ücret koşullarının kısmen iyileştirilmesi için çıkartılan 212 sayılı Yasayı protesto eden 9 gazete sahibinin üç gün gazete çıkartmama kararına karşı, 10 Ocak 1961’de Gazeteciler Sendikası öncülüğünde bir dizi eylem yapan gazeteciler, 11-12-13 Ocak 1961’de “Basın” adıyla kendi gazetelerini çıkartarak 10 Ocak gününü Çalışan Gazeteciler Bayramı olarak kutlamaya başlarlar.
    Ancak 12 Mart 1971 askeri müdahalesinden sonra basına ve basın çalışanlarına yönelik baskılara gösterilen tepkilere bağlı olarak, 10 Ocak “bayram” olmaktan çıkartıldı ve “gün” olarak kutlanmaya başlandı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da yapılan çeşitli etkinliklerle 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutlamaya çalışıyoruz!
                                                             ***
    Halkın bilgi almasının ve gerçekleri öğrenmesinin güvencesi olan gazetecilerin gününü biz de kutlamak istiyoruz. Ancak gazetecilerle aynı burukluğu yaşıyoruz. 10 Ocak artık Çalışan Gazetecilerden çok, çalış(a)mayan gazetecileri anımsatır oldu herkese.
    Basında belli ölçülerde tekelleşme ve iktidarın ağırlığı her zaman vardı. Ancak AKP iktidarlarının oluşturduğu havuz medyası ile yandaş medyacılık çok özel bir kıvama getirilirken, Havuz Medyası ve yandaş kategorilerine girmeyen gazete ve gazeteciler üzerindeki baskı çekilemez bir ağırlık kazandı.
    Kısmen tarafsız kalmayı başaran medya sahipleri ve çalışanlarına hükümetin en yetkili ağızından, çoğu kez Tayyip Erdoğan tarafından yapılan tehditler sıradan günlük haber durumuna geldi.
    Gazetecilerin işten atılması ve attırılmasına, gazetelere ve gazetecilere yönelik açık sokak saldırıları eşlik etmeye başladı. Hürriyet gazetesi gibi bir gazete, AKP’li yöneticiler eşliğinde üst üste basılıp, kapı çerçevesi kırılabildi, A.Hakan gibi program yapımcıları dövülebildi.
    Bugün, Kanaltürk gibi gazete ve televizyonlara el konulup, yöneticileri değiştirilebildi, çalışanları işten atılabildi, devletin uydusu Türksat’tan çıkartılarak yayın yapamaz hale getirilebildi.  
    Şu anda ortalama 7000 gazeteci işsiz ve çalışmak için uğraş veriyor. Sadece son altı ayda 981 basın çalışanının işine son verildi. 56 gazeteci ise istifa etmek zorunda bırakıldı.
    Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara temsilcisi Erden Gül ile Nokta Dergisi Yayın Yönetmeni ve Yazı işleri Müdürü…  tutuklanabildi.
    Halen tutuklu bulunan gazetecilerin sayısı 33’e yükseldi. 10 Ocak Çalışan gazeteciler Gününde dahi üç gazeteciyi tutukladılar. Yargılanmakta olan gazeteci sayısı 200’ü aştı.
    Twitter ve Youtube yasakları ile dünyanın ilgi ve alay konusu olduk.
    Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), yayınladığı 2015 yılı Raporunda Çin, Mısır, İran ve Eritre’nin ardından Türkiye’yi “en kötü beşinci zindancı” olarak gösterdi.
    Freedom House’nin yayınladığı yıllık raporda Türkiye artık basını “özgür olmayan ülkeler” kategorisinde gösteriliyor.
Tayyip Erdoğan liderliğinde AKP iktidarı ile Türkiye’nin geldiği yer burası.
İşin en acı yönü ise, Türkiye sağının ve dinci siyasetlerin, aksak da olsa bunca yıllık demokrasi ve hukuk devleti deneyiminden ve mücadelesinden sonra, (az sayıda istisna bir yana bırakılacak olursa) biriktirebildiği, uğruna tavır alabildiği anlamlı bir “değer”in kalmayışıdır; açıkça totalitarizme yönelen AKP ile bu değerlerin süpürülmüş olmasına bu camiadan itiraz sesinin yükselmeyişidir.
                                                    ***
Özgür basın, demokratik toplumun nefes aldığı kanallardır. Eğer basın özgür değilse, hukuksal, ekonomik ve fiziki olarak baskı altındaysa, toplum gerçek bilgiye ulaşamaz ve eninde sonunda boğulur. Aynı zamanda kamusal bir görev olan gazeteciliğin, ahlaka aykırı biçimde özel amaçlar için kullanılmasına ve iktidarın halkı aldatma aracına dönüşmesinin önüne geçilemez. Halkın doğru haber alma hakkı, özgür basınla kaimdir. Bunun içindir ki, sağcısıyla, solcusuyla bütün vatandaşların ve basın çalışanlarının basın özgürlüğüne sahip çıkması gerekiyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.