• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Trabzon 21 °C

KUZEY KORE

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Demokrasinin sekteye uğradığı toplumlarda bireylerin kendine özgü kaygıları vardır.

Sürekli kötümser olur insanlar. Tedirginlik duyar, endişe duyarlar. Sanki meçhule giden bir yoldaymış gibi hissederler.

Uzun bir suskunluğun ertesini bekler gibiyiz.

Ne olacak?

Bizi nasıl günler bekliyor?

Dayatmacı siyasi söylemlerden yorulan ruhlarımız bugünlerde bekleyişte…

Demokrasi mevsimi devam edecek mi, yoksa anti demokratik iklimlerde kendimize yaşama alanı mı bulacağız?

Kaygılıyız!

En çok da sınırlandırmalardan…

Şıklar belli değil.

Eğer seçim noktasında bir seçim ile sınırlandırılırsam, işte o sınırın içinde düşünmeye mecbur ve mahkum oluyorum.

Kuzey Kore’de her demokratik ülkede olduğu gibi, beş yılda bir seçimler yapılır. Aday tektir ama halk yine de gider oy verir. Bu nasıl bir ironidir.

İki düşünüp bir yazıyorum, öyle alışmışız ki kendimizi sınırlandırmalara…

Çünkü sınırlandırılıyoruz.

Kategorizeleştirilmemek için…

Korkularla sınırlandırılmış ya da şekillendirilmiş yol haritasında var olmaya çalışmak ne kadar zor bir görev aslında.

Geçmişten bugüne mutlu olmanın ve özgür olmanın reçetesinin arayışları içerisindeyiz. Ama ararken de bulunamayışlarını izliyoruz. İzlemeye de devam edeceğiz.

Pazar günü Kuzey Kore ile ilgili bir belgesel izledik.

Tüm bu yazdıklarımı bana o çekik gözlü mahkûm edilmiş halk yazdırdı.

Kuzey Kore’de devlet halkı kandırırmış. Kuzey Kore dışında yaşamın çok kötü olduğu, Kore’de açlık var ama diğer ülkelerde daha kötü olduğu ve tüm dünyanın Kuzey Kore’yi kıskanması safsataları ile…

Kuzey Kore’de liseyi bitiren gençler işlerini seçemez, onlara devlet iş verir.

Ülkede çalınan tüm müzikler devlet tarafından denetlenen ve rejimi öven müziklerdir.

Kuzey Kore’de internet yasaktır. Devletin onay verdiği birkaç siteye girilebilir.

Öyle bilgisayar sahibi olmak da kolay değil, ancak devlet size onay verirse bilgisayar sahibi olabilirsiniz.

Kuzey Kore halkının dış dünya ile bağlantısı yoktur.

Bunları izlerken çok da şaşırmadım.

Nedendir bilinmez.

Genetik kodlama ne yazık ki K.Kore’nin yaşadığı toplumun ön kabulleri ile sınırlandırılmıştır.

Oysa Mevlana “Bir ben var benden içeri “demiş, Yani kendimin sorumlusu ben diyerek.

Yaşam benim yaşamım değil mi? Ben nasıl istersem öyle yaşarım…

Yaptıklarım, yaşadıklarım hepsi benim değil mi?

Seçim niye birilerinin iki dudağı arasına sıkıştırılıyor anlamadım gitti.

İşte bu yüzden de çok zor bazı şeyleri kabullenmek.

Güneşe bakmak (Ölümle Yüzleşmek) Irvin Yalom kitabında “iyi yaşamayı öğrenmenin iyi ölmeyi öğrenmek, iyi ölmeyi öğrenmenin iyi yaşamak olduğu” düsturu vurgusu yapılır. Ölümden önce ölme sırrını çözmeye yardımcı olur kitap.

O zaman ölüm hayatın sonu ise, soluk almamak ise neden yaşarken ölmek?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.