• BIST 107.923
  • Altın 152,674
  • Dolar 3,7140
  • Euro 4,3692
  • Trabzon 23 °C

LOZAN'I ANLAMAK ÇOK ZOR MU?

Rasim EFENDİOĞLU

Kurtuluş Savaşı sonrası zaferi ve bağımsızlığı dünyaya kabul ettirdiğimiz antlaşma LOZAN. 24 Temmuz 1923’te imzalanmış. Bu Temmuzda 94. yılını kutladık. Yazım biraz geç oldu. Ancak amacım farklı. Ne denli anlatsak, yazsak konuşsak olmuyor. Binlerce yapıt yayınlanmış. Paneller, konferanslar, çalıştaylar, dersler… Hala anlaşılamamış. ANLAŞILMASI ÇOK MU ZOR. Çok karanlık sayfa mı var, gizli yönleri mi var? 94 yıl bir devlet için çok uzun bir zaman değil ancak insan yaşamı için çok uzun. Ben tarih bilimci değilim, araştırmacı değilim, bilgin değilim. Emekli öğretmenim ve bir süre Kültür Müdürlüğü yaptım. Yani adının başında çok kalabalık unvanlar olan biri değilim. Onun için fazla dikkate almayabilirsiniz. Ancak gelin bu konuyu biraz tartışalım, düşünce yürütelim.

Var olan açıkta olan bilgi ve belgelerden Lozan’ı anlamak kolay. Bir sır değil. Öğrencilerime derste anlattığım yeterli. Ancak bazı sahtekarlar ve hatta hıyanet içinde bulunanlar kasıtlı olarak sanki bilinmiyor, saklanıyor, gizli kalan yanları varmış gibi halkın ve özellikle gençliğin beynini bulandırmak için çaba gösteriyor. Hemşehrimiz olduğu söyleniyor, bundan utanıyorum şu püsküllü tarihçi (!) yıllar öncesinden, kasıtlı olarak hiç bir belge ve bilgiye dayanmadan ‘LOZAN ZAFER Mİ HEZİMET Mİ?’ diyordu. Ağzının payını birçok kez aldı ancak yetmedi. Sonra bu ibiş öyle itibar gördü ki en yüce makamlarda kabul gördü. İşte sıkıntı burada. Bazı gerçekleri gizlemek isteyenler, yalana dolanmak isteyenler böylelerinden yararlanmak ister. Yazık... Konu bilimin konusu. Tarih bilimi... Arşivler dolu, tutanaklar birçok kez yayınlandı. Daha sonra muhalif olan, Kurtuluş Savaşı önderleri bu antlaşmayı imzaladı ve hiç itiraz etmedi. Peki, 94 yıl sonra hala yalanla, ihanetle, dalaletle, devletimizin bu senedine hakaret edenlere gerçekten haddini bildirecek yok mu?

BAŞTA ATATÜRK OLMAK ÜZERE DEĞERLERİMİZE SALDIRANLAR…

Apaçık yalan ve yanlış bilgilerle ve aşağılık ifadelerle tarihi karalamak… Atatürk’le ilgili eleştirilere bakın, gerçekten yaptıkları ile ilgili başarıları ile ilgili değil. Ahlak dışı. Cahil yurttaşları aldatmaya yönelik. Özel yaşamı ile ilgili yalanlar. Ailesi ile ilgili alçakça yalanlar. Aynı çevreler Lozan’a da saldırıyor. Lozan’ı da karalıyor. Ülkenin dürüst, namuslu, bilgili bilim adamları konuya sahip çıksa bunlar havlayamaz da bunlar sessiz durdukça, geriye çekilince onlar da meydan buluyor.

Atatürk' ü anlamak, tanımak da Lozan’ı anlamak da hiç zor değil. Mustafa Kemal Samsun’a çıkınca ülkenin durumu nasıldı. Niçin Erzurum’da, Sivas’ta yanında oldu ülkenin yurtseverleri. Ülke ne durumdaydı, nasıl yönetiliyordu. Bu konuyu burada açmayacağım, bunu okuyucularımın çoğu biliyor.

Lozan’dan önce hangi antlaşmayı imzaladı ülkeyi yönetenler? SEVR... Sevr’i öğrenmek hiç zor değil. Maddeleri meydanda. Ondan önce Mondros silah bırakışması. İkisi de tarihimizin en utanç verici sayfaları. Bunları kimler kabullendi, kim imzaladı. Kim karşı çıktı, kim uyandırdı bu ulusu ve kurtuldu, yeni devlet kuruldu? Çok derinlere dalmaya gerek yok. Alın Mondros’u karşılaştırın Mudanya ateşkesi ile ve Sevr ile Lozan’ı karşılaştırın. Okuryazar değilseniz torunlarınıza okutun bakın. Lozan mı Sevr mi... Tarihçi diye geçiniyor, Ege adaları ne zaman verildi bilmez. Osmanlının kanını emen kapitülasyonlardan haberi yok. Bilmez Lozan’da kaldırıldığını. Ya da bilir de hainliğinden gerçekleri saklar. Ancak şunu bilelim, Lozan kahramanı İsmet Paşa’nın bir özdeyişini anımsayalım. “Bir ülkede namussuzlar nedenli cesursa, namussuzlar da o denli cesur olmazsa o ülkede namustan söz edilemez” Bu özdeyişten hareketle yıllardır Atatürk'e, onun değerlerine ve bunlardan biri olan Lozan’a saldıranlara karşı bu ülkenin dürüst, namuslu, yurtsever aydınları nerede? Lozan’ı anlamak ve anlatmak hiç zor değil her şey apaçık ortada. Bu cahiller ve sapıklar Osmanlı zamanında kaybedilen Ege adalarının Lozan’da verildiğini iddia ediyor. Aynı çevreler 21. yüzyılda Türkiye Cumhuriyeti devletinin en güçlü olması gereken zamanda, Ege’de bize ait adaları çaktırmadan verdi. Ciddi bir ses var mı? Hani Püsküllü İbişler?

DÜNYADA EMSALİ VAR MI BU EYLEMLERİN

Kurtuluş Savaşı ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu. Bir kesimin zaferi değil topyekûn ulusun zaferi. Hepimizin dedesinin kanı karışmış bu topraklara. TBMM ulusumuzun temsilcisi. Zafer kazanıldı yeni devlet kuruldu. Antlaşmalar imzalandı, devleti yükseltecek devrimler yapıldı. Elbette muhalefet olur. Ancak muhalefet sistemin içinde olur, mecliste olur. Yasalar, yasama ve yürütme organları üzerinden olur. Yargı halk adına yargılar. Bakın savcıların unvanı “CUMHURİYET SAVCISIDIR”. Yani cumhurun adına yargılar... Bunlar ayrı. Ancak devleti devlet yapan dili, bayrağı, marşı, kurucusu ve manevi değerleri… Bunlara topyekûn sahip çıkılır. Lozan TBMM’de tartışıldı, en demokratik biçimde kabul edildi. 94 yıl sonra püskül sallayıp karşı çıkmak, muhalif olmak, yalan konuşmak... Ne olur, vatan hainliği olur açıkça. Bir hafta önce 94. yılı kutladık, bir hafta sonra ben de Lozan’ı kutlarken, başta yüce komutan Mustafa Kemal Atatürk’ü, antlaşmayı imzalayan ve kabul edenleri saygı ve minnetle anıyorum. Yooo Lozan öyle güç anlaşılacak bir gerçek değil apaçık gün ışığındadır. Yeter ki hain olmasınlar, sapık olmasınlar.

Bilmiyorum, ancak dünyanın belki hiç bir ülkesinde böylesine devletinin temel değerlerine karşı olanlar çıkmaz. Ülkemizden amma da çok hain çıkıyor. İyi ki daha çok yurtseverimiz var yoksa durumumuz ne olurdu.

 

                                                                                                                               

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.