• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • Trabzon 21 °C

Maçka ve 28. Alay

Turhan EYÜBOĞLU

1. Dünya Savaşı’ndan kısa bir süre önce, 1911-1912 yıllarında, Osmanlı Devleti son Afrika topraklarını İtalya’ya kaptırmış, 1912-1913 Balkan hezimeti ise Rumeli’deki son Türk hakimiyetini silip süpürmüştür.

Bulgar ordularının İstanbul kapılarını zorlaması, 500 yıldır Türk olan topraklarının kaybı, İstanbul ve Boğazların güvenliğinin tehlikeye girmesi, o zamanın devlet adamlarında siyasi yalnızlığımızın doğal bir sonucu olarak değerlendirilmiştir.

Çanakkale Savaşı, 1. Dünya Savaşı'nın sonlarına yaklaşırken 25 Nisan 1915- 9 Ocak 1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadasında Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir.

Çanakkale savaşı, Birinci Dünya Savaşı içindeki, tarihin en kanlı bölümü olarak bilinir. Türk’ün sayısız zafer, şan ve şerefle dolu tarihinin en parlak sayfasıdır.

Bunu anlatmamın sebebi Çanakkale şehitleri ile ilgili bir sokak röportajına şahit olmam ve bir Maçkalı olarak o zamanlar Rus ordusunu durdurmak için Hordokop’ta mücadele veren 28.Alay şehitlerinin benim ailemin güvenliğini sağlamaları için döktükleri kan miktarı aklıma geldi.

Durdum, düşündüm; aklıma gelenler beyinsel olarak engellemeye çalıştığım gözyaşıma engel olamadı. Üzüldüm, yüzüm kızardı ve kendimden utandım. Utancım isyana dönüştü. Hatamı başkalarının üstüne atmak için basit bahaneler uydurmaya başladım.

Bu ilçenin yetkilileri var dedim, siyasileri var dedim, dedim oğlu dedim. Ancak yine de kendimi avutamadım! Elime büyük bir çuvaldızı aldım ve kendime batırmaya başladım. Çünkü iğne benim hatamı hafifletemezdi. Bu yazıyı okuyanlar iğneyi kendine batırabilir ama ben çuvaldızda ısrarlıyım. Biz Maçkalılar neden seçilmişten, atanmıştan yardım bekleyelim ki... Belli ki onlar da yüz yılı aşmış olaylara önem vermiyor olabilirler.

Onlar Maçka tarihini yirmi-otuz yılla algılayabilirler. Maçka’nın tarihsel geçmişiyle çok ilgili olmayabilirler. Ama biz onların düştüğü ilgisizliğe nasıl düşeriz? Biz tarihimizi, kültürümüzü, yetiştirdiklerimizi nasıl unuturuz, nasıl görmezden geliriz? Nasıl bir çaba içinde olmayız? İşte ben buna vahlanıyorum!

***

Şimdi size bu sokak röportajını aktarıyorum.

Resmi kayıtlara göre Çanakkale'den Artvin'e kadar şehit sayımız 415.000'dir. Yine ortalama insan vücudunda olan kan miktarı beş litredir. Şehitlerimizin bu vatan için akıttığı kan 2.075.000 litredir. Seksen milyon nüfusa sahip olduğumuzu varsayarsak şehitlerimiz her birimizin güvenliği için döktüğü kan miktarı 25cc'dir.

Şimdi siz Maçkalılara soruyorum. Maçka, Rus savaşında 28. Alay askerleri ve Kuvay-ı Milliye şehitlerinin ve gazilerinin bizlerin güvenliği için döktüğü kan miktarı nedir?

Bakın, İsmet Zeki Eyüboğlu ne diyor bir şiirinde:

Maçka’nın Ağralaksa yaylasında bir tepe vardır
Kıran derdik ona çocukluğumuzda
Bir yüzü Meryemana’ya bakar
Bir yüzü kuzeyinde Maçka’ya
Gidersen iki istihkam görürsün orada
Yan yana güneyde
Birkaç mezar silinmektedir az ötede

Ağlar gibi bakar Trabzon’a doğru
Ne dağlar söyler adını ne yaylacılar
Sığırlar bile varmaz otlamaya yeşilin koyusundan
Ürker gibi bakarlar ne vardır orada
Sessiz sözsüz diliyle söylüyor ki mezar
Benim dünyam benimle başlar
Unutulduğum gün benimle biter
İnandığım inanmadığım benimle gelir benimle gider
Biz diyor ölüler yatmasaydık derin uykumuza burada
Sizin gölgeniz bile görünmezdi bu yaylalarda.

***

Şimdi size soruyorum bu iki istihkam ve o silinmek üzere, bize ağlayarak bakan unuttuğumuz mezarlar nerede?

28.Alayın Mars Ormanlarından çıkacak Rus güçlerini durdurmak için aç susuz günlerce mücadele verip şehitlik mertebesine ulaştıkları mevziler nerede?

28.Alayın bütün güçlüksüzlüklere ve yokluğa rağmen Hordokop mevkiinde mücadele verdiği yer neresidir?

28.Alayın şehitlerinin bizleri korumak ve vatan toprağına sahip çıkmak için canlarını verdiği, bedenlerini bize emanet ettikleri emanet yerleri nerededir?

Rusların Erzurum'daki güçlerine yiyecek ve mühimmat taşımak için Maçka’ya yaptıkları tren yolunun geçtiği mevkiler neresidir?

Rusların tren yolunu yaparken o yolun Gümüşhane'ye ulaşmaması için 28.Alayla mücadele veren siviller kimlerdi? Mezarları nerededir?

Eğer hala daha bir Maçkalı olarak iğneyi kendinize batırmıyorsanız size iyi günler dilerim. Ben çuvaldızı kendime batırmaya devam edeceğim. Utancımı bir nebze azaltmak istediğim için 28. Alayın yerini bulmak ve şehitlerimizin mezarlarına kavuşmasını sağlamak için elimden ne geliyorsa yapmaya çalışacağım.

Bu yazıyı okuttuğum rütbeli bir askerin ifadesini de size aktarmak isterim:
"Şehitlerimizin vatan için döktükleri kanın değerini hesaplayacak bir ölçüm aracı yoktur ve olmamalıdır!"

Kendisine katılıyorum. Biz şehitlerimize layık olamadık, şehitlerimiz inşallah bizi affederler!

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.