• BIST 83.024
  • Altın 146,503
  • Dolar 3,7538
  • Euro 4,0342
  • Trabzon 7 °C

Mahmut Aksu’nun tepkisi ve Trabzonspor!

Mahmut Aksu’nun tepkisi ve Trabzonspor!

Trabzonspor yönetiminin başarılı işlere imza attığını her fırsat ve zeminde yazıyoruz ve söylüyoruz. Bunun yanı sıra bize kamuoyuna göre de yanlışları dile getiriyoruz.

Övgüler ve methiyeler karşısında hiçbir yöneticiden bugüne kadar ne bir teşekkür ne de bir tebessüm aldık. Gerçi ihtiyacımız da yok!

Ancak, eleştiriler karşısında ne hikmetse başta asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu olmak üzere yönetimin hemen hepsi tepki veriyor.

Geçenlerde eski yöneticilerden Kenan İskender’in işyerindeki bir sohbette, ‘Trabzonspor’a üç- beş istisna yönetici dışında diğerlerinin hepsinden daha fazla hizmet ettiğimi düşünüyorum. Bu benim için değil çoğu gazeteci arkadaş içinde geçerlidir’ dediğimde Kenan İskender önce dudak büktü.

Ardından, ‘Trabzonspor kurulduğundan bugüne 500 civarında insan yöneticilik yaptı. Trabzonspor’da yönetici olmak için ya bir gurupla hareket edeceksin veya birileri seni önerecek ya da az da olsa paran olacak. Amatör kulüplerde yöneticilik yapamayacak insanlar Trabzonspor’da yöneticilik yaptı. Yöneticilik yapanların büyük çoğunluğu kulübe ekonomik açıdan ne katkıda bulundu ne de yönetimden ayrıldıktan sonra maçlara gitti. Biz, 30 yılı aşkın süredir kulübün içindeyiz. Kulübün ve takımın başarısı için yeri geldi eleştirdik yeri geldi hava verdik. Tanıtım ve enformasyonunda önemli görevler üstlendik. Biz çokları gibi yönetimde olduklarında değil her zaman kulübün yanında idik’ dedim.

Kenan İskender sesini çıkarmadı.

Türkiye’de tarafsız ve hiçbir kulübe, takıma sempati beslemeyen futbol yazarı, muhabiri bulmak mümkün değildir. Birkaç istisna dışında tüm futbol yazarları, muhabirleri mutlaka bir takımı tutar.

İstanbul’dan Ankara’dan gelip Trabzonspor’u yazan, irdeleyen yazarlar, muhabirlerin çoğu başka takımların taraftarıdır.

Bu dün de böyledir, bugün de!

Geçenlerde gazeteci- yazar Kazım Kanat vefat etti.

Kanat, iyi bir Beşiktaşlı idi. Kanat, Beşiktaşlı olmasına rağmen kulübünü ve takımın çoğu zaman eleştirirdi. Beşiktaşlı yöneticiler tepki gösterirlerdi.

Aynı Kanat, diğer kulüpler karşısında yöneticilerden daha fazla Beşiktaşlı kesilirdi. Beşiktaş’ın hakkını medyada sonuna kadar savunurdu.

Ve O Beşiktaş yönetimi, Kazım Kanat öldüğünde eskisinden yenisine kadar tam tekmil cenazede idi. Onunla da yetinmediler, tabutunu siyah- beyaza boyadılar.

Her Beşiktaşlı Kazım Kanat’ı el üstünde tutardı.

Trabzonspor Yönetimleri ne yazık ki; yaşayanlar bir yana ölen gazetecilere bile Beşiktaş’ın Kazım Kanat’a gösterdiği hassasiyetin onda birini gösterdiklerini söyleyemem.

Orhan Kaynar, Mehmet tan örnekleri ortada.

Gelelim Mahmut Aksu’nun tepkisine ve hiddetine.

Trabzonspor yönetiminin harcamalar konusunda yanlış yaptığını yazıp çiziyoruz.

Başkan Sadri Şener, işbaşına geldikleri günden bu yana tam 69 trilyon liralık harcama yaptıklarını söylüyor.

Hayrettin Hacısalihoğlu’nun olduğu yerde para biraz zor hareket eder.

Hayrettin’e kızabiliriz, eleştiririz ancak ince eleyip sık dokur, kulüp menfaatini her şeyden üstün tutar.

Bunu söylerken hata veya yanlış yapmaz mı?

Elbette yapar ve yapıyor da!

Bazıları, ‘Padişahım çok yaşacı’ olabilir.

Hayrettin’e ve Hayrettinlere en fazla zarar verenler bunlardır.

İkna olana kadar doğruyu da söyleyeceksin eğiriyi de.

Biz belki, çoklarından farklı yapıdayız.

Söylenmeyecek veya birilerinin cesaret edip söyleyemediği sözleri baştan söylüyoruz.

Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak’ın, KTÜ sahil tesislerindeki iftar yemeği sonrasında, kendisine teşekkür ederken, ‘Sayın Bakan, teşekkür ediyoruz. Allah kesene Halil İbrahim bereketi versin’ demiştim.

TRT’den Kenan Nadi, ‘yüz yıl düşünsem. O söylediğin cümle aklıma gelmezdi. Faruk beye, usturuplu bir şekilde yemeğin parasını sen ver dedin. Bu sözün başka anlamı olamaz’ dedi.

O yemeği veren Faruk bey değil yakınım veya bir başkası da olsa aynı sözleri söylerdim.

Birilerinin her zaman olmasa bile zaman zaman bir şeyler söylemesi gerektiğine inananlardanım.

Bu tür söylemler, insana maddi ve manevi olarak zarar verebilir. Çoğu zaman veriyor da.

Bunu yaşıyor ve görüyorum da.

Mahmut’un bize tepki gösterdiği olay şu;

Zigana TV’de Osman Diyadin ile birlikte yaptığımız 25. saat proğramında Trabzonspor’daki gelişmeleri tartışıyoruz.

Yattara, HES olayı derken bir iddiayı gündeme getirdim.

‘Trabzonspor’un Almanya’dan transfer edeceği Zafer Yelen için menajerlere 320 bin Euro kaptırdığı iddia ediliyor. Bu parayı kurtarmak için 40 bin Euro harcandığı söyleniyor. Trabzonspor yönetiminin böyle bir yanlış yapacağını sanmıyorum. Pazarspor’dan bir futbolcu alınmış, üç futbolcu artı 300 milyar lira verilmiş. Yönetici, futbolcuya daire satmış. Satabilir ama bu tür olaylar yönetimi yaralar.’ şeklinde ifadeler kullandım.

Mahmut Aksu önce telefon açtı. Tepki gösterdi. Sonra ‘neredesin’ diye sordu. ‘Gazetedeyim7 cevabını aldıktan sonra ‘geliyorum’ dedi ve üç- beş dakika sonra geldi.

İlk sözü, ‘Abi, bana karşı ard niyetlisin. Beni toplumun önüne atıyorsun. Zafer Yelen’in transferiyle uğraşan benim. Bunu kim söylemişse……’

Mahmut’un singaflı açıklamaları devam ederken araya girdim.

‘Mahmut kardeşim, ne TV da ne de gazetedeki yazılarda isim zikretmedik. Kamuoyunda böyle bir söylenti var. Yönetim bu konuda açıklama yapmalı. Trabzonspor yönetimi hesap- kitap yapmıyor iddiasında bulunduk. Başka bir şey de söylemedik’ dedim.

Mahmut’un tepkisi dinmek bilmiyor.

‘Sen bana karşı ard niyetlisin. Bunları bilerek beni karalamak ve küçük düşürmek için.yazıyorsun’.

-‘Mahmut, bu piyasada bugün beraber olduğun, seninle birlikte görünmeye çalışanların olmadığı bir dönemde seni tanırım. her şeyden önce babanı tanırım. Babamla aynı kurumda çalıştı. Eskiden aynı mahalledendik. Benim seninle, ekonomik, siyasi vs. herhangi bir ilişkim oldu mu? Seninle pay edemediğim bir meselemiz var mı? Yok. O zaman ben sana karşı neden ard niyetli olayım. Bazı eylemlerini eleştirmek ard niyetlilik midir? Yanlışlarını elbette eleştireceğim. Bu olayı ben kafamdan uydurmadım ki’

-‘Doğru bu olayı mutlaka sana birileri söylemiştir. Ama, sen bana bir telefon açmadım. Mahmut, şöyle şeyle bir iddia var. Ne diyorsun demedin. Duyduklarını yazdın. Beni zan altında bıraktım Sen bana karşı ard niyetlisin’

‘Mahmut, senin kafana bu iki kelime yerleşmiş. Bize karşı şartlanmışsın.  Ama, sana şunu açık yüreklilikle söyleyeyim, sana karşı hiçbir ard niyetim yok ve olamazda. Ben direk seni hedef gösterseydim, sana telefon açardım. Ama. Ben senin adını vermedim. Bir iddiayı gündeme getirdim. Sen böyle bir şey yok, diyorsun. Bununla da yetinmiyorsun, bu tür iftiraları, dedikoduları çıkaranları müfteri ilan ediyorsun. Senin açından mesele kalmadı.’ diye açıklama getirdim.

Mahmut’u zar- zor ikna ettim. Gerçi ettiğimi de sanmıyorum. Çünkü, hiddeti ve şiddeti ayrılırken bile dinmemişti.

Gerçek gazetecilik zor bir iştir.

Ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranırsın. Gerçi bizim birilerine yaranmak gibi bir derdimiz, sıkıntımız yok.

Çünkü, istisnalar dışında yanlış yapmadığımız iddiasındayız.

Bunu söylerken sütten çıkmış ak kaşık da değiliz!

Sonuçta, bizde beşeriz.

Hani bir söz vardır; ‘Beşer şaşar’ diye. Herkes gibi bizde şaşarız, hata da yanlış da yaparız.

Önemli olan hata ve yanlışların tekrar edilmemesi, yeri geldiğinde özür dilenmesidir.

Son söz olarak Mahmut kardeşime teşekkür ediyorum.

Neden derseniz; konu sıkıntısı çektiğimi bir günde bana bu yazıyı yazma fırsatı verdiği için!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Badmintoncu müdür!
    • Trabzonspor Akyazı’ya taşınmalı!
    • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
    • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
    • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
    • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
    • Utku ve Hasan Bozoğlu!
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.