• BIST 96.400
  • Altın 144,467
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Trabzon 13 °C

MANA VE ŞAŞA!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Bazı insanların misyonu vardır.

Bu insanlar kendi görüşlerini imajları ile birleştirirler.

Misyon aslında iç dünya ile dış dünyanın ilişkisidir.

Misyon sahibi insanlar için anlamaktır as olan.

Misyon sahibi insanlar hayat felsefesini yansıtırlar.

Misyon etkidir.

Bir de misyonunu tamamlayan insanlar vardır? Sahi ne anlatılmak istenir bu sözle?

Tükenmek midir?

Ya da görevin sona ermesi midir?

Türkiye’de gerek iş dünyası, gerek siyaset, gerek sanatta hiçbir kişinin sözlüğünde misyonunu tamamlamak olgunluğu yoktur.

Gençleri görmek, gözetmek, kollamak yoktur. Kazık çakmışlardır bulundukları göreve. Anlamını bilmezler misyonun.

Mesela bir sanatçının misyonu yeteneğidir.

Yaptıkları bizlerin hayatından farklıdır. Yaratıcılığı bizlere göre daha çoktur. Onların eserleri vardır. O yüzden sanatçıdırlar. Misyonları ağırdır.

Ama ben sanatçı diyorum şarkıcı, komedyen ya da sinema oyuncusu demiyorum. Onların misyonu yoktur. Rollerini yapar ve paralarını alırlar.

Misyonu olan kişi aynı zamanda örnek olan kişidir. Çünkü etkileyicidir.

Bir insanı sevmek için ya da bizim için kıymetli olması için bizlere benzer yönlerini ararız. O insanı kendi ölçülerimizde severiz.

Onu kendisi olarak değil, kendimize göre severiz.

Misyonu olan ve topluma faydalı olmuş kişilerde bile, kendi sevdiklerimizdir misyon sahibi olanlar.

Kimisi Atatürk der, kimisi Recep Tayyip Erdoğan der.

İşte bu örneklerde hangi şık size göre daha yakın ve ulaşılmaz ise hatta özel ise odur sizin misyon sahibi gördüğünüz kişi.

Bu iki örnekte iki tarafın sempatizanları beni çok kınayacak biliyorum ama ikisini de insan olarak görmeyi deneyin.

Onlar da Allah’ın yarattığı kullardan sadece ikisi… Hepsi bu.

Hepimiz ölümlüyüz. Mustafa Kemal Atatürk misyonunu tamamladı ve başka bir boyuta geçti.

Her misyon sahibi sevilecek diye bir madde de yoktur. Bazılarının eserleridir onları sevdiren ve saydıran. Onların ışığı yetenekleridir.

Sahi sizin misyonunuz nedir?

Hiç düşündünüz mü?

Anne olmak mı? Eş olmak mı? Yazar olmak mı? Resim yapmak mı?

Nedir?

Misyonunuz her ne ise insanlık için de bir şeyler yapın, lütfen. Ve tabii layığı ile yapın lütfen.

İçinizde yaşattığınızdır misyonunuz.

Gönlünüzdür misyonunuz.

Misyon lüks değildir.

Misyon kahramanlık da değildir.

Misyon düş de değildir.

Misyon sizin nasıl bir insan olduğunuzu gösterir.

Amerikan sinemasının önemli aktörlerinden John Wayne, “En iyi silaha sahip olabilirsin, onu çekemedikten sonra…” der.

Yani misyon parayla satılmıyor. Kendince misyon sahibi olmaya çabalayabilirsin ama doğruyu bulamadıktan sonra; sadece kendini kandırırısın.

Misyon Etiler’de, Bağdat Caddesi’nde ya da Nişantaşı’nda satılmıyor maalesef.

Yani misyon parası olana özgü bir şey de değildir.

Aslında herkesin kendine özgü bir misyonu var. Bunu değiştiremezsiniz. Ancak güzelleştirebilirsiniz. Süslemelerle. Rol yaparak. İnsan dediğimiz varlık, nasıl gelmişse öyle gidiyor maalesef...

Misyon, “insanlara şükredin, elinizdeki ile yetinmeyi bilin” derken lüks arabalara evet demek değildir.

Misyon donanımdır.

Misyon mağdur edebiyatı yapıp yüzün üzerinde polisle tiyatroya gitmek de değildir.

Günümüzde misyon da bir değişik hal aldı. Bana göre misyon bir insanın manası iken, bugünlerde insanların şaşası oldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.