• BIST 104.596
  • Altın 229,684
  • Dolar 5,4660
  • Euro 6,2048
  • Trabzon 10 °C

Maraş Caddesi için üç alternatif çözüm!

Yer KULAK

  Trabzon ilinde trafik düzenlemesini, il trafik komisyonu yapıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı, komisyonun en etkin ismi. Başkan, il genelinde trafik akışını ve ulaşımı istediği gibi değiştirebilir. Kimse de gıkını çıkaramaz!

marac-caddesi.jpgOrtahisar ilçesinde trafiğin en yoğun olduğu bölgenin başında Maraş Caddesi gelir. Eskiden Uzun Sokaktan giden araçlar Atatürk Alanını dolaşır Maraş caddesinden batıya dönerdi. Volkan Canalioğlu Uzun Sokağı trafiğe kapattı, Orhan Gümrükçüoğlu ise Maraş caddesindeki trafik akışını batıdan doğuya çevirdi. Atatürk alanı etrafındaki açık dolmuş otogarını da kapattı. Kuzeyden doğudan batıya tek şerit yol verdi.
Maraş Caddesi, kent merkezinin kanayan yarası. Bu caddenin rehabilite edilmesi için üç alternatif var…
1.’si Müftü camisinin oradan başlayarak park girişine kadar yolun altına ikinci bir yol yapmak. Bugünkü teknikle yapılabilir. Bölgedeki otoparklara da giriş verilebilir. Ancak, maliyeti yüksek olur.
2.’si yolun Cumhuriyet Caddesi ile park girişi arasının trafiğe kapatılması. Bu durumda Gazipaşa’dan çıkış verilmeli, otoparklara giriş yan yollardan sağlanmalı. Kapama Suluhan altındaki otoparkın önündeki yoldan itibaren de olabilir. 
3.’sü Maraş caddesinin tek şeride inmesi. Cadde üzerinde bir iki cep ile indirme bindirme yapılır, dolmuş durakları kaldırılır. Caddenin kaldırımları genişler. 
Bir de Trabzon’daki dolmuş minibüsler, kesinlikle en az 20-25 kişilik olmalı ve duraklarda park etmemelidir. İki taksi nasıl bir minibüs olmuşsa şimdide iki minibüs bir midibüs olmalı. 
Bu önerilerimizi mevcut başkan Gümrükçüoğlu dikkate almadı inşallah yeni gelecek olan başkan alır ve Ortahisar ulaşımında devrim yapar.
 
Mart ayı dert ayı!

   Mart ayına dert ayı denmesinin nedeni, hava sıcaklıklarının değişkenliği, kış ile ilkbahar arasındaki geçiş dönemi olmasından ötürü insanların hastalıklara karşı kendini koruyamamaları ve daha kolay hastalığa yakalanmaları. Yani insan vücudunun direncinin en zayıf olduğu ay.

mart-ayi.jpg
Mart ayının dert ayı olması aslında kuzey yarımküredeki ülkeler için geçerli. Güney yarımkürede mart ayında yaz sonu sonbahar başlangıcı. 
Mart ayının eskiden bir başka özelliği de vergi ayı olması idi. Gerçi son yıllarda vergi ödeme işi de yıla yayıldı. Bir de yine eskiden şubat-mart aylarında mevsimlik sebze meyve yoktu. Üretilen sebze zamanında tüketilirdi. Son yıllarda seracılık başladı. Her mevsim, ürün yetiştirilir oldu. Serada ürün yetiştirme işinin maliyeti olunca fiyatlar da yükseldi. Ayrıca bir de meyvelerin soğuk hava depolarında saklanma olayı başladı. Normalde bir iki aylık ömrü olan elma, armut, ayva vs. soğuk hava depolarında istenildiği süre saklanıp piyasaya sürülür oldu. Soğuk hava deposu, elektrik kullanıyor. Üretim, finansman, işçilik, navlun, komisyoncu derken ürün maliyeti de artıyor. Buna da bir de plansız, programsız üretim eklenince fiyatlar tavan yapıyor.
Mart ayı gerçekten her yönüyle dert ayı! Bereket Mart ayı uzun sürmüyor!

Avusturya’da kilise  Trabzon’da cami!

Trabzon’un yetiştirdiği değerlerden biri olan yazar Harun Çelik, dün sosyal medyada iki farklı fotoğraf yayınladı ve ‘Soldaki Avusturya'da kilise önü, sağdaki Trabzon'da bir cami önü. Sorun din değil, sorun bir medeniyet algımızın olmayışı’ dedi. 

  Harun Çelik’in fotoğrafına ve paylaşımına gelen yorumlar ise şöyle; 
Hakan Bektaş: Ya habu Avusturyalılar harbi geri zekalı. Kilisenin önü bomboş en az 6 tane daha ev yapılırdı o boş alana
Kemal Abdioğlu: Onlarda devlet TRT payı değil kilise payı topluyor ve kesinlikle hiç bir işlerine karışmıyor.
Kemal Altınkaynak:  Durduğun yerde savaş mı çıkaracaksun da?
Nail Bilir: Angutlar kilisenin altına pasaj yapıp dükkanda kiraya vermez bu cahiller
Emrah Çavuşoğlu: Araklı Fatih Camii, oraya ev yapılsın diye ruhsat verende Araklı belediyesidir.
Nuh Aktaş: Avusturya’da yaşıyorum orası hallstadt gerçekten doğa harikası. Bizim Türkiye bunların medeniyetinin 500 sene gerisinde. Okulda öğretiliyor yere çöp atmamak, ağaç dikmek, hayvanları doğayı korumak, yüzme. İnsanlara yararlı birey olmak hepsi okulda öğretiliyor
Cengiz Bogoçlu: Akçaabat’taki Kavaklı Rahman caminde de aynı durum mevcut. İlk bakışta ben de o sandım.
Mustafa Yılmaz: Birazda fotoğrafı çeken arkadaşın işgüzarlığı var hocam. Bu caminin karşısında oturuyorum. Yani caminin dibinde gibi gözüken binalarla cami arasında bi 50 metre vardır. Caminin etrafı bu kadar göründüğü gibi dolu değil.
Dündar Dayı: Araklı'nın eski ana yol ile deniz arasında kalan kısım, betonarme ve şehir planlama tarihinin en rezil örneğidir maalesef... Üstelik 80'li yıllardan beri böyledir... Sokaklar paralel değildir... Denize 50 metre sokağa deniz esintisi ulaşmaz, çünkü sokaklar paralel değildir... Evler sıvalı değildir... Park, yeşil alana hiç değinmiyorum dahi...
Deniz Kenan: Abi sen daha iyi bilirsin, gidip görmek nasip olmadı. Fakat Kabe’nin bile etrafı gökdelenlerle sarılmış vaziyetteyken bu gayet normal. Çünkü ayni kafa bunlar orda da emevi gafasi burda da!
   Tuncay Kaşıkcı:  Ah sevgili hocam ah... Bu konuyu gündeme getirdiğimde işittiğim hakaretleri bir bilseniz. Madem o kadar iyiler sende hıristiyan ol diyenler en insaflıları... Gerisini var sen düşün...
Dileğimiz temennimiz, bu tür yapılaşmaya bundan böyle izin verilmemesi. Çirkin görüntülerin de ortadan kaldırılması…

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.