• BIST 115.642
  • Altın 318,890
  • Dolar 6,1029
  • Euro 6,5856
  • Trabzon 7 °C

Maraş Caddesi ya tek şerit olmalı ya da kapatılmalı!

Yer KULAK

  Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde bugün akşam saatlerinde kent içi trafik düzenlemesi için bir toplantı yapılacakmış. Belediye yetkilileri ve Şoförler odası başkanının katılacağı toplantının ana gündem maddesi Maraş Caddesi imiş!
Trabzon Ortahisar ilçesinde 300 küsur bin kişi yaşıyor. maras-caddesi-(2).jpgGündüzleri Ortahisar’ın nüfusu bire iki artıyor. Maraş Caddesi veya bir başka güzergah için yapılacak toplantıya, bu ilçede yaşayanların temsilcisi, Maraş caddesi ve çevresinde işyeri bulunanlar neden davet edilmez.
Maraş Caddesi gibi önemli bir artel için verilecek kararda Ortahisar’da yaşayanlar neden yok?
   Mesela, yarım asırdır Trabzon trafiğinde olup bitenleri bilen, gözlemleyen ve yaşayan biri olarak; mesela bu satırların yazarını veya onun gibi Ortahisar’ı bilenlerden birilerini neden toplantıya davet etmezsiniz. 
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, ‘Maraş Caddesi; bu kentin aynasıdır’ dedi ve doğru söyledi. 
Bu ayna bugün paslanmış, görüntü vermiyor. Temizlesen de faydası yok. Ayna aynalıktan çıkmış.
Bu caddeye çekidüzen vermek için yapılacak işlerden biri caddeyi tamamen trafiğe kapatmak veya cadde çevresindeki otoparkları düşünerek tek şerit haline getirmektir. İkincisi de tek şerit yapılacaksa trafik akışını batıdan doğuya değil, doğudan batıya çevirmektir. 
Maraş Caddesinin ’Trabzon’un aynası’ olması için bu önerilerimizin hayata geçirilmesi gerekir.

Bir değer konu da Gazipaşa ve Atatürk Alanı çevresindeki trafik düzenlemesidir.
Gazipaşa caddesinin mutlaka gidiş geliş iki şerit olması ve yol kenarındaki otoparkın kaldırılması gerekir. Gazipaşa çıkış ve iniş Boztepe istikametine olmalıdır. Köprü altından batı mahallelerin dolmuş durakları kaldırılmalı ve o bölgede yalnız doğu mahallelerine yolcu taşıyan minibüsler için durak yeri olmalıdır. İskele caddesi de yalnız girişe açılmalı. Dolmuş duraklarında araç değil araca binecek olanlar beklemeli.

Bugün Avrupa’nın hemen her ülkesinde kent merkezlerine gündüzleri araç girmesine izin verilmez. Nakliye ve Lojistik işleri gece yapılır. Bunu bir ince ayrıntı olarak toplantıya katılanlara bilgi olarak aktaralım. 

                                                                                                     Hasan KURT

Vergi kaçırmak  vergiden kaçınmak!

vergi-kacirmak.jpg  Bir vergici olarak şunu açıklama gereği duyuyorum. Evet vergi literatüründe vergi kaçırmak ile vergiden kaçınmak diye iki farklı kavram vardır.
Vergi kaçırma: bireylerin, şirketlerin ve diğer kuruluşların muhasebe hileleri ve yasa dışı işlemlere başvurarak ödemekle yükümlü oldukları vergileri ödememeleri olarak tanımlanabilir.
 
Vergiden kaçınmak ise şöyle bir şey: bir taşıt alacaksınız taşıtın fiyatı 50.000₺ bu taşıtın alımında 30.000₺ ÖTV, 14.400₺ de KDV var, taşıtı almaktan vazgeçerseniz, ÖTV de KDV de ödemezsiniz bu vergiden kaçınmadır. Ya da alkol ve tütün üzerinden alınan vergiler çok fazla, alkol de tütün de içmezseniz bu vergileri de ödemezsiniz bu vergiden kaçınmadır. Vergiden kaçınmanın vergisi mevzuatında cezası yoktur. Hiç kimseye "niçin alkol ve tütün içmiyor, vergisini vermiyorsun" diyemezsiniz.
Bağış da vergi mevzuatında yer alan bir kavramdır. Burada hem bağışın miktarı hem de yapıldığı kurum özellik arzeder.
Bir de hukukta muvazaa ve kanuna karşı hile kavramları vardır. Vergi incelemelerinde bu ayrıntılara biz dikkat ederdik...
Sanırım, Kızılay'a yapılan bu bağışın ne olduğu şimdi daha iyi anlaşılıyordur!!!... 
                                                                              (Uğur Gökalp)

Ünlü avukatın bisiklet sefası!

 unlu-avukat.jpg  Trabzon’da hatta ülkenin dört bir yanında ‘kör’ avukat lakaplı Osman Cora’yı tanımayan yoktur. Osman Cora, Hukuk fakültesi sonrası Trabzon’un o dönemler en yakışıklı ve ünlü avukatlarından biri olan Yusuf Kuvvet’in yanında stajer olarak bulundu hatta bir süre çalıştı. AKP milletvekili Salih Cora’nın ağabeyi olan Osman Cora, şahsına münhasır bir isimdir. Demokrattır, muhabbeti sever, arkadaş canlısıdır, görme konusunda az da olsa sıkıntısı vardır. Bunu da çoğu zaman kendisi söyler… 
 
Bu görme olayını çokları farklı yorumlar. Kimileri, görmüyor ama maç seyretmeye gidiyor, kimileri görmüyor ama paranın rengini ayırt ediyor, şeklinde söylemlerde bulunur.
  Osman Cora, öyle kimilerinin söylediği gibi işine geleni görüyor, gelmeyeni görmüyor, yapıda biri değildir. Adam gibi adamdır. İşini severek yapan ve oyunu kurallarına göre oynayan biridir.
 
Görme sıkıntısı olan Osman Cora, dün Türk Radyasyon Onkolojisi Derneğince düzenlenen kanser haftası etkinliklerine katıldı ve farkındalık yaratmak için bisiklete bindi, pedal çevirdi. Osman Cora’nın bisiklet sürerken fotoğraflarını görenler, önce fotoğrafın foto montaj olduğunu düşündüler. Cora ile birlikte etkinliğe katılan Miraç Özağcı, ‘Osman bey benden daha iyi bisiklet sürüyor. Osman beye kim kör diyorsa halt etmiş’ dedi. 
Osman Cora, her yerde ve mekanda farklılık yaratmayı sürdürüyor.

                                          **************

  Ölüm korkusu üzerinden bir din, din üzerinden bir soygun ve celladına aşık bir millet. Uyu yavrum ninni! Ölümlerle, soygunlarla uyutayım seni!
Bu arada cambaza bak ve hokkabazı alkışla.
Sirk bu, gerçek değil!
Heyt lan!
Ey Rusya, ey Amerika, ey Avrupa.....
Alkış, alkış, alkış!!!

Satılık kanal manzaralı arsa var.
Pazarlama önemlidir.
Dünya beşten büyüktür!
Öldürmeyi siz iyi bilirsiniz!!!!

Bi dakka doktor bey geliyorum, kapatmayın tımarhanenin kapısını dışarısı çok tehlikeli !
İmza; İtibarsız bir deli. 
(Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

                                                    ****************

  Modern dünyada işgaller artık Roma İmparatoru Jül Sezar'ın Anadolu'ya gelip Pontus kralı II. Farnakis'i mağlup edince Latince geldim, gördüm, yendim anlamında ''Veni vidi vici!'' demişti. O zamanlar savaşlar sadece ordularla yapılıyordu. Günümüzde ise asıl savaşlar modern bir toplumun sahip olması gereken diplomasi, ekonomi, teknik, kültür gibi bir çok unsurun yanında ordularla yapılıyor. Yâni sırf ordularla bir ülkeyi işgal etmek ve orayı silah zoruyla kolonileştirmek savaşların en ilkel olanıdır. Çoğu zaman ordu o modern toplumun sahip olduğu güçlü kurumları tamamlayan bir şeydir. Bugün Türkiye'de iktidarda olan muhafazakâr İslamcı kılıklı, milliyetçi kuyruklu liberal bukalemunların bir türlü anlayamadığı şeyin tam olarak içeriği de budur. Kalkınmayı sadece ülkeyi maddi açıdan imar etmek olarak algılıyorlar. Ciddi bir kültür ve eğitim politikaları mevcut değildir. Dünyayı hâlâ kılıçla fethedip yönetebileceklerine inanıyorlar. Bu düşünceyle siyasi propaganda için filmler ve diziler çekiyorlar. Oysa modern bir devletin eğitim, kültür, teknik, ekonomi gibi kurumlarını gerektiği şekilde tahkim etmek en az ordu kadar hatta ordudan bile daha önemlidir. Ama bunu duble yol zekâlı imam hatip mezunu taşralı politikacılarına izah edemezsiniz. 
(Metin Kondel)


 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.