• BIST 88.125
  • Altın 337,580
  • Dolar 6,4499
  • Euro 7,1137
  • Trabzon 9 °C

Maşatlık’taki o mezarlık Anıtlar Kurulu’na takıldı!

Yer KULAK

  Geçenlerde, Trabzon’da tasvip etmediğimiz bir olay yaşanmıştı. Vefat eden Zehra Çolak adlı Hıristiyan bir Türk vatandaşının defnedildiği Maşatlık’taki mezarının haç işaretli tahta baş ayakları yerinden koparılmış ve yakılmıştı…
  Olay, epey sansasyon yaratmış, Trabzon Valiliği önce böyle bir olayın yaşanmadığını açıklamış, bu açıklamadan bir veya iki gün sonra olayın failleri yakalanmış ve pişman olduklarını söyleyerek özür dilemişlerdi. Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nün de olayın peşini bırakmadığını ve failleri kısa süre içerisinde yakaladığını belirteyim. 

  O gün bugün vefat eden Hıristiyan Türk vatandaşı Zehra Çolak’ın ve eşi Veysel Çolak’ın kim olduğunu hiç merak etmedim. Zehra hanımın yabancı uyruklu olabileceğini ve muhtemelen Türk adı aldığını tahmin etmiştim. 
Dün, gazetenin sabit telefonundan Veysel bey isimli bir vatandaş benimle görüşmek istediğini söyledi. 
-‘Hasan bey, ben bir süre önce vefat eden Zehra Çolak’ın eşi Veysel Çolak’ım. Yazınızdan ötürü size teşekkür ediyorum.’
Telefondaki kişi vefat eden Hıristiyan vatandaşın eşi olunca kendisine birkaç soru sordum.
-Sayın Çolak, siz kimsiniz, nerelisiniz, eşiniz sonradan Müslüman olan yabancı bir kadın mıydı?
-‘Hasan bey, ben yıllarca Affan Kitapçıoğlu Lisesinde öğretmenlik yaptım. Akçaabat Salacık’lıyım. Eşim de Türk. Eşim ve ben Hıristiyanlığı tercih ettim. Anam, babam, çocuklarım Müslüman.’
‘Beni, teşekkür etmek için mi aradınız, yoksa bir sıkıntı mı var?
-‘Hem teşekkür hem de karşılaştığımız sıkıntı nedeniyle. Hasan bey, eşimin Maşatlık’taki mezarlığa defni için Trabzon Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğünden izin aldık. Mezarlıklar Müdürlüğü defin için izin verdi. Maşatlık’taki Mezarlık, birkaç yüzyıllık mezarlık. Santa Maria Kilisesinin tapulu malı. 2 bin 700 metrekarelik mezarlığın, düzenlenmesi için Kilise, mimara bir proje çizdirdi. Proje, Anıtlar Kuruluna gitti. Anıtlar Kurulu projeyi kabul etmedi. Neden, niçin kabul etmedi bilmiyoruz. Orası Hıristiyan cemaatin resmi mezarlığı olmasa idi, zaten mezarlıklar müdürlüğü defin izni vermezdi. Bir de mezarlıklar müdürlüğü, mezarlığın defin listesini istedi. Kilise kayıtlarında bu listeyi hazırlıyoruz. Liste farklı alfabe ve dille yazılmış’.
- O mezarlığa en son 1956 yılında Mimiko Kafato’nun defnedildiğini yazmıştım. Ancak, 10-15 yıl önce vefat eden bir turist kadında oraya defnedilmişti. Onu yazmamıştım. Trabzon şehir içerisinde birkaç eski Müslüman mezarlığı var. Bildiğim kadarıyla bu mezarlıklara defin yapılmıyor.
-O konuda bilgim yok. Bizim mezarlık tapulu resmi Hıristiyan mezarlığı. Mezarlığımızın düzenlenmesi ve koruma altına alınması için eski belediye başkanı Orhan Gümrükçüoğlu ile görüşmüştük. Orhan bey bize, ‘Ben Müslümanlara yer bulamıyorum, size mi bulacağım’ mealinden cevap vermişti. Çok üzülmüştük. Biz kendisinden mezarlık yeri istemedik, mezarlığımızın düzenlenmesini istemiştik’.
Veysel Çolak hocaya başsağlığı diledik. 
                                             
   ***************
   Dünyanın birçok ülkesinde mezarlık ziyaretimiz oldu. Finlandiya’daki mezarlıklara hayran kalmıştım. Güney Kore’nin Pusan kentinde 2. Dünya Savaşında Kore’de ölen farklı ülke askerleri için yapılmış mezarlıkta öyle idi. Çimenlik ve çiçek bahçesi gibi… Avrupa ülkelerinde, Rusya’daki mezarlıklar bile bizim mezarlıklarımızdan daha düzenli ve temiz.

                                                                                        Hasan KURT

                                               *******************

İstanbul’daki o gece ve Coşkun Demirsoy!

   Trabzon’dan bir başka ülkeye, kente vs. gittiğimde genelde izlenimlerimi yazarım. 3-4 günlük İstanbul seyahatimi birkaç cümle ile geçiştirdim. Dün, İstanbul’dan arayan birkaç dostumuz neden yazmadığımızı sordu. 
Merakı gidermek ve az da olsa Trabzon’da yaşayanlara sitem etmek için birkaç satır yazayım.
  ii-007.jpg
 Önce, Karadeniz Spor Adamları ve Kültür Yardımlaşma Derneği’nin Trabzon’un Rus işgalinden kurtuluşunun 102.yıldönümü nedeniyle düzenlenen geceden bahsedeyim.
 
Spor adamları derneğinin başkanı Trabzonlu ünlü kalp doktoru Ergun Demirsoy’un abisi çocukluk arkadaşımız iş adamı Coşkun Demirsoy… Coşkun ve dernek yöneticilerinin Ataşehir’de Marriott Otelin balo salonunda düzenledikleri gece her yönüyle gerçekten muhteşemdi. Volkan Konak’ın performansı mükemmeldi. Volkan, sahnede ayrıca bize de jest yaptı ve ismimizi birkaç kez söyledi. Sunay Akın sahnede uzun kalması nedeniyle kimilerince eleştirilse de esprileri ve anlatımıyla geceye renk kattı.
  Coşkun kardeşimiz, işi gücü bir kenara bıraktı, bir aydır bu organizasyonla uğraştı ve gerçekten dört dörtlük bir ev sahipliği yaptı. Gerçi bizim Abdurrahman Akyol, Berkay ve dernek sekreteri Nagehan da başkanlarından geri kalmadılar. 
Geceye katılanların bir iki istisna dışında hepsi başı bağlısı açığı, sakallısı sakalsızı, giyimi ve kuşamıyla göz kamaştırdı. İstanbul’da o kadar çok Trabzonlu var ki, her ilçede bir etkinlik düzenlense salonlara sığmaz. 
 
 Geceye hemen her kesimden ve her siyasi görüşten insan katıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sinema sanatçısı Kadir İnanır, Milli takımlar teknik direktörü Şenol Güneş, BJK eski teknik direktörü Abdullah Avcı, iş insanı Safa Bayar Yavuz,  TS eski ve yeni yöneticilerinden Eda Lermi, Ali Uzunay, İçişleri eski bakanı Abdulkadir Aksu’nun oğlu Trabzon eniştesi Murat Aksu, Dr. İbrahim Şahin, Dr. Köksal Güney, Mehmet Emin Özer,  eski topçulardan Hüseyin, Lemi, Ali Kemal, Serdar, Hami, Necati, Adem Kılıç ve yüzlerce sima…
Gurbette yaşayan Trabzonluların büyük çoğunluğu, farklı görüşlerde olsalar da bu tür etkinliklerde bir araya geliyorlar. Gerçi, kimileri farklı kimileri de siyasi nedenlerle katılmıyor. Halbuki bu tür etkinliklerde siyasi kimlik bir yana bırakılmalı hemşeri kimliği öne çıkarılmalı. 
   
Geceyi düzenleyen dernek yöneticilerini ve başkan Coşkun Demirsoy’u bir kez daha kutluyoruz. Bir etkinlik ancak bu kadar güzel olur… Darısı Trabzon’da yaşayanlara!..
 
 İstanbul’da bir de TFF yönetim kurulu üyesi Mustafa Hacıkerimoğlu ile Etiler’deki ofisinde, Aşhan’ın patronu Şemsi Hancıoğlu ve Muhmut Aksu ile Maslak’ta, TS eski yöneticisi Coşkun Bülbül ile Beylikdüzü’nde, İGS İsmet lakaplı TS eski yöneticisi İsmet ve oğlu Oktay Özer ile Karpi’de ve TS asbaşkanı Mehmet Yiğit Alp ile Beylerbeyi’ndeki karargahında uzun uzadıya sohbet ettik, Trabzon’u ve Trabzonspor’u masaya yatırdık… İstanbul’da tanıdıklarımızı, arkadaşlarımızı ve dostlarımızın her birini ziyaret etmek istesek, inanın ömür yetmez!

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.