• BIST 103.781
  • Altın 272,341
  • Dolar 5,7505
  • Euro 6,3344
  • Trabzon 16 °C

MEĞERSE…

Gürsel ÖZGÜR

‘’İnsanları istediği gibi kullanan güç, düşünceler ve bu düşünceleri tanıyan ve yayan kimselerdir.’’ diyen Mustafa Kemal, adeta kafasını kuma gömen devekuşları gibi olmayarak, bedeli kendisine ağır ödetilse de gerçekleri söylemekten hiçbir zaman geri durmadı.
  Gerçekleri görmenin ve öngörülü olmanın yolunun da tabii ki çok okumak ve dolayısı ile bilmekten ve geçtiği de aşikârdır. Dönemin Eğitim Bakanı Vasıf Çınar, ‘’Niçin bu kadar çok okuyorsunuz?’’ diye Atatürk’e sorar. O’nun cevabı, ‘’Ben çocukken yoksulduk. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydım, bu yaptıklarımın hiçbirisini yapamazdım’’ şeklinde olur.
  Okumak, malum olduğu üzere karanlığın ve gericiliğin en büyük düşmanıdır, bu yüzden karanlık zihniyetten nemalananlar toplumun aydınlanmasını engellemek için her yolu denediler, deniyorlar ve deneyeceklerdir. Çaresi okumaktır, ancak maalesef dünya sıralamasında, okuma oranında çok gerilerdeyiz.
  Atatürk’ün aydınlanma devriminin devam etmemesi sorunları da beraberinde sürükleyip bugünlere getirmesine neden olmuştur.
  Somut olarak, özellikle Halkevlerinin ve Köy Enstitülerinin kapatılması aydınlanma sürecini sekteye uğratmıştır.
  Keza, seçim kazanma uğruna halk yardakçısı, hesapsız harcamalar da mali iflasa kadar götürmüş ve 1960, 1971, 1980 darbelerinde de önemli rol oynamış ve devrimi akamete uğratmıştır. Aynı hesapsız harcamalar maalesef hala süregelmektedir.
Devrimler sayesinde neler kazandıklarımızı kısaca hatırlayalım mı? Sahip olduklarımızın kıymetini kaybedildiğinde değil zamanında, varken bilmeliyiz.
Kadınlarımız ilkel baskılardan kurtulmuş ve sosyal, ekonomik alana dâhil olarak mali katkılarda bulunmuştur. Eğitim, kültür, bilim ve sanat kuruluşlarına sahip olunmuş ve nitelikli insan kaynağı oluşmaya başlamıştır. Tarım, sanayi ve bayındırlıkta önemli gelişmeler kaydedilmiştir. 
  Kısaca ifade ettiğim bu önemli kazanımlar halen ciddi tehlikelerle karşı karşıyadır. Sevr batağından ülkeyi büyük beceri ve cesaretle çekip kurtararak 1950’ye kadar görkemli bir hızla ilerlememizi sağlayan, bugünkü hür ve demokratik ortamda olmamızı borçlu olduğumuz Atatürkçü düşünce sistemine, ruhuna bağlı kalarak istismar edilmeden ve gecikmeden dönülmelidir.
  Fırsat vardır, kaçırılmamalıdır. Son seçimlerde; doğru, dürüst, içten, insana dokunan ve çalışkan siyasetçileri kucaklamak ve yüceltmek üzere, Halk ne kadar susamış meğerse, bunu görmüş olduk.
  Meğerse fırsat tanındığında toplumun içinden ne cevherler çıkabiliyormuş, hep aynı yüzlere, siyasilere mahkûm değilmişiz.
  Meğerse Particilikten ziyade doğru aday tercihlerinin kazanım sağladığı gerçeği  yıllarca görülmezden gelinmiş.
  Meğerse insanları saf, bilgisiz, duyarsız niteleyenlerin aslında kolaycılık yaptığı, onları önemseyen, kucaklayan, ötekileştirmeyen, sevgi dilini kullanan birisi bulunduğunda adeta için için yanan kraterin püskürmesi gibi nasıl da duyarlılaştığını göstermiş oldu.
  Meğerse kendilerine hakaret eden, sürekli toplumu parçalara bölen, senden benden paranoyası yaratarak yandaşlarına maddi çıkar sağlayan, kibirden çirkinleşen, yalan üzerine politika üreten, nitelikten ziyade biatçiler tarafından yönetilen toplumun, çaresizlik içinde aslında umut arayışında olduğu ve bulduğunda nasıl sahiplendiği görülmüş oldu.
  Meğerse Atatürk heykellerine saldıranlar, iki ayyaş tanımlamaları yapanlar, aşağılayarak itibarsızlaştırma amacında olanların çabalarının ne kadar beyhude ve sonuçsuz olduğu görüldü, Milletin Kuvayı Milliye Ruhu ile Atatürk’ü sonsuza dek sahipleneceği gerçeği kabullenmek zorunda kalındı.
  Meğerse sandıklara sahip çıkmak en az oy kullanmak kadar önemliymiş. Sanırım, bu zamana kadar ki seçimlerde gerçek oy oranları sandıkların sahipsizliğinden böyle olmuş.
  Meğerse Her Şeyin Çok Güzel Olması için doğru kişinin bulunması lazımmış…
Saygılarımla,Sağlıcakla kalın…

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.