• BIST 103.118
  • Altın 270,162
  • Dolar 5,7755
  • Euro 6,3762
  • Trabzon 17 °C

Menderes de kiliseci mi?

Hasan Kurt

Trabzon Ayasofya Müzesinin değil tamamının, yarısının bile camiye çevrilmesine karşı olduğunu gerekçelerimle yazıp duruyorum. Aslında bir yerde Trabzonlunun, bu ülkede demokratların, demokrasiye inananların, aklıselimlerin tercümanı da oluyorum.

Diğer yandan, din şemsiyesi altına sığınan bir kesimin de hedefi oluyorum.

Onlara göre; ben Kiliseci, Onlar camici!

Onların bu söylemine göre, bugün demokrasi kahramanı ilan ettikleri eski başbakanlardan Adnan Menderes de kiliseci…

Neden derseniz; Ayasofya’yı Müze haline o getirtti de ondan…

***

 

Ayasofya; eski adı ile Aya Sofia Müzesi, camisi Trabzon İmparatoru 1. Manuel (1238- 1263 yılları arasında) tarafından Kilise olarak yapıldı. O tarihte Trabzon’da olan çok sayıdaki mabet, fetihten sonra camiye çevrilmişti. Ortahisar, Yenicuma, Sotka, Pazarkapı, Çömlekçi vs. camileri gibi…

Fatih Sultan Mehmet Han, ne hikmetse Ayasofya’yı camiye çevirmedi… Kilise olarak bıraktı…

İstanbul’un, eski adıyla Konstantinopolis’in Haçlı seferleri sonrası Latinlerin eline geçmesinden sonra Trabzon’a kaçan Komnenoslar, Roma İmparatorluğunun bir şehir devleti olan Trabzon’u (veya sınırdaki bir ili) yeni imparatorluklarına başkent yaptılar. Trabzon’da onlarca yeni kilise yaptıkları gibi mevcutları da onardılar. İmparatorların taç giyme törenin gerçekleştirildiği Ortahisar Fatih Camisini (Altınbaşlı Meryemana Kilisesi) bile tamamıyla yeniden yaptılar.

Komnenoslar; İstanbul’da Latinlerin elinde olan Ayasofya Kilisesinin bir benzerini Trabzon’da inşa ettiler. Bu kiliseyi İstanbul’daki Ayasofya’nın temsilcisi, sembolü olarak görüyorlardı.

Trabzon’daki Ayasofya için, kent merkezine yakın denize kenarında ve deniz seviyesinden biraz yüksek kayaların üstündeki bir arazi belirlendi ve bugünkü mabedi yaptılar. Kilisenin duvarlarına içten ve dıştan dönemin en iyi ustaları süsleme yaptı. İmparatorun, kraliçenin vs. resimleri nakşedildi…

Aya’nın sözlük anlamı kutsal, Aziz! Sofie’nın ise Bilgelik…

Ayasofia veya Ayasofya; kutsal bilgelik, ilahi bilgelik… Bu da Ortodoks mezhebine göre tanrının üç niteliğinden biri…

***

 

Osmanlı döneminde camiye çevrilmesine rağmen, Müslümanların pek ilgi göstermediği bu mabed, Osmanlının son döneminden 1960’lı yıllara kadar bakımsızdı, haraptı… Adnan Menderes’in emriyle, 1958-61 yıllarında onarılan ve müze haline getirilen Ayasofya’nın, birkaç yıl önce yarısı camiye çevrildi.

Bizde, bu olaya karşı çıktık. Ayasofya’nın müze olarak kalmasının daha doğru ve isabetli olacağını yazdık, savunduk ve savunmaya devam ediyoruz.

Ayasofya neden, niçin cami olmamalı?

Biz müze olarak kullandığımız eski kiliseyi camiye çevirdiğimizde, Balkanlar’da ve dünyanın muhtelif yerlerindeki asırlık camilerimizin kiliseye veya başka bir amaç için kullanılmasına nasıl tepki koyarız. Adamlar, Ayasofya örneğini göstermezler mi?

İkincisi, bu yapıt bir kültür mirası! Bu kentte, bu bölgede asırlarca önce yaşamış olanların bize bıraktığı bir tarihi miras… Bu diyarda 800 yıl önce yapılmış ve ayakta kalan nadide yapı…

Üçüncüsü, bu yapıt müzeye çevrildiğinde 100 metre yakınında bir cami yapılmış. Daha sonra bölgede çok sayıda cami inşa edilmiş. Bu eserin yarısının veya tamamının camiye çevrilmesinin, dinle diyanetle, imanla uzaktan yakından ilgisi yok. Bu uygulama din eksenli siyaseti rehber edinenlerin bir hamlesidir.

Fetih’in taçlandırılması. Fatih’in vakfiyesi vs. gibi söylemler boş söylemlerdir. Eğer öyle olsaydı, Fatih Sultan Mehmet ilk etapta Ayasofya’yı camiye çevirirdi.

***

 

Şimdi bunları yazınca; ANAP döneminde Milli Mücadelecilerle, MHP döneminde Süleymancılarla, AKP iktidarında Milli görüşçü ve Fetocularla içli dışlı olan ve kendisini muhafazakar olarak tanımlayan zat, bizi Kiliseci yapıyor, belirli kesime hedef gösteriyor.

Ve üstelik bu zat, Trabzon’u, Trabzon tarihini de bilmez… Zaten Trabzon’un talihsizliği Trabzonluluğu içine sindiremeyenlerin, kentlileşemeyenlerin Trabzon yönetiminde söz sahibi olmalarıdır!

Bu zat; ne yazarsa yazsın, biz doğruları gerçekleri yazmaya devam edeceğiz…

***

 

Bu zat, ikide bir beni, İmam- Hatip ve İlahiyat fakültelilere hedef gösteriyor.

Benim azılı bir İmam-Hatip düşmanı vs. olduğumu yazıp duruyor.

Sapla samanı bilerek ayırmıyor…

Ben, İmam-Hatip okullarıyla Türkiye’nin çağdaş, muasır medeniyete ulaşamayacağını, bu okulların biat kültürü ile eğitim verdiğini, sayılarının ülkenin din adamı ihtiyacına göre belirlenmesini savunuyorum..

Feto okullarının, tarikat yurtlarının vs. da aynı olduğunu iddia ediyorum.

Bu iddiamı da, 40 yıl önce kısa bir süre de olsa öğretmenlik yaptığım yatılı Trabzon Öğretmen Okulundaki ve daha sonra yaptığım araştırmalarla teyit ettim.

03-16 yaş arası, bir gence eğitimle istediğiniz görüşü verebilirsiniz. Beynini yıkarsınız, anarşistte yaparsın başka bir şey de! Hele bu okullar yatılı ve kontrollü ise, öğrencinin yönetimin siyasi görüşü dışında başka bir görüşte olma şansı yoktur!

Yıllar önce, dönemin Milli Eğitim Bakanlığı müsteşarı Bener Cordan’a, Türkiye’de asker yetiştiren iki eğitim kurumu bulunduğunu, bunlardan birinin harp okulları diğerlerinin de din ve biat kültürü eksenli eğitim veren İmam- Hatipler, cemaat, tarikat okul ve yurtları olduğunu söyleyen biriyim.

Ve bugün, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası TV’lerde nutuk atan çok sayıda asker, ilim ve bilim adamı maalesef benim yıllar önceki iddiamı gündeme getirmeye başladılar.

***

 

Bu iki konuda daha detaylı da yazabilirim... Kısa ve öz yazdım. Ama ben ve benim gibi insanlar ne yazarsa yazsın, ne söylerse söylesinler, bizim yaptığımız Rus yazar Tolstoy’un dediği gibi, cahilin, cuhelanan ateşine odun atmak gibi bir şey…

Bizim amacımız ateşi körüklemek, yaymak değil, insanları aydınlatmak… İnsanları aydınlatmaya bıkmadan usanmadan devam…

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.