• BIST 86.215
  • Altın 250,378
  • Dolar 6,0520
  • Euro 6,7736
  • Trabzon 20 °C

MENOPOZ VE SEMPTOMLARI

Dr. Hasan AKYÜZ

   Doğal bir biyolojik süreç olan menopoz, son adet döneminden 12 ay sonra ortaya çıkan, adet görmenin ve doğurganlığın kalıcı sonudur. Menopoz, sanıldığının aksine, bir hastalık değil hayatın doğal döngüsünün bir parçasıdır. Menopoza girme yaşı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ortalama 45-55 civarındadır. Menopozun kadın hayatının doğal bir parçası olması bu dönemin hiçbir şey yapmadan izlenmesi anlamına gelmez.
    Kadınlarda menopoz dönemine bağlı yaşanılan rahatsızlıkların başında sıcak basması, aşırı terleme gelmektedir ve bu şikayet ortalama 3-5 yıl sürmektedir. Hastalarımızda çok yoğun şikayetlere neden olan bu semptomun beyinde ısı regülasyon merkezinin olduğu ‘hipotalamus’ta oluşan değişiklikler nedeniyle olduğu düşünülmektedir. Aşırı yorgunluk, sigara, kafein, alkol, yağlı-baharatlı yiyecekler, stres ve çevresel faktörlerin sıcak basma şikayetinin artmasına neden olduğu bilinmektedir.  Sıcak basma şikayetinin çoğunlukla 3 ile 5 yıl arası sürmesi beklenmekle beraber bazı kadınlar çok daha uzun süre bu şikayeti yaşamaktadırlar. Yapılan çeşitli bilimsel çalışmalarda egzersizin sıcak basma  şikayeti üzerinde olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir. Berlin’de yapılan bir 
çalışmada, düzenli fiziksel egzersiz ile menopozal dönemdeki sorunların azalması arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu saptanmıştır. Mevcut literatürde egzersizin, fitoterapinin ve özellikle soya ürünlerinin vazomotor yakınmaları azaltmada etkili olduğunu belirtir birçok yayın bulunmaktadır. 
   Menopozdaki hormonal değişikliklerin merkezi sinir sistemi üzerinden birtakım ruhsal değişikliklere yol açıp duygu durum ve davranışları etkileyebileceği düşünülmektedir. Menopozda görülen duygu durum değişiklikleri; gerginlik, sinirlilik, halsizlik, cinsel isteksizlik, sık ve kolay ağlama, irritabilite artışı, uykusuzluk, konsantrasyon güçlüğü, iştah artışı, karakter değişiklikleri, unutkanlık, erken uyanma, çabuk öfkelenme ve toplumdan uzaklaşma isteği şeklinde sıralanabilir. Sonuç olarak, epidemiyolojik incelemeler kadınlardaki duygu durum değişikliklerinin en yüksek oranının östrojen düzeylerinin hızlı oynamalar gösterdiği doğum sonrası dönemler ile menopoz öncesi ve menopoz sonrası dönemlerinde olduğunu göstermektedir. 
  Menopoz döneminde tedavi arayışında olan kadınların eğitim düzeyi yüksek olan kesimde daha fazla olduğu ve eğitim düzeyi yükseldikçe alternatif tedavi uygulama oranlarının da yükseldiği görülmektedir.  Genellikle kültürel yapılarıyla bağdaşan tedavi yöntemlerini tercih eden kadınlar bu yöntemler arasında akupunktur, yoga, rahatlama hareketleri, manipülasyon teknikleri, meditasyon, egzersiz yapmayı veya geleneksel ilaçlar, doğal östrojen kaynakları, diyet, vitamin ve mineral desteği almaktadırlar. Unutulmamalıdır ki söz konusu sağlık olunca en doğru davranış Hekimlerin tavsiye edeceği yolu izlemek ve uygun destek ve tedaviyi almaktır.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.