• BIST 97.141
  • Altın 242,390
  • Dolar 6,2773
  • Euro 7,3787
  • Trabzon 23 °C

MESELE EKONOMİYSE …

Ekrem SEYMENOĞLU


Lig maçlarının oynanmadığı hafta sonları lütfen ülke literatüründen kaldırılsın. Şu zevksiz milli takım maçlarının arasında da lig oynansa mı ne yapsa bilemedim ki. Gerekirse yedek oyuncularla oynansın ama yine de oynansın. Zaman geçmiyor, keyif vermiyor, e tabi bir de malzeme çıkmıyor. Yalnız ne yalan söyleyeyim uzun zaman sonra ilk kez milli takım zevk verdi ve iyi futbol oynadı. Muhteşem geri dönüş için tebrik etmek lazım. Tebrik biz ederiz etmesine ama sanmasınlar ki bu takımdan cacık olur. Bozuk saat bile günde 2 kere doğruyu gösterir, olsun o kadarcık. 
Gelelim biz Trabzonspor’ a, ülke genelinde bile yalnızlaştırıldığımız şu günlerde bize ne varsa yine Trabzonspor’ dan var. Biz bir Trabzonspor’ u anlıyoruz onu da yanlış anlıyoruz ya da anlatamıyorlar. Bir Burak Yılmaz meselesidir gidiyor. Çözülemedi mübarek, transferi bitse maaşı bitmiyor, maaşı bitse yediği içtiği bitmiyor, o bitse şikayeti bitmiyor. 
Yeni gündemimiz alacaklarından ötürü kulübü şikayet etmesi. Her zaman söyledim yine söylüyorum, her futbolcu maaşını almakta, istemekte haklıdır. İstemiyorsa zaten orada bir tuhaflık vardır. Biz Türkler ne yazık ki her olaya duygusal yaklaşıyoruz. Ülke yönetirken de kulüp yönetirken de şirket yönetirken de hep duygusalız. Hiç profesyonel olamadık. Siz bakmayın başında profesyonel futbol kulüpleri yazdığına, birçoğu amatörden daha amatördür. 
Burak’ ın neler yaşadığını, ne tür muameleler gördüğünü, içeride neler döndüğünü bilemiyoruz. Bu nedenle çok net konuşamamakla birlikte sadece yorumlarımızı yapıyoruz. Başkan Ağaoğlu’ nu ve asbaşkan Hacısalihoğlu’ nu sevmekle birlikte kulüp içinde bulunduklarından dolayı mutluyum. Lakin bu yanlışları olduğunda eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmez. Eleştireceğim zaman şunu bilirim ki her iki başkan da benden çok daha Trabzonsporludur, bu kulübe çok fazla hizmet etmiştir. Onlar bir icraat yaptıklarında vardır bir bildikleri diye düşünürüm, düşünmek isterim.
Anlayamadığım konu şu ki ; her iki duayen başkan her fırsatta ekonomiden dem vurmakta, yaşadıkları ekonomik zorluklardan bahsetmektedir. İkisi de ekonominin düzelmesi için olan gücüyle çalışmaktadır. Kulübün ekonomik meselelerinin bu denli önemli olduğu şu günlerde, transfer tahtasının kapandığı bu dönemde kulüp tarafından Burak Yılmaz’ ın sözleşme detaylarını paylaşmak, aldığını alacağını bizlere hatırlatma işi nereden çıkmış çok merak ediyorum. Böyle bir işe nasıl müsaade ederler veya nasıl yaptırırlar. 
Burak Yılmaz' ın maliyetinin yüksek olduğunu yedi düvel biliyor zaten bunu açıklayarak bu kadar maliyetli bir oyuncuyu kaybetmenin, toplumun önüne atmanın TRABZONSPOR' a nasıl katkı sağlayacağını düşündüler.
Burak YILMAZ takımda kalmıştır. Sizin artık yapmanız gereken takıma katkı yapmasını sağlamakken futbolcuyu kaybetmek adına adım atmak kulübün ekonomisini korumak mıdır yoksa zarara uğratmak mı dır? 

Burak Yılmaz oynasa da oynamasa da bu parayı alacaksa BECERİN de oynasın, KAZANDIRSIN öyle KAZANSIN... !

Yöneticilik budur , bunun için oradasınız, sizin kaliteniz ve tecrübeniz bunu gerektirir. 
Eğer Mesele Ekonomiyse sizin bu yaptığınız külliyen yanlıştır. Kulübe ekonomik zarardır. 

Yok Mesele ekonomi değil kendinizi ispatlamaksa kusura bakmayın bu taraftarın sizlerden çok Trabzonspor’ un Başarısına ihtiyacı var. 
Sizler bu başarıya ulaşmak için araç olarak hizmet edin diye oradasınız, kendinizi ispatlamak için değil !!! 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.