• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Trabzon 17 °C

METAL YORGUNLUĞU

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Tomris Uyar’ın öykülerinden oluşan bir kitap var. Metal yorgunluğu “seçme öyküler”…
Bu kitapta anlatılmak istenen çok fazla düşünce ve hikâye var.
Kadın yazarları beğenmeyip erkek yazar diye takıntısı olanlara en iyi örneklerden bir tanesidir Tomris Uyar. Sıra dışı anlatımı ve kimliği ile…
Unutmayın hikâyeler hayatın ta kendisidir. Her hikâye ise bir hayattır.
Mesela metal yorgunluk hikâyesinde bir film piyanistinin hayat ile mücadelesi, gençliğine dair günahları ve özgürlükleri anlatılır. Hikâyenin kahramanı Ferdi Beydir. Kendisi hayat denilen bu kısa filmde hem gönül yorgunu hem de metal yorgunudur.
Gelelim bugünlerde gündemi meşgul eden metal yorgunu ifadesini anlamaya…
Sürekli olarak çalışan ve belirli bir yükün sürekli uygulanması sonucu metal malzemelerin istenilen dayanma özelliklerini kaybetmesi olarak açıklanıyor metal yorgunluk.
İnsan üzerinden değerlendirdiğimizde ise:
Bir nevi pilin bitmesi gibi açıklanabilir.
Ya da ruhun yorgunluğu olsa gerek.
Hatta harap ve bitap düşme hali.
Eleştirileri kabul edememek gibi birçok başlığı kapsayabilir.
En sonunda ise çevresinde ki insanları kırıp, tanımayıp bir ego patlaması sonucu kişiye eyvallah denmesidir.
Bu yapılan açıklamada ki sorun aslında bizimde yıllardır yaşadığımız sıkıntının dile geliş halidir.
Açıkçası bizlere “Oh be” dedirten bir haldir, metal yorgunluğu emeklisine ayrılanlar…
Yıllardır bürokraside ve siyasette de ja vu misali bir sürü yüz görmekten neredeyse yılları karıştırır olduk. Zaman kargası yaşar olduk.
Sanki hiç zaman geçmiyormuş gibi aynı yüzler ta ki biz aynaya baktığımızda kendi yüzümüzdeki çizgileri görünce kendimize getiriyor bizleri.
Bu İnsanlar ördükleri duvarların hep kalıcı olduğunu zannediyor. Oysaki güvenli bölge diye inşa ettikleri o duvarlar gün gelir çekip gitmesine sebep oluyor işte.
Tıpkı Sultan Süleyman’a kalmayan dünya misali gibi.
Hikâyeler başlar ve biter. Bazen mutlu bazen hüzünlü…
Belki de artık varlığından rahatsız olma halinin kılıfıdır metal yorgunluğu.
Kim bilir!
Bir nevi ihtiyarlıktır metal yorgunluğu. Fakat bizim ülkemizde bürokraside ve siyasette ihtiyarlık kaç yaşında başlıyor inanın bilmiyorum.
Fazla yaşamak belki yorgunluk değildir ama ideallerin artık bir şekilde rafa kaldırılmasıdır.
Acaba metal yorgunlar gidince boşluğa düşecek miyiz? Onların ilginç çıkışları, yorumları tweetleri televizyonlarında arz-ı endam hallerini görmemek bizleri üzer mi?
E yılların başkanları?
Kolay mı ayrılmak; Sanki sonsuza dek onlar var olacakmış gibi yaşıyorduk işte.
Proje başkanların tasarlanan yeni yapılanmada maalesef Projeleri suya düştü.
Nedense ben onları hep homo sapiens yani bilen ve akıllı insan olarak bildim. Akıllı insanında pili bitiyormuş.
Demek ki metal yorgunluktan çok bir akort sorunu yaşandı. Uyumsuzluk baş gösterdi.
Yine Tomris Uyar’ın Allah rahmet eylesin “Bir uyumsuzun notları” kitabı aklıma geldi “ Ölçü alışkanlık ise, o zaman o bir tutkudur. Oda zararlıdır.

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.