• BIST 107.303
  • Altın 152,637
  • Dolar 3,7081
  • Euro 4,3591
  • Trabzon 23 °C

Mezar taşı okumak!

Hasan Kurt

 Milli Eğitim Şurasında, Osmanlıcanın ders olarak okutulması tartışılmış. Gerekçelerden biri de dedelerimizin mezar taşını okumakmış! Mezar taşlarını okuyamıyoruz, Osmanlıca öğrenirsek mezar taşlarını okuyacağız ve ülkenin sorunlarının üstesinden geleceğiz!
Osmanlıca; Arapça, Türkçe, Farsça karışımı bir dil! Osmanlıca dersi, dil öğrenmek için mi müfredata konulacak yoksa alfabesi mi öğrenilecek. Dil öğrenmek için konulsa, Türkçe’nin dışında iki dil daha öğrenmemiz gerekecek. Alfabe öğrenilecekse, o zaman Osmanlıcaya gerek yok. Müfredata Arapça dersi koyarsın!
Burada amaç aslında Araf alfabesinin müfredata girmesidir. Alfabeyi öğrenmek öyle derslik bir olay da değil. Araf alfabesini üç beş derste öğrenebilirsin.
Biz çocukken mahallede hocaya giderdik. Önce bize elif, be’yi öğretirlerdi. Yani Arap alfabesini… Sonra Kuran’dan sureler ezberlerdik. Ezberledin mi mesele yok. Namaz kılarken, dua ederken, adakta bulunurken vs. bu ayetleri okurduk. Ve hiçbirinin de anlamını bilmezdik. …Ki, hala camide namaz kıldıranların büyük bölümü dahil, namaz kılanlar bile okudukları ayetin anlamını, Türkçe’sini bilmez.!
Osmanlıca yazılan eserlerin hemen hepsi tercümesi yapılarak Türkçe’ye kazandırılmış. Üniversitelerde binlerce öğrenci Osmanlıca okuyor zaten!
Osmanlı döneminde, yazılan eserlerin baskısı bile yok denecek kadar azdı. Çünkü matbaa Osmanlı’ya sonradan gelmiş. Resim mesim yasak. Osmanlı’nın son döneminde Tanzimatla birlikte büyük şehirlerde okur- yazar sayısı artmaya başlamış. Köyde, kasabada hatta taşra kentlerinde yaşayanların büyük çoğunluğu cahil! Okuma gayri müslimlerin işi. Arşivler ortada.. Trabzon ve genelinde üç Müslüman okuluna, Medresesine karşılık, 13 gayri müslim okulu!
Osmanlı’da bir halkın kullandığı Türkçe vardı, bir de sarayın ve üst tabakanın kullandığı Osmanlıca. Devletin dili Osmanlıca olmasına rağmen yaşayan dil halkın diliydi, Türkçe idi. Ve o dil ki bu yüzyılın başında resmi dil haline geldi.
Şimdi, Arap hayranı, sözde Müslümanlar Osmanlıca ders diye okutulsun diyor.
Burada amaç Osmanlıca değil, Arapçadır!
***
Osmanlıcanın okutulmasını haklı göstermek için Cumhuriyet nesline ‘Dedesinin mezar taşını okuyamayan bir nesil’ diyen zavallıların, ağababaları bu memlekette hem de Cumhuriyet döneminde o mezar taşlarını yağmalayanlardır.
Burada amaç mezar taşlarını okumaksa, Arap harflerini ezberledin mi mezar taşlarına ne yazıldığını rahatlıkla okursun.
Ayrıca mezar taşlarının öyle söylendiği gibi üç- beş istisna dışında birkaç yüzyıllık geçmişi de yok.
Bugün Trabzon’da bu olayı savunanların, hangisinin köylerindeki mezarlıklarında üzeri yazılı mezar taşı var. Birkaç örnek verirsiniz o kadar. Şehirde, ilçe merkezlerinde kaldırılan Paşaların, valilerin, zenginlerin bazılarının mezar taşlarında Arapça yazı vardır. O kadar.
Trabzon’un en eski ailelerinden biriyiz. 200 yıla yakın bir süredir bu kentteyiz. Bizim köyümüzdeki mezarlıklarımızın hiçbirinde öyle, anlı şanlı yazılı mezar taşı yoktur. Zaten, Osmanlı’da köylerde yaşayan Müslümanların okulu mokulu da yoktu! Bazı bölgelerde medrese, mescit vardı. Hoca ezberlediği Kuran’ı okur, ezberletir, yorum yapar, anlatırdı.
Ben Kuran-ı Kerim’in Türkçe okutulmasından yana olan biriyim. Dünyada herhalde bizim millet gibi okuduğu dinlediği ayeti anlamayan başka bir millet yoktur. Biraz abartılı olacak ama gerçek olan şu ki;  Kuran okunduğunda çoğumuzun koyunun kavalı dinlediği gibi Kuran-ı Kerim’i dinlememizdir.
Burada yapılacak iş, ya İngilizce gibi Arapça öğreneceksin ya da Kuran’ı Türkçe’ye çevireceksin. Kuran-ı Kerim; İngilizce’ye, Rusça’ya, Fransızca’ya, Almanca’ya vs. çevriliyor da Türkçe’ye neden çevrilmesin. Bir de okullara Arapça dersi konulmalı. Buna itiraz etmiyor. İsteyen Arapça öğrenebilir. Türkiye’nin bugün temel sıkıntısı; dini kullanarak siyaset yapan ve ümmetçiliği rehber edinen Arap emperyalizmin esiri olmuş ve ülkeyi bu yönde dönüştürmeye çalışan kesimin ülke yönetimde söz sahibi olmasıdır. Mesele mezar taşı okuyup okumamak veya Osmanlı döneminde yazılan üç beş şiiri, mersiyeyi, mektubu vs. okumak değildir!
 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.