• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Trabzon 25 °C

MHP KURULTAYININ ARDINDAN

Prof. Kemal Üçüncü

MHP 11. Olağan Kurultayı 21 Mart 2015 tarihinde Ankara Arena Spor Salonu’nda yapıldı. Kongreye yoğun bir katılım ve ilgi vardı. Kamuoyu araştırma şirketleri son bir aydır MHP’yi 18-24 bandında ölçüyorlar lâkin malum sebeplerden dolayı ancak fısıltı yoluyla ilân edebiliyorlar.

Aynı sonuç yabancı elçiliklerin yaptırdığı araştırmalarda da gözüktüğü biliniyor.

Bu durumu kongreyi saatlerce canlı yayınlayan büyük sermayenin “duyarlı” merkez medyasının tutumundan da görebiliyoruz. Normalde MHP’ye bir kare, saniye yer vermeyen bu mecraların gazetecilik duyguları kabarmış olamaz! Büyük sermaye bu durumu algılamış izlenimi veriyor.

Bu tabloda, MHP önümüzdeki dönem Türkiye’yi yönetecek en güçlü aday olarak temayüz ediyor.

Bahçeli’nin konuşmasının ana eksenini Türk milletinin maşeri vicdanının ifade ettiği tepkiler oluşturdu. En gür bir biçimde bu tepkiler dile getirildi. Toplumsal psikolojinin silkinmesi açısından yerinde ve gerekliydi.

 

Bahçeli’nin Konuşmasında Eksikler

Sayın Bahçeli’nin konuşmasında Türk dünyası, Türk milliyetçiliğinin tarihsel iddiaları, genel bir siyaset felsefesinin ana ilkeleri toplumun duymak istediği insan odaklı adalet hak ve hukuk eksenli bir yeni kamu yönetimi perspektifi görülebilmeliydi.

Sinan Ogan ve Engin Alan etrafında oluşan spekülasyon kamuoyunda negatif bir algılama yarattı.

Türk milli geleneğinden yetişmiş bugün küresel ölçekteki firmalarda ve kurumlarda, yabancı akademilerde yöneticilik yapan başarılı ekonomistleri, bilim adamları, uzmanlar var. Türkiye’yi üç defa yönetecek bir krem tabaka kadro var. Lakin bunun envanteri genel merkezde hızla oluşturulmalı.

İlla da her konuda Gazi Üniversitesine koşmak büyük bir zaaf oluşturuyor. Küresel ölçekte kadroları olan bir hareket bu anlamda üniversallikten yerelliği “dağva, gardaş edebiyatına” sarkmamalı.

Yüzyılın başında Bakü’de, İdil Ural’da, Taşkent’te Türk milliyetçileri ile aynı değerler dünyasını paylaşmak gibi, onu tevarüs etmek gibi soylu bir birikimi ıskalamamak dışlamamak gerekir. En azından farkında olunmalı.

Hüseyinzade Ali Bey’le, Mustafa Çokay’la, Bekir Çobanzade, Hüseyinzade Ali Bey’le, Gökalp ve Atsız’la aynı yoldan geçtiğinizi aynı masada olduğunuzu bir an bile hatırdan çıkarmamak gerekir.

Bu Türk milliyetçiliğini ulusaldan evrensele taşıyacak bir boyuttur ve fevkalade önemlidir.

 

Neler Yapılmalı?

ARGE olması gereken ciddiyetle yeniden ele alınmalı çözümler ve projeler üretmeli. Mevcut hali yetersiz. Uzmanlık ve ihtisas birikiminden koşulsuz istifade edilmeli, bu ülke hepimizin. Bu sinerjiyi, toplum katmanlarına yansıtmak gerekir.

Siyaset umut ettirebilme sanatıdır.

Türkiye’de seçmenin ana omurgası yüzde altmışı halen siyasal eğilimler açısından müdafaa-yi hukuk eksenindedir. Bu tabloya uygun bir kompozisyon, temsil ve siyasal dil inşa edildiği takdirde siyasal başarı kendiliğinden yakalanır.

İnsan hakları, hukuk devleti, (en geniş anlamda) kimsesi olmayanların kimsesi bir cumhuriyet, manevi değerleri taciz etmeyen, bilgi alanı ile bilimsel bilgi alanının ayrıştırıldığı bir bilgi felsefesi,  bir seküler siyasal dil kurucu ilkeler olmalı.

Tarihsel olarak hukuk devletinin, adalet, özgürlük ve hürriyet kavramlarının kurucusu millî devlettir.

Buna sahip çıkılmalı.

Etnik ve dinsel bölücülüğün panzehri, yurttaş hukuku ve insan haklarıdır.

Bunun karşılığında adaleti tesis etmek adına kılıcı kaldırma hakkınız doğar.

Türkiye çok büyük sorunlarla karşı karşıyadır. Bu anlamda nitelikli bir danışmanlar heyeti şimdiden sorunları ve çözümleri çalışmaya başlamalıdır. Yoksa duvara toslamak mukadderdir. Bu tehlike Türkiye’nin  “BÜTÜN TARİHSEL BİRİKİMİNİ ALIR GÖTÜRÜR TABLO ÇOK KRİTİK VE ÇETİN”

Zannedildiği gibi dua ederek, vesileler dileyerek, şiir okuyarak düzelmez.

Önce ter döküp sonra dua edip şiir okumalı.

Yerel sorunlar yerelde ciddi biçimde etüt edilmelidir.

Keşke aday tespitinde ana eğilimler dikkate alınabilse, bu Türkiye siyasetinin genel sorunu aynı zamanda. Keşke seçmene tercihli olarak oy kullanma hakkı verilse, bu durum partileri de rahatlatır, gerçek bir demokratik katılım olur. Parti aday listeleri seçim çevresi aday sayısının iki katı kadar olsa mesela. En fazla oyu alanlar sıralamayı oluştursa.

***

Bizim MHP eleştirilerimiz daha iyiyi aramak bulmak adınadır. Buna hakkımız var. Alkışçı çok nasılsa, boş sloganlar bol.

 

Biz katkımızı yapalım, aydınların görevi çimdiklemektir.



 



 

 

 

  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.