• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Trabzon 22 °C

MHP nereye koşuyor!

MHP nereye koşuyor!

2. AKP hükümeti 10 ayına girdi. AKP iktidarı 6. yılında. Türkiye’de 6 yılda çok şey değişti.

Ana sorunlar ise hiç değişmedi.  Halkın fakirleşmesi, dış ülkelerin baskısı, dayatmaları, iç ve dış borçlanma, ülkenin ve kaynakların yağmalanması, kayırmacılık, particilik, üretimsizlik.

2002 seçimlerinde hükümeti AKP’ye devreden partilerin hepsi meclis dışında kalmıştı.

MHP; 1999 seçimlerinde yüzde 17.98,  3 Kasım 2002 de yüzde 8.35, 22 Temmuz 2007 seçimlerinde ise yüzde 14.29 oy alan bir parti.

Üç seçimde de partinin başında Devlet Bahçeli vardı.

Devlet Bahçeli, 1997 yılında MHP Genel Başkanlığına seçilmişti.

MHP’nin son 10 yılını siyasi tarihçiler ve parti kurmayları mutlaka değerlendiriyorlardır.

AKP’nin 2002 de iktidara gelmesine, MHP lideri Bahçeli’nin Kayseri Tekir yaylasında start vermişti!  Koalisyon hükümeti zamanında seçime gitseydi, AKP tek başına iktidara gelemezdi.

Bahçeli’nin, bu çıkışı meclis dışında kalmasına neden oldu.

22 Temmuz seçimlerinde, MHP’nin büyük çıkış yapacağı bekleniyordu. Ancak, seçimlere bir hafta kala MHP’ye yönelik propagandalar ve genel başkanın ‘halat’ vb. benzeri söylemleri bu partinin çıkışını frenledi.

MHP, yüzde 14.29 oy da kaldı. TBMM’nin üçüncü partisi oldu.

MHP’nin seçim öncesi mitingleri oldukça kalabalıktı. Devlet Bahçeli’nin az sayıdaki merkezde yaptığı nokta mitinglere ilgi büyüktü.

Bahçeli, 22 Temmuz seçimlerinden sonra Ankara dışına çıkmadı.

Evi, Parti Genel Merkezi ve TBMM arasında gidip geldi.

Anadolu yanıyor, kavruluyor!

AKP’ye oy veren kitlenin önemli bir bölümü şaşkın. Oy verdikleri partiye tepkili. Arayış ve beklenti içersinde!

MHP lideri Bahçeli ise; Ankara’dan ayrılmıyor!

CHP lideri Baykal gibi rakipsiz, muhalefetsiz ve dikensiz bir parti yaratmanın hesabını yapmakla meşgul!

‘Ne olur ne olmaz’ biri veya birileri çıkar.

Onların önü kesilmelidir.

Aslında Devlet Bahçeli’nin, mevcut milletvekili kadrosuyla ve teşkilat yapısıyla genel başkanlıktan indirilme ihtimali yok.

Bahçeli ve ekibi partiye hakim.

Bu durumda Bahçeli’nin yapacağı iş, Ankara’da oturup hafta da bir parti grubunda konuşma yapmak olmamalı.

Hiç değilse hafta sonları bir doğuya bir de batıya gitmeli..

Halka gitmeli, teşkilatlarla bir araya gelmeli.

Ankara’da oturmakla siyaset yapılır mı?

Yapılmasına yapılır da?

Sonuç alınır mı?

Yüzde 15, yüzde 20 alırsın. Hepsi o kadar.

Başbakan Erdoğan, il, kadın, gençlik kongreleri demiyor. Anadolu’yu adım adım dolaşıyor.

Teşkilatlarını ve partilileri bir arada tutmaya çalışıyor. Halkla kaynaşıyor.

10 ay sonra yerel seçimler yapılacak.

AKP, kapatılma tehlikesi ile karşı karşıya. Yeni parti kurma çalışmaları yapılıyor.

Diğer yandan DP ve ANAP’ın birleşmesi gündemde!

MHP’de ise yaprak kıpırdamıyor.

Halka; heyecan, umut veremeyen partiler ve liderlerin iktidara gelme şansları yok denecek kadar azdır.

MHP, 22 Temmuz seçimleri sonrası izlediği politika ile iktidar olmayı değil CHP gibi muhalefette kalmayı hedefliyor.

 

CHP= MHP

 

CHP’nin izlediği politika ile MHP’nin ki arasında aslında çok ta fark yok.

Al birini vur öbürüne!

CHP, 1995 seçimlerinde yüzde 10 civarında bir oy alarak TBMM’ye girmişti.

1995- 1999 arasında muhalefet idi.

1999 seçimlerinde yüzde 8.71 oy alarak barajı aşamamıştı. Bu seçimde DSP yüzde 22 oyla birinci parti çıkmıştı.

DSP’nin birinci parti çıkmasında Abdullah Öcalan’ın yakalanması veya teslim edilmesinin payı büyüktü.

2002 seçimlerinde, hükümet ortağı üç parti meclis dışında kaldı.

CHP; yüzde 19.41 ile meclise girdi. DSP ise dibe vurdu. Yüzde 1.22 oy aldı.

CHP, 22 Temmuz seçimlerinde iddialı idi. DSP seçimlere girmedi ve CHP’yi destekledi.

CHP’nin aldığı oy, bir önceki seçimden anca 1.5 puan fazla idi.

Yani, DSP’nin bir katkısı olmamıştı.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’da, Devlet Bahçeli gibi 10 yılı aşkın bir süredir partinin başında.

CHP’de de, MHP’de olduğu gibi genel başkana, genel merkeze muhalif veya karşı olanlar diskalifiye ediliyor.

İki partinin, parti tüzüklerindeki ayrıntı ve takım tutar partililerin partilerine sadık olmaları dışında birbirlerinden çok da farkları yok.

Genel Başkanların da, muhalefet anlayışları üç aşağı beş yukarı aynı.

Deniz Baykal’da Bahçeli gibi grup toplantısında esip gürlüyor ve ara sıra Ankara’yı terk ediyor. Hepsi o kadar!

Heyecan, umut, yeni söylem, parti programında düzenleme, parti vitrininde yeni yüzlerin yer alması diye bir şey yok.

Yarım asırdır partiyi yöneten ekip ve zihniyet sanki partinin tapusu almış!

Böyle bir partinin iktidara gelme şansı olabilir mi?

Bize göre olamaz.

CHP, büyük kongresini yeni yaptı. Daimi genel başkan ve heyeti rakip olmadığından yeniden seçildi.

CHP, iktidara gelmek ve ülkeyi yönetmek istiyorsa öncelikli olarak halka heyecan ve umut verecek. İnandırıcı ve iddialı söylemlerde bulunacak. Açılım yapacak. Genel Başkan halka gidecek, halkı dinleyecek. Parti programını yenileyecek. Başka çaresi yok.

Aslında bizim söylediklerimizi, Baykal ve çevresi de biliyor.

Hatta, bizden daha iyi biliyor.

Ancak, bilmek farklı hayata geçirmek, uygulamak farklı!

O nedenle, CHP’nin bu kadro ve anlayışla halkın desteğini alma şansı çok zor!

 

Mutfakta yangın var!

 

Hükümet’in, 2008 ve 2009 yılı enflasyon hedefi yanılmıyorsam yüzde 4’tü.

Fiyatlar, ortalama bir yıl da yüzde 4 artacak.

2008 yılı için hedef yüzde 4, ancak Mayıs ayındaki enflasyon yüzde 9-10!

Yani, yıllık enflasyon hedefi yılın ilk dört ayında delinmiş!

Olayın bilimsel veya uzmanlık isteyen yanını, iktisatçılara, ekonomistlere bırakılım!

Enflasyon, yüzde beşmiş onmuş, vatandaş ona bakmıyor.

 Markete gidiyor. Alışverişini yapıyor. Bir torba yiyeceğe bir önceki yıl kaç para ödedi, şimdi kaç para ödüyor.

Onun hesabını yapıyor.

Bir ülkede, bir yılda Limon’un fiyatı yüzde 180, Pirincin yüzde 141, Ayçiçeğinin yüzde 130, Margarin’in yüzde 90, Domates’in yüzde 115, Fasulyenin, yüzde 97, Zeytin’in yüzde 55, Peynir’in yüzde 50 ve diğer gıda maddelerinin fiyatı kademeli olarak yüzde yüze yakın artıyorsa,  inşaat demiri yüzde 150,  akaryakıt yüzde 50 zamlanıyorsa   o ülkede enflasyon nasıl tek haneli olabilir.

Memurun, İşcinin, emeklinin maaşları yüzde 10- 15 artacak, yaşamını devam ettirebilmek için satın alacağı ürünlerin, malların fiyatı yüzde 100 artacak.

Hükümetleri, köşeye sıkıştıran, düşüren en önemli olay mideden geçiyor.

Kumanya dağıtmakla mide doldurma, kömür verme ile ısıtma hükümetlere nefes aldırabilir. Ancak, bu olay suni teneffüse benzer.

Mutfaktaki yangın bugünkü gibi devam ederse, hükümetin işi gerçekten zor!

Bu olay, parti kapanmasına benzemez!

Parti kapanır, yenisini kurarsın!

Yangını söndüremezsen, kontrol altına alamazsan, seçimde oy alacağın seçmen bulamazsın!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.