• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Trabzon 4 °C

MİLLET MEKTEPLERİ

Gürsel ÖZGÜR

Mustafa Kemal bir konuşmasında şöyle der : ‘’ Eğer Cumhurbaşkanı olmasaydım Milli Eğitim Bakanlığı’nı almak isterim’’. Bu sözleri onun kültür, eğitim ve öğretmene verdiği önemi çok iyi anlatmaktadır. 2 Mart 1924 tarihinde Saruhan (Manisa) milletvekili Vasıf(Çınar) ve kırka yakın milletvekilinin imzası ile önerilen eğitimin birleştirilmesi teklifi ertesi gün Tevhidi Tedrisat Kanunu ile ikili eğitim yerine çağdaş bir toplumun nitelikli bireylerini yetiştirecek tek bir eğitim sistemi kurmak üzere çıkarıldı.
‘’Memlekette mektepsiz tek bir çocuk bırakmayacağım’’ sözleri ile idealini açıklayan ve yeni Türk alfabesinin kabulünden hemen sonra tüm hazırlıklarını yapan ve kendini bu uğurda feda eden 35 yaşındaki Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati Millet Mektepleri projesini gerçekleştiriyordu. 1 Ocak 1929 yılında Millet Mektepleri kapılarını okuma-yazma bilmeyen yurttaşlara açtı.
Kaderin tecellisine bakın ki Millet Mekteplerinin mimarı olan Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati Bey açılış günü apandisitinin patlaması nedeniyle hayatını kaybetti. Ertesi gün mezarı başında Başbakan İsmet Paşa (İnönü) şöyle diyordu;  ’’İnkılâpçıların ölürken kalanlardan ve yeni yetişenlerden bir tek dileği vardır. Cansız bileklerinde sallanan vazife bayrağının kavranıp daha yüksekte dalgalandırılmasıdır.’’  Mustafa Necati’nin bayrağı gerçekten yerde bırakılmayacak ve çalışma daha da hızlandırılarak 16-45 yaş aralığındakiler kurslara alınarak ders veriliyordu. Okuma-yazma oranında %10’lardan %19’lara çok kısa sürede ulaşıldı.
‘’Dünyada her şey için,medeniyet için,başarı için en hakiki mürşit(yol gösterici) ilimdir,fendir.İlim ve fen dışında mürşit aramak gaflettir,cehalettir,dalalet(yoldan çıkma)’tir.’’ diyen Atatürk eğitimin bilime dayanmasıyla anlam kazanacağını belirtmiş,bilimin ışığının karanlığı aydınlatacağına olan inancını vurgulamıştı.
Ne kadar haklı olduğunu bu günlerde çok iyi anlıyoruz. Şu anki eğitimin temelinin neye dayandığını anlamakta zorlanıyoruz. Her sene değişen eğitim sistemi, her sınavda usulsüzlük ve yolsuzluk, eğitimin her kademesinde kargaşa, düzensizlik, dershane karmaşası, öğretimin pahalanması, bilimden uzaklaşma… Kısaca; bilimin ışığından uzaklaşarak cehaletin karanlığına doğru hızlı bir gidiş. Milli Eğitim Teşkilatı adeta imam ordusuna dönüştürülme sürecinde yüz binlerce üniversite mezunu genç işsiz iken binlerce diyanet işleri mensubu geçiş yapmıştır. Öğretmenler niteliklerinden ziyade sendikacılığına göre değerlendirilir olmuş, çok iddialı başlanan Fatih projesi çökerken yandaşları zengin etmekten başka işe yaramamıştır. Yine ‘’kandırılmışız’’klasik sözünü duyar gibiyim. Toplumun düşmanı cehalet, cehaletin düşmanı öğretmendir, sözüne itibar edilmeyerek bilim itibarsızlaştırılmıştır.
24 Kasım 1928 tarihinde Millet Mektepleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği ve Atatürk’ün bu okulların başöğretmenliğini üstlendiği gün olan 24 Kasım,1981 yılında ‘’öğretmenler Günü’’ olarak ilan edilmiş ve o günden itibaren de kutlanmaktadır. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Mustafa Necati bilinci ile çalışan fedakâr ve vefakâr Cumhuriyet devrimlerinin yorulmaz bekçisi eli öpülesice Öğretmenlerimiz ilim ve irfan dağıtmaya devam edecek ve cehaletin karanlığına izin vermeyeceklerdir.  Günleri kutlu olsun.
********                ********                ********
Toplumsal yaşamın her alanında ahlaki değerlerin yeniden kazandırılması için çok geç olmadan yoğun çaba ve emek sarf edilmelidir.
Partilerin Tüzük ve Yönetmeliklerinin eksik, yoruma açık ve değişmesi gereken maddeleri ahlaki düşünce tarzı ile yenilenmelidir. Partilerin ilgili birimi taban-tavan arasındaki irtibatı sağlayarak ve pratik ile teoriyi birleştirerek yeni çözümler üreterek sorunun çözümünü sağlamalıdır. Söylem ve eylem mutlaka birbirini tutmalıdır. Temsilde adaletli olmadığından blok liste uygulaması yöntem olmaktan çıkarılmalı, çarşaf liste yöntemi benimsenmelidir. Parti içi demokrasinin gelişmesi, siyasetin marka değerinin ve siyasetçinin güvenirliliğinin artması için ahlaki değerleri artırmaya zorlayacak önlemler alınırsa, bilinçli bireylerin siyasete yoğunlaşmasını sağlayarak niteliğin artması toplumunda faydasına olacaktır.
Sağlıcakla kalın,saygılarımla…

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    YERİN KULAĞI
    • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
    • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
    • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
    • Utku ve Hasan Bozoğlu!
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    • Konsey toplantısı!
    • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
    • MHP sürpriz yapabilir!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.