• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Trabzon 7 °C

MİLLİ DERSHANE BAKANLIĞI!

Şener Eyüboğlu

09 Nisan 2010‘da kaleme aldığım bu yazı, Paralel Yapı! çıkmadan önce yazıldığında, iktidar ve yanlıları tarafından çok eleştirilmiştim.

Hatta bir çok arkadaş ve çevre tarafından da dışlanmıştım.

İşte o yazı…
Daha iyi bir gelecek için üniversiteye hazırlanıyor yüz binler. 
Daha yüksek yaşam standartları, daha iyi bir kariyer, toplumda saygı görmek için… 
Başarılı ya da başarısız, kariyer sahibi ya da değil; bu hazırlık sürecini bir şekilde tamamlayan gençlik, dönüp geçmişe bakıp ne görüyor acaba? 
Güle oynaya yaşanmış bir çocukluk, yaşamı olanca güzelliğiyle kucaklayan ergenlik dönemi, insanlığa umut ışığı olan gençlik mi; yoksa sunulan seçeneklerden en iyisini seçmeye 
programlanmış, hayatın güzelliklerini tatmayan hayat mı?.. 
Utanılmasa dershanelerde anne karnında başlanacak “sayacaklarımdan en iyisini seç” eğitim modeliyle genç nesiller dar kalıplara sokularak egemen sistemine uygun bir hale getirilmeye çalışılıyor. 
Liseye hazırlık sürecinde dört şıktan en doğru olanı, üniversiteye hazırlık sürecinde beş şıktan en doğru olanı seçtirmeye yönelik ve dershaneye yönlendirme eğitim politikalarıyla gençler üretmeyen, düşünmeyen, tabi duygulardan yoksun, merhametsiz ve bencil varlıklar haline geliyor. 
Birbirleriyle yarıştırılıyor, en yakın arkadaşların dahi birbirlerine düşman kesilmesi için çabalanıyor. 
Okullarda okutulan kitapların dahi dogmatik anlayışa göre hazırlandığı ülkemizde “bilim”, formüle edilmiş belli kalıplar üzerinden aktarılıyor. 
Üretmeyen, hep birtakım kalıplar üzerinden mantık yürüten kişi bilimi anlamıyor, yalnızca anladığını sanıyor. 
Ve bu profile sahip insanlar çoğaldıkça çoğalıyor: 
Kamu kurumlarını işgal ediyor, ülkeyi yobaz bir yapıya büründürüyorlar… 
Gençler karamsar bir tablo ile karşı karşıya… 
Bu karamsar tabloda dershanelerin payı yok mu? 
Son olayda ise bilindiği gibi; annesinin dershane borcu yüzünden cezaevine girmesinden kendini sorumlu tutan 18 yaşındaki Soner Semih Sipahi intihar etmişti. 
Cezaevinden izin alınamayan anne, cenazeye katılamamış, ölüm üzerine dershane borcunun 
ödenmesinin ardından, dershane davayı geri çekmiş, anne oğlunun canı karşılığı hapisten kurtulmuştu. 
Anayasal yükümlülük olarak devletin sorumluluğunda kamu eğitiminin içinin boşaltılmasından, üniversiteye girişte her gencin özel dershaneye gitmek zorunda bırakılmasından, sorumlu Milli Eğitim Bakanlığı, suçluluğun kapatılması adına, dershanenin borcunun üstlenmesi eylemi ile aklanacak mı?.. 
Milli Eğitim Bakanlığı eğer Milli Dershane Bakanlığı olarak değiştirilirse söylenecek söz yok!

 



 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
  • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.