• BIST 104.010
  • Altın 269,717
  • Dolar 5,7689
  • Euro 6,3558
  • Trabzon 19 °C

MİLLİ EĞİTİMDE NELER OLUYOR?

Rasim EFENDİOĞLU

 

YENİ MİLLİ EĞİTİM BAKANININ BÜYÜK İCRAATI

Kimileri Milli Eğitim’de devrim dedi. Ancak günlerdir konuşuluyor hala tam anlaşılamadı. Ne oldu ne olacak? Basın anlamıyor mu, yanlış mı yansıtıyor? Bir gün matematik kaldırıldı deniyor başka bir gün değiştiriliyor. Ne olduğu belli değil. Dileriz en kısa zamanda açıklanır. Yararlı sonuçlar çıkar...

Milli Eğitim Bakanı ilk atandığında çok güzel yorumlar yapılmıştı. İşi iyi bilen, konuya içtenlikle eğilecek biri olarak tanıtıldı. Yıllardır söyleriz. Her yurtsever, ülkesini seven Milli Eğitim sorunlarının çözülmesini diliyor, bekliyor. Ancak; çok söylenen bir söylem var...yap-boz tahtasına dönmüş Milli Eğitim. Aynı siyasal iktidar, aynı parti aynı seçim beyannamesi ne bakan dayanıyor ne sistem. 17-18 yılda 14 değişiklik yapılmış. Parti değişmiyor bakan değişiyor değişiklikler yapılıyor. Sonuç yok. Neden,  Türk Eğitim Sistemi bir türlü olumlu bir noktaya gelemiyor. Sürekli başarısız. Neden? Bizim gençler mi başarısız, eğiticiler mi? Hayır, bunların hiçbirinde suç yok. Suç politikacılarda. Kusur politikacılarda.

Bakanlar artık politikacı değilmiş!  Öyle mi siz de inandınız mı? Evet bakan mecliste bulunmaz, soru sorulmaz, güven oyu istemez. İstediği gibi yapar tabii bir yerle bağlı onu kendisi bilir, aslında biz de biliriz de... Bakanlar politikacı hem de nasıl. Miting düzenler meydanlarda siyasal parti başkanı gibi konuşur da meclisteki konumu böyle... Yani bir garip sistem. Belki dünyada başka örneği yok.

Bakan uzun süre düşündü taşındı ve geçenlerde açıkladı. Henüz tam görülmedi bakalım neler olacak...

SÖYLENENLERİ BİRAZ YORUMLAYALIM

Tatiller artırılıyor... Tatil sevenler sevinmiş. Yarıyıl dinlencesine iki yarıyıl birer hafta daha eklenmiş. Yaz dinlencesi uzayacak kısalacak ne olacak belli değil. Bizim sorunumuz dinlence mi? Çok mu yoruluyoruz, dinlenelim mi? Bana göre hayır. Eğitimde dinlenceye ihtiyaç yok. Çünkü çok çalışıp çok yorulmuyoruz ki. Öğrenci derste saatine bakar, kimi kez kestirenler bile olur, teneffüs büyük bir sevinçle karşılanır. Kış gelir, kar tatili, bir kaç kişi  kaşınır bit tatili, öğrenci sevinir. Öğretmenin ücreti kesilmezse o da sevinir. İşte sorun burada saklı. Öğrenci okulu sevmiyor, eğitimi sevmiyor. Okulda kendisini  mahkum gibi görüyor. Sorun burada. Önce öğrenci de öğretmen de okulu ,sınıfı öğrencilerini, öğretmenlerini sevecek. Okulda mutlu olacak. Tatili değil okulu sevecek. Tatilde öğretmen öğrencilerini, öğrenciler öğretmeni özleyecek. Tatil böyle.

Başka ne var? Dersler azaltılıyor. Çok ders v ar öğrenci dayanamıyor. Öyle mi? Hayır öyle değil. Dersler somut olarak öğrenciye bir şey verse, öğrenci bundan zevk alsa dersten sıkılmaz. Ancak siz öğrencinin gereksinimlerine göre değil politikacıların isteğine göre dersler koyarsanız elbette öğrenciyi sıkar. Öğrenci derste  yaşamı öğrenir yaşamı daha da sevimli ve kolay kılarsa o dersi elbette sever. Ancak okuduğu dersin neye yaradığını bilmezse salt sınav kazanmak, sınıf geçmek için okursa elbette o ders sevilmez. Dersler çokmuş Hayır dersler çok değil dersler yaşama dönük değil ondan çok görülür. Bakın bundan 70- 80 yıl önce  köy enstitülerinde çok ders vardı. Karnelerinde diplomalarında bu dersler var. Hiç de sıkıcı değildi. Öğrenci öğrendiklerini yaşamda kullanır o nedenle dersi severdi. Bugün öğrenci yıl sonunda ders itabını çöpe atıyor, yakıyor oysa o günlerde öğrenci ders kitaplarını saklar yararlanırdı. O günleri yaşayan bir çok öğrenci 70-80 yıldan beri ders kitaplarını saklıyor. İşte gerçek eğitim bu.

Eğitim sistemimizde öğrenciler Türkçe -matematikten başarısız. Okuduğunu anlamıyor, anladığını anlatamıyor. Ana dilini bilmez, ana dilini sevmez... Sözde yabancı dil öğrenmek ister onu da beceremez. Çünkü; ana dilini bilmeyen hiç bir dili öğrenemez. Matematik korkulu rüya. Öğrencilerin çoğu bu dersten kalır, sınavlarda başarısız. Niçin, neden... Matematik gerçekten sevimsiz bir ders mi?  Hep kendimden somut örnek veririm. Öğrencilik yaşamımda ben de matematiği sevmezdim, sevenlere de hayret ederdim. Öğretmen olunca en sevdiğim ders matematikti. Nasıl oldu..? Evet sistem sevdirmedi öğretmen sevdirmedi.

Bir çok değişiklik yapılmış bakalım ne olacak. Ben pek umutlu değilim,

NEDEN OLUMLU BİR SONUÇ ALINAMIYOR?

Sorunları kimler inceliyor, kimler çözüm yolları arıyor? Birçok eğitim fakültesi, eğitim kurumu var. Bu alanda saçını ağartanlar, yazanlar çizenler var. Onlara soran var mı? Milli Eğitim Bakanı iyi adam usta adam bilgili adam o bilir o yapar, siz seyredin. Öyle mi? Eğitim işi bir fabrika işi değil ki. İnsan eğitiliyor, toplumsal bir olay var. Eğitimin ana öğesi kim? Söylemekten usandık, dinleyen yok... öğretmen, öğretmen... Bu aracın şoförü bu. Aracınız nedenli mükemmel olsa da şoför iyi değilse araç kaza yapacak istenen yere ulaşamayacak. Öğretmen çok iyi yetişecek, çok iyi seçilecek ve çalışma ortamı iyi oluşturulacak ki sistem başarıya ulaşsın. Yeni dönemde hiç duydunuz mu öğretmenden söz eden var mı? Bu ders koyulsun o ders kaldırılsın? Sonuç böyle oluyor.

Madem bu denli büyük değişiklikler düşünülüyor o halde çok geniş kapsamlı çok iyi seçimli bir Milli Eğitim Şurası toplanmalıydı orada yapılması düşünülenler tartışılmalı ve eğitimciler dinlenmeliydi. Hatta bu alanda başarılı ülkelerden eğitimciler davet edilip onların da görüşü alınmalıydı. Öyle mi yapıldı? Ben duymadım siz duydunuz mu? Milli Eğitim Bakanı  açıklıyor, açıklayacak uygulayacak. Ne bekliyorsunuz? Birkaç yıl sonra yine bir değişiklik. Yap-boz oyuncak. Zaman israfı insan israfı... Ülke kan kaybediyor. Zeki öğrenciler ülkeyi terk ediyor, başka yerlerde okuyor, okuyacak. Beyin göçü var. Göçene kızmayın göçürenlere kızın.

BİZE DÜŞEN GÖREV NE?

Ülkemizin en önemli konusu eğitim. Her alandaki başarısızlığın temel nedeni burada. Bilimde sanatta  her alanda geri kaldık. Ülkemizde kaç bilim adamı yetişiyor. Yaptığımız buluşlar ve icatlar insanlığa neler armağan ettik? Biz geri zekalı mıyız?

Başlığa dönelim her alandaki başarısızlığın temel nedeni politikacılar. Bu sistemde yetişen politikacı da elbette başarısız. Ey yurttaşlar! Ey, dedesinin kanı canı bu toprağa karışanlar ülkenize sahip çıkın. Bu politikacıları eğitimden adaletten, kültürden, sanattan çekip çıkarın, geriye itin. Evet onları da gerçek çağdaş politikacı yapın. Yalancılara, yalakalara, iki yüzlülere meydanı bırakmayın, ülkeyi teslim etmeyin. Evet, Cumhuriyetimize sahip çıkalım ancak Cumhuriyetin bir erdem rejimi olduğunu unutmayalım. Haydi en güzel günlere...

 

 

                                                                       

  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.