• BIST 89.764
  • Altın 145,339
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Trabzon 8 °C

MİMARLIK SERÜVENİ VE MİMARLAR ODASI

Gürol Ustaömeroğlu

13-14 Şubat tarihlerinde üyesi olduğum Mimarlar Odası Trabzon Şubesi'nin olağan genel kurulu vardı. Sevgili meslektaşlarımın genel isteği üzerine aday olup tek liste ile girdiğimiz seçimler sonucunda odamızın başkanlığına seçilmiş durumdayım. Öncelikle ekibimi destekleyen bütün meslektaşlarımıza, manevi desteğini esirgemeyen kent kamuoyuna, dostlarımıza ve tabii ki aileme çok teşekkür ediyorum.

Bu arada Sevgili Kuzey Ekspres Gazetesi Yönetimi ile siz çok değerli okuyuculara ayrıca bir özür borcum olduğunu da ifade etmek istiyorum. Malumunuz gazete yazılarımın hazırlığı hafta başına denk geliyor. Oda seçiminin sonrasındaki ilk toplantı ve görevlendirme süreçleri de aynı tarihe rastladığından gazete yazımı geçen hafta ertelemek zorunda kaldım. Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Sayın Hasan KURT'un sonsuz hoşgörüsüne rağmen günlük yayınlanan ve sıkı takip edilen bir gazetede böyle bir ertelemeye mahal verdiğim için hepinizden özür diliyor ve tekrar üzüntülerimi dile getiriyorum.

İlkokul öncesi ve ilk sınıflara denk gelen, bir başka deyişle 1970 - 1972 yıllarına kadar uzanan mimarlık hikayem, 1983 yılında üniversite birinci sınıftan itibaren mimarlar odasında devam etmiştir. Takdir edersiniz ki böyle bir serüvenin şu anda oda başkanlığı ile taçlanmasının gururunu yaşamaktayım. Bu gururun bir makam veya mevki meselesi olmadığını en azından beni yakından tanıyan dostlarım ve meslektaşlarım çok iyi bilmektedir. Bu gururun tek temel nedeni kökten bağlı olduğum mimarlık mesleği ve canım kadar sevdiğim Trabzon Kenti'ne bir hizmet fırsatı yakalamış olmamdır. Umarım ve ümit ederim ki Allah bizi şaşırtmaz, mahcup etmez, görevimizi kazasız belasız ifa eder ve gelecek yönetimlere hayırlısı ile teslim ederiz.

***

Sevgili okurlar,

Daha önce yine bu sayfalarda paylaşmıştım, Trabzon'daki mimarlık faaliyetlerim öncesinde Ankara ve biraz da yurt dışında mimarlık deneyimim oldu. Bütün mimarlık eğitimim boyunca gerek büyüklerimden gerekse hocalarımdan duyduğum bir mesleki olguyu özellikle yurt dışındaki mimar meslektaşlarımdan da duyduğumu büyük bir övünçle ifade etmek istiyorum. Niye övünç duyuyorum? Çünkü bu meslek her ülkede aynı kelime ve cümlelerle anılıp tanımlanıyor. Bu nedenle bu övgüyü sizlerle de paylaşıyorum.

İsterseniz öncelikle mimarlık mesleğinin akademik genel bir tanımını yapalım;

"Mimarlık, yaşanabilir bir çevre ve mekan yaratma sanatıdır."

Demek ki mimarlık sadece plan ve proje meselesi değil, bir sanat meselesidir de. Ortada çok ciddi kentsel bir sanattan söz edilmektedir. Bu kesinlikle atlanmaması gereken bir olgu, bir öğretidir.

Gelelim bu sanatsal tanımın altını dolduran ve dünyada da aynı kelime ve cümlelerle anılan mimar tanımına.

Sevgili okurlar, yabancı uyruklu bütün meslektaşlarımdan da sürekli duyduğum ama her nedense yeni nesil genç mimarlardan pek duymadığımız mimar tanımlarından biri şudur;

"Mimar orkestra şefidir."

Çünkü mimarlık dediğimiz olgu bir tasarım sürecidir. Tasarım süreci dediğimiz şey ise bir koordinasyonu ve diğer ihtisas alanları ile işbirliğini gerektirir. Hal böyle olunca tasarım denilen ve sanatla taçlanan sürecin sahibi olan mimar bu sürecin yönetmenliğini de üstlenmektedir. Bu yönetimi de bir senfoni orkestrasının şefi edası ile yapmaktadır.

Sevgili okurlar bu tanımı ben yapmıyorum. Bu tanımı dünyanın çeşitli ülkelerinin mimarları yapıyor.

Orkestra şefi olarak bir mimarın toplum içinde işverenlerle olan ilişkilerinde edindiği saygınlık ve itibar malumunuzdur. Mimarlığı tasarım süreci ve sanat değil bir ticari olgu olarak gören mimarları istisna kabul edersek toplumdaki genel bir mimar saygınlığından gururla bahsedebiliriz. Şükürler olsun ki halkımızın ihtisas ayrımındaki hassasiyeti dikkate değerdir. Ancak aynı mimar bir mesleki örgütlenme çatısı altına girdiğinde daha farklı bir muameleye maruz kalabiliyor. Kentsel çıkarlar ve kentsel yaklaşımlar bir mesleki örgüt çatısı altında daha ince elenip daha sık dokunabiliyor. Bunda yasa ve yönetmelikler daha belirleyici rol oynayabiliyor. Dolayısı ile halk ve kamu yöneticileri gözünden bir mesleki örgüt çatısı altındaki yönetici mimarlara aynı hoşgörü ile bakılmayabiliyor. Kentsel hassasiyet, kentsel gelişme, kentsel yatırım dediğimiz konularda aynı tolerans bu yönetici mimarlara pek gösterilmiyor. Mimarlar odası gelişim ve yatırımların önünde bir direnç noktası olarak görülebiliyor.

İşte burada Mimarlar Odası Trabzon Şubesi olarak Mimarlar odasının yeniden tanıtımı mealindeki bir sürece gireceğimizin ilk işaretini vermek istiyorum. Mimarlar Odası Trabzon Şubesi Mimarlık Günleri adı altındaki mesleki toplantı ve panellere sadece mimarları değil, toplumun bütün kesimlerini kısacası halkı davet etme kararlılığına sahiptir. Ayrıca kentimize yapılacak bütün yatırımlarda başta belediyelerimize ve üniversitelerimize olmak üzere her türlü katkıyı mimarlık mesleğinin inançları doğrultusunda koymaya da hazırdır.

Bütün bunları, dinleyerek, anlayarak, konuşarak, anlatarak yapma kararlılığında olduğumuzun da altını çizmek istiyorum.

Ülkemizi ve Trabzon'umuzu çok seviyoruz ve bu kentin bütün güzellikleri hak ettiğinin de bilincindeyiz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
  • MHP’de iki çift bir tek!
  • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
  • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
  • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
  • ‘Kapı kapı dolaşacağım!’
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.