• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Trabzon 13 °C

Mısır’da rehin tutulan Farozlu ve Haluk Pekşen!

Mısır’da rehin tutulan  Farozlu ve Haluk Pekşen!
Mısır’da rehin tutulan Farozlu ve Haluk Pekşen!

Doğu Karadeniz Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Ahmet Mutlu’nun oğlu Ayberk Mutlu’nun yaklaşık 8 aydır Mısır’da tutuklu olduğunu Trabzon’da çokları bilmez… Ayberk Mutlu ve beraberindekiler, Türkiye’de imal edilen bir yatı, alıcısına teslim etmek üzere yola çıkmış. Yat oldukça büyük ve modern bir yat. Yatta 8 kişiymişler. Mısır’a yaklaştıkları sırada, bu ülkenin sahil güvenliği yatı ablukaya almış. Sonra yat sahile çektirilmiş. Yatta arama tarama yapılmış… Denizcilerin kullandığı birkaç yüz işaret fişeği bulunmuş… Yattakiler hemen göz altına alınmış ve tutuklanmışlar. Yatı imal eden firma el konulan yatı bir süre sonra almış ve alıcısına teslim etmiş. Yatın personeli ise Kahire veya İskenderiye’de cezaevinde. Gerekçe, yatta silah ve işaret fişeği bulunması imiş! …Ki, işaret fişeğinin silahı da aslında aramada bulunmamış. 4 ay sonra Mısır deniz polisi mahkemeye bir işaret fişeğini ateşleyen silah getirmiş. Denize açılan büyük tekneler, yatlar vs. genelde işaret fişeksiz yola çıkmazlar.

Mutlu ve arkadaşlarının 1 Ekim’de Mısır’da mahkemesi var. Mahkemeye Türkiye’den önemli bir avukat da katılacak ve Mutlu ile arkadaşlarını savunacak.

CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, büyük bir aksilik çıkmazsa 1 Ekim’de Mısır’da olacak.
Haluk Pekşen, bu olayın ceza gerektirecek bir olay olmadığını söylüyor.

Mutlu’nun ve arkadaşlarının davası aslında, önemli bir dava da değil.  Mutlu ve arkadaşları, Türkiye ile Mısır arasındaki gerginliğin kurbanı oldular gibi bir şey…

Engelliler neden yüzme

havuzunu kullanamıyor!

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün Trabzon’da iki kapalı yüzme havuzu bulunuyor. Havuzlara özellikle yaz aylarında giden oldukça fazla.

Trabzon’un renkli simalarından Hasan Kandaz, “Trabzon’da iki güzel yüzme havuzu var. Bu havuzlara engelliler gidemiyor. Gitseler bile en az 3-4 kişinin yardımına ihtiyaçları var. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, havuzların birinde engelliler için neden düzenleme yapmaz. Engellilerin yüzme havuzundan yararlanmaları neden engelleniyor. Bu iş çok maliyetli bir iş de değil. Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de ve başka kentlerde engellilerin yüzme havuzuna girebilmeleri için düzenleme yapılmış” dedi.

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü gerçekten engellilere neden yardımcı olmuyor. Gençlik ve Spor İl Müdürü Yazıcı, yarından tezi yok, havuzların birine engellilerin havuzdan yararlanması için ne gerekiyorsa onu yap.

Rizeli bürokratların

Kıble Dağı sevgisi!

Rize’de devlet dairelerinde çalışan bürokratların önemli bir bölümü özellikle cuma günleri, Güneysu Beldesi yakınlarındaki Kıble Dağı’ndaki ‘Özel Cami’ye gitmek için birbirleriyle yarışıyormuş.

Rize’den arayan bir okurumuz, Rize’de son günlerin modasının Kıble Dağı’nda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı 1200 metre rakımdaki camiye gitmek olduğunu söyledi. Bürokratların çoğunun resmi araçlarla Cuma namazı kılmak için Rize’den tam 1.5 saat yol kat ederek bu camiye gittiklerini söyleyen okur, “Camiye gidenler, cami önünde çektirdikleri fotoğrafları da sosyal medyada paylaşıyor” dedi.

Geçenlerde Rize’den yine bir başka okur aramış ve Rize merkeze 1.5 saat mesafedeki camiye gitmek için Rize’den ve Güneysu ilçesinden servis aracı konulmasının istendiğini bildirmişti.

Dr. İhsan Alioğlu

köy yaşamına alışmış!

Trabzon’da bir dönemin en aranılan doktorlarından biri hiç kuşkusuz İhsan Alioğlu idi. SSK Hastanesinde görev yapıyordu. Alioğlu’nun tanınması ve zirve yapmasında Trabzonspor’un doktoru olmasının etkisi fazla idi. O dönemler ismi özellikle spor basınından hiç düşmezdi. Dr. İhsan Alioğlu, Almanya’da da eğitim almıştı. Almanya’nın Trabzon fahri konsolosluğunu sürdürüyor. Dr. Alioğlu, doktorluktan elde ettiği kazancı çoğu doktor gibi har vurup harman savurmadı. Mülk aldı, bazı şirketlere ortak oldu. Dr. Alioğlu son birkaç yıldır adeta inzivaya çekildi. Akyazı’da aldığı bir arazide sera kurdu. Domates, biber, bostan yetiştirmeye başladı. Sögütlü’deki yazlığını kiraya verdi. Zaman zaman kiracısının restoranına gittiğini duyduk. Dr. Alioğlu, eskiden hemen her akşam meslektaşları ile briç oynardı. Bu aralar briç oynamayı da askıya almış. Dr. Alioğlu’nun inzivaya çekilmesi arkadaş ve dostlarını üzmüş. Bizden söylemesi.

Balıkçılar piri

Pimoş Salih!

Trabzon kent merkezinde, balık ve balıkçılık dendiğinde akla ilk Faroz Balıkçı Barınağı gelir… Faroz’un da en ünlü balıkçılarından biri Pimoş lakaplı Salih Usta’dır.… Pimoş, sonradan değil doğuştan balıkçıdır. Miraç Özağcı’ya göre Pimoş’u annesi Faroz’da deniz kenarında doğurmuş!

Pimoş Salih, uzun yıllar Denizcilik İşletmesi’nde kaptan olarak çalıştı ve emekli oldu. Pimoş Salih, emekli olduktan sonra doğup büyüdüğü mahalleye demir attı. Pimoş hemen her gün küçük teknesiyle balığa çıkar… Boş da dönmez… Birkaç balıkçının tuttuğu balığı neredeyse Pimoş tek başına tutar! Pimoş mezgit avlama ve pişirme ustası olarak da tanınır. Pimoş Salih,  barınaktaki damında haftada birkaç kez yakın arkadaşlarına mezgit ziyafeti çeker. Pimoş’un son günlerdeki en büyük sıkıntısı; Osman Arz, Miraç Özağcı, Fethi Türkoğlu ve Hasan Kurt’a mezgit yetiştirememesi imiş…

‘En iyisi ben

gidip yatayım!’

Ülkücü camianın yakından tanıdığı isimlerden biri Temel Kahveci’dir… Kahveci, 12 Eylül öncesi ve sonrası büyük sıkıntılar çekmiş biri… Antalya Side’de turizm işiyle uğraşan Trabzonlu Temel Kahveci çevresinde her kesim tarafından sevilen ve sayılan bir isim.

Temel Kahveci, 12 Eylül sonrası müebbet cezası aldı. Yıllarca cezaevinde kaldı. Cezaevinde iken okumadığı kitap kalmadı. Cezaevi onun için bir yerde üniversite oldu. Gerçi şu anda da yarım kalan Hukuk Fakültesi tahsilini sürdürüyor.

Temel Kahveci’nin çevresinde bu denli sevilmesinin nedeni, siyasal olaylarda edindiği deneyim, bilgelik ve duruşu.

Temel’in sosyal medyada yüzlerce takipçisi var. Yazdığı bir yazı onlarca kişi tarafından paylaşılıyor ve beğeniliyor.

Temel Kahveci; önceki gün ilginç bir paylaşımda bulundu ve şöyle dedi;

“Eskiden kasaba kurnazları vardı; kardeşlerden biri AP'Lİ, biri CHP'Lİ, diğeri veya diğerleri de MHP veya MSP'Lİ olurdu. İşleri her şartlarda yolunda giderdi velhasıl. Ve biz bunlara inanırdık.

İdealist ülkücülerle solcular dövüşür, hatta birbirini öldürürlerdi. Bakıyorum da pek değişen bir şey yok, fakirlerin çocukları ölürken zenginler daha fazla kazanmanın derdindeler.  En iyisi ben gidip yatayım”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bugünleri de tarih yazacak!10 Kasım 2017 Cuma 11:29
  • Dr. Aydın ve Hekim!09 Kasım 2017 Perşembe 10:52
  • Efsane Trabzonsporlu Kazım Koyuncu!08 Kasım 2017 Çarşamba 11:36
  • Çakıroğlu mu Özgür mü?06 Kasım 2017 Pazartesi 11:09
  • Şoförlerin seçimi!05 Kasım 2017 Pazar 12:38
  • Farabi Hastanesine makine kiralamış!04 Kasım 2017 Cumartesi 11:21
  • İYİ Parti’de 10 başkan adayı!03 Kasım 2017 Cuma 13:25
  • Osman Yıldızlar ve Prof.Dr. Sadi Irmak!02 Kasım 2017 Perşembe 09:42
  • Telefon dolandırıcılığının yaşanmış örneği!01 Kasım 2017 Çarşamba 10:38
  • Tescilli markaları başkası kullanabilir mi?31 Ekim 2017 Salı 11:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.