• BIST 109.666
  • Altın 156,625
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • Trabzon 12 °C

Müftü, Belediye Başkanı’nı neden unutuyor?

Müftü, Belediye Başkanı’nı neden unutuyor?

Trabzon müftüsü ile tanışmadık. kendisini bir kez İskenderpaşa Camii’nde vaaz verirken dinlemiştim.

Birkaç kez de cenaze namazlarında!

Müftü Ahmet Bulut beyin, katıldığı ve dua yaptırdığı namazlarda dikkatimi çeken bir husus var.

Müftü bey, konuşmasına genelde ’Sayın bakanım, valim, milletvekillerim’ diye başlar.

Her ne hikmetse Belediye Başkanı’nı zikretmez.

Müftü bey, bu işi bilerek mi yapıyor yoksa unutuyor mu bilmiyorum.

Bu olay bir ayrıntı olabilir.

Ancak, müftü bey bu tür ayrıntılara dikkat etmek zorundadır.

Çünkü, bir kentin müftüsü bir partinin görüşün değil, tüm Müslümanların müftüsüdür!

Mehmet Akkaya’yı yolcu ederken!

Düzköy Belediye Başkanı Mehmet Akkaya’yı Trabzon Belediye Başkan Yardımcılığına getirildikten sonra tanıdım.

Mehmet, Maçka İmam Hatip Lisesi’nde müdürdü. Babası Ortahisar Camii’nin ünlü imamlarından Musa Hafızdı.

Asım Aykan, Belediye Başkanı olduktan sonra çok sayıda İmam- Hatip çıkışlı memur ve öğretmeni yatay geçişle Belediye’ye almıştı.

Mehmet’te Belediye’ye yatay geçişle gelen memurlardan biri idi!

Akkaya, Belediye’de ulaştırmaya bakıyordu.

Gazetecilerin, belediye otobüslerinden ücretsiz faydalanmaları konusunda kendisi ile birkaç kez görüşmüştüm.

Sonra kendisi ile dost olmuştuk.

Mehmet Akkaya, yerel seçimde Düzköy’den Belediye Başkan adayı olmuştu.

Seçimi yanılmıyorsam 4 oyla kazanmıştı.

Seçildikten sonra birkaç kez Düzköy’e davet etmişti, gidememiştim.

İki yıl önce idi. Düzköy Belediyesi hoparlerinden bir ilan yayınlanmıştı.

İl Özel İdare ilanı veya duyurusu.

‘Dozer, kepçe, grayder operatörleri aranıyor. Müracaat partiye’ şeklinde!

Bu duyuruyu sütunlarımıza almış ve eleştirmiştik.

Bizi aramıştı ve ‘Bizim çocuklar iyi niyetli hareket etmişler. Olayın siyasi bir yanı yok’ demişti.

Dün, Ayhan Sürmen, Ergun Ata ve Hakkı Emiroğlu ile Düzköy’e, Mehmet’in cenaze törenine gittik.

Ben, son yıllarda böyle bir kalabalık görmedim.

Trabzon sanki Düzköy’e akmıştı.

Bürokratından, esnafına, işadamına, partilisine kadar herkes orada idi!

Yol, Düzköy girişindeki Damla Petrol’de kesilmişti. Araçlar iki- üç km.lik yol da sağlı sollu dizilmiş, mahalle yolları ve ara sokaklar park yeri haline gelmişti.

Caminin içi, dışı, çevresi tıkabasa dolu.

Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak, milletvekilleri Ankara’dan özel bir uçak ile gelmişler.

Mehmet Akkaya, gerçekten farklı idi.

Herkes ile iyi ilişki içerisinde idi. Konuşurdu, şakalaşırdı.

Trabzonspor- Manisaspor maçını izlemişti.

Trabzonspor ilk yarıyı 2-0 mağlup bitirmişti.

Mehmet, spora özellikle futbola ilgi gösterirdi.

Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu’na, ‘maç gitti’ demiş.

Canalioğlu da, ‘ikinci yarıda maçı alırız’ karşılığını vermiş.

Mehmet özel aracı ile maçtan sonra Düzköy’e gidiyordu.

Sahilden 9 km uzakta, Şinik yol ayırımında kalbi mi tekledi, yoksa araç mı kaydı, bilemiyoruz.

Araç sol taraftaki direğe çarpmış.

Araçtakiler hafif yaralanmışlar. Mehmet kardeşimiz, hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybetmiş.

Mehmet Akkaya’ya Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

Sebze ve Meyve Hali'nde iki saat!

Cumartesi günü, Trabzon TV’de Cuma günü akşamları canlı olarak yayınlanan Gündem Programı ekibi olarak Trabzon Sebze ve Meyve Hali yönetiminin misafiri idik!

Ali Özbak ve Hakkı Emiroğlu ile öğle saatlerinde Hal’e gittik.

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi Ayhan Mazlum, uzun bir süredir ‘bizimle ilgili konuşuyorsunuz. Bir kez Hal’e gelmediniz’ diye sitem ederdi.

Ayhan, ısrarla davet etmeseydi Hal’e de gidemeyecektik.

Sebze ve Meyve Hali'nde işler gece sabaha karşı başlar kuşluk vakti biter.

Rahmetli dayım Celal Samancı, Trabzon Sebze ve Meyve Hali'nin en eskilerinden biri idi.

1948 yılında Hal’de dükkanı vardı.

Çocukluğumuzda, eski sebze ve meyve haline çok sık giderdik.

Dayımızın işyerine uğrar portakal, elma alırdık.

Ara sıra, köyden çuval çuval fasulye getirirdik.

Eskiden, Trabzon Sebze ve Meyve Hali'nden, Rize ve Artvin’e sebze- meyve gönderilirdi.

Rize ve Artvin’den alıcı gelmeyince veya mal gönderilmeyince fasulye, domates, patates fiyatı düşerdi.

Şimdilerde, Trabzon’un çevre köylerinde fasulye, Patlıcan, domates, Patates vs. üreten olmayınca mal da gelmiyor.

Hal’e getirilen sebze ve meyveler diğer bölgelerden geliyor.

Çoğu tarım ürünleri de Hal’e girmeden bakkala, markete ve seyyar satıcıya gidiyor.

Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanlığına Sait Emral getirildi.

Dernek lokalinden adımımızı içeri attık.

Çevre İl Müdürü Muhammet Mazlum ile karşılaştık.

Muhammet, Ayhan’ın amca oğlu. Bizim de komşu köylümüz.

Mazlumlar, eski adı Zangariya olan Yeşilova’dan.

Ali Özbak’ta her ne kadar Soğuksulu ise de köken olarak o da Yeşilovalı.

Muhammet’i hazır yakalamışken, hava kirliliğinden, ruhsat, kömür vs. bilgi sahibi olmak istediğimiz çoğu konuyu sorduk ve cevabını aldık.

Hal’de belediye’nin bir birimi var. Hal Müdürlüğü.

Hal’den çıkan mallardan rüsum alıyor.

Hal müdürlüğünün, yanılmıyorsam birkaç görevi daha var.

Mesela, Hal’e girmeden piyasada satılan sebze ve meyvelerin kontrolü!

Bir de Trabzon’a dışarıdan gelen sebze ve meyve olayı var!

Sohbet esnasında söz Rusya’ya ihraç edilen ve Rus gümrüğünden geri çevrilen ürünlere geldi.

Hakkı Emiroğlu, ‘Rusya, sınırlarından içeri giren malların kalite kontrolünü yaptırıyor. Avrupa Birliği ülkeleri de aynısını yapıyor. Çürük ve hormonlu sebze ve meyve gerisin geri gönderiliyor. Biz de böyle bir şey yok. Domates hormonlu imiş, Patates öyle imiş! Kontrol eden yok. Sat gitsin’ diyor.

Komisyoncular araya giriyor, ‘Sebze ve meyve Hal’ine gelen ürünlerin hepsi faturalı veya müstahsil makbuzlu. Genelde kontrolden de geçiyor. Asıl sorun Hal’e girmeyen ürünlerde’ diyorlar.

Sohbette ilginç olaylar da gündeme getiriliyor.

Rusya’ya Patates ihraç edilecek. Patates’in kontrolü Ankara’da, Erzurum’da yapılıyormuş.

Bir ihracatçı şaka yollu ilginç bir olay anlatıyor;

 ‘Patatesi limana yıkmışız. Belge alacağız. Belge için Erzurum’a numune patates göndermemiz gerekiyor. Erzurum’a bir arkadaşımıza telefon açıyoruz. ‘Bir bakkaldan iri üç beş kilo patates al, kontrolünü yaptır. Raporu faksla’ diyoruz. Arkadaşımız iki saatte dediğimizi yapıyor ve bizde patatesleri gemiye yüklüyoruz.

İhracatçıya, ‘Bu tür olaylar şimdi de oluyor mu?’ diye soruyorum.

Eskiden benzer olaylar oluyordu.

Hakkı Emiroğlu tam bu esnada söze giriyor ve ‘Kömür de farklı işler mi oluyor. Gemideki kömürden numune alındığını mı zannediyorsunuz?’ diyor.

Çevre il müdürü Muhammet Mazlum müdahale ediyor, ‘Hayır, kömür direk gemiden alınıyor. Ayrıca, Rusya’dan gelen kömürün kalorisi yüksek’ diyor.

Sebze ve Meyve Hal’indeki esnafta dertli!

Gerçi, ülkemizde istisnalar dışında son dönemlerde sıkıntısı olmayan yok gibi.

Allah herkesin yardımcısı olsun!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrasya ve Ömer Yıldız!27 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Belediye’ye haksızlık!26 Ocak 2016 Salı 06:47
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.