• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Trabzon 14 °C

MUGAYİR BİR EKRAN!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Türkiye’de yaşananları yakından takip ediyorum. Çünkü işim gereği politika, sanat, kültür, spor, eğitim her konuda takibi elden bırakmamam gerekiyor; Yanlış bilgi vermemek ve yazmamak adına.

Ekranlarda son günlerde isimlendiremediğim bir sürü saçmalık oluyor. Her daim vardı. Ama bu dönemde kutuplaşmanın verdiği ayrılıklar, farklı rüzgârlar estiriyor. Hep bir mesaj kaygısı yaşayan diziler ve programlarla karşı karşıyayız.

80 öncesi diziler, yani dönem dizileri bu dönemin iktidarının hoşlanacağı mesajlar verirken bazen yanlış bilgiler de verebiliyor.

Oysa Türk insanı yaşadıklarından dolayı hiçbir şeyden ders almaz oldu. Her şey çok doğal ve normalmiş gibi davranıyor.

Türkiye’nin içinden geçtiği süreçte duyarlı vatandaş bilinci biraz uzaklarda kaldı.

Televizyon ekranlarında izlediğimiz sahneler, sanki yolunu kaybetmiş ve doğru yolu aramaya çalışan bir insan misali.

Kimliklerimizle uyuşmayan hata dolu diziler ve programlar.

İzlediklerimiz bizimle o kadar zıt ki, onları izlemeye katlanamıyorum.

Keşke izlediklerimiz yalan söyleyen Pinokyo’nun burnunun uzaması kadar masum olsaydı. Pinokyo sadece gerçek olmak istiyordu. Hepsi bu… Ya bizim izlediklerimiz.

Durmadan aynı senaryoları izlemekten, görmekten usandık.

İlgi odağı olmak için çevirdiğiniz entrikalardan sıkıldık.

Haklı olmak için ekranlarda var olan savaştan, hileden ve tuzaklardan bıktık.

Sürekli birbirleriye didişen, bağıran, hakaret eden aynı yüzlerden ise gına geldi.

Türk halkını uyutmaktan vazgeçin. Onlar zaten yorgun ve bitkin.

Artık yeter!

Rezillik, yalan, dolan, ukala tavırlı insanlar ve cahilleri her gün ekran karşısına taşıyanlar sıkıldık sizden.

Cehalet tüm kötülüklerin ve felaketlerin başıdır. Bizler de her gün ekran karşısında onları besliyor, büyütüyor ve baş tacı yapıyoruz.

Dizilerde ahlaksız olan ilişkiler karşısında kapalı dediğimiz dindar kesim her başı açık olan kadını neredeyse ahlaksız olarak damgalar oldu.

Ya hırsızlık çetesini yakalamaya çalışan polisin ilahi söyleyen çeteye karşı silahını indirip onlara inanması olayına ne demeli bu görüntüler işin bir garip yanı. Yani ilahi söyleyen, namaz kılan ya da kapalı olan insanın günahsız olacağı anlayışı bugünlerin en popüler anlayışı.

İçki içen alkol alan insanların kötü insan olduğu ya da mutlaka eşini aldatan olduğu mesajı ise dizilerin vazgeçilmez karakteri. Nedir bu saçmalık. İçki içen insan iyi ya da kötü insan olabilir. Ama sadece kötü olarak işaretlemek sanırım haddini aşmak olsa gerek. Toplum üzerinde olumsuz etkisi olan, kaba, kırıcı, zararlı, tehlikeli herkese kötü demiyor muyuz? E o zaman bu işin ibadetle ilgisi yok demek ki.

Sadece imam hatiplere gidenler iyi değil, ya da sadece onlar Cuma namazına gitmiyor. Sadece onlar oruç tutmuyor, sadece onlar kurban kesmiyor. Böyle bir sınıf ayırımı yapmak sanırım oyunun bir parçası olsa gerek.

Mugayir bir ekran.

Oysa insanlığın bugünlerde her zamankinden daha fazla aydınlanmaya, iç huzura kavuşmaya çok ihtiyacı var.

Ekranlar gelen talimatları, haber şeklinde halka duyuruyor.

Ekranlarda düzgün Türkçeyi görmez olduk. Yorumsuz haber okuyan haber spikerlerini ise arar olduk. Eli kolu, başı oynayan, orkestra şefi kıvamındaki spikerler artık sıktınız. Haber spikeri sunum yapandır. Yorumcu değil… Haber spikeri disiplinli olandır, ağzına geleni söyleyen değil. Kontrolü elden bırakan kontrolsüz ekran komedyenleri.

Mücadele, ihanet, entrika ve siyasi çekişmelerle dolu cüretkâr, seviyeyi elden bırakmış bir ekran karmaşası.

Yarışmalarda verilen paraların kolay yoldan kazanç olduğu sanılır oldu. İnsanlar yarışmalara katılıp, ev araba vs alabileceklerini düşünüyor. Yarışmalar bilgi yarışması olmaktan çıktı. Kimin ne yaptığı belli değil. Kimin karısı ya da kocası daha edepsiz, kim kayınvalidesini daha çok aşağılayabilir, kimin tarzı daha iyi vs. gibi saçma sapan, abuk subuk, trajikomik bir hal aldı. Ya yarışmalardaki jüri üyeleri onlar ise daha vahim.

Jüri eğer bir işin ustası ve o işte de seçiciler kurulu ise; ekranda gördüklerimiz ne ala?

Jürisi ile, sunucusu, spikeri, yarışmacısı, dizisi, programları hatta bir takım reklamları ile ekranlar bir acayip kutu; Hep bir yangına körükle gitme sevdası. Vaktimizi yitiriyoruz yazık.

Sınırlarını aşan ve sınırlarını bilmeyen tüm görüntülerden sıkıldık. Sınırlar her zaman olmalı, çünkü sınır adaptır ve son çizgidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.