• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 16 °C

Muhafazakârlık algısı ve özel okullara kaçış!

Muhafazakârlık algısı ve özel okullara kaçış!
Hasan Kurt yazdı...

Türkiye’de AKP iktidarı ile birlikte bir muhafazakârlık algısı yaratıldı. Türkiye’de sanki iktidarları muhafazakârlar belirliyor! Hemen her parti, toplumun ancak yüzde 10 ila 15’ini oluşturan muhafazakâr kesime, benim ifadem ile imam-hatip ve tarikat eksenli gruplara yöneldi. Yoksa Türk toplumunun hangi partiden olursa olsun klasik anlamda yüzde 80’den fazlası; milliyetçi, ulusalcı ve muhafazakârdır.  İktidarları belirleyen de bu kesim!

Bir zamanlar çay bardağındaki rakının bir damlasını bile heba etmeyen mesela Ortahisar Belediye Başkan yardımcılarından biri ile babası din adamı olan Nuri Aydın’ın veya benim veya Faruk Özak’ın veya Volkan Canalioğlu’nun veya Koray Aydın’ın, Akif Hamzaçebi’nin, Adnan Günnar’ın muhafazakârlık, milliyetçilik, vatanseverliliği arasında temelde ne fark var! Bu saydığım isimler o veya bu nedenle üç partiye gönül vermişler! AKP’de olanlar muhafazakar, MHP’dekiler milliyetçi, CHP’dekiler ise sosyal demokrat-ulusalcı! Bu yüzden seksenin büyük bir ekseriyeti aynı tavanın balığı!

Türkiye’yi bugün gerçek anlamda idare eden tavaya girmeyen yüzde 15-20’lik imam-hatip, tarikat eksenli kesimdir. Ve bu kesim tavanın içindekilerin bir bölümünü o ve bu nedenle yanına almıştır. Olay bu kadar açık ve nettir.

Bu yüzde 15-20’lik kesim;  2002 yılına kadar iktidarları belirleyemezken, bu tarihten sonra neden öne çıktı? Neden çekim merkezi oldu? Neden iktidarları belirler duruma geldi?

Bunun bir değil birkaç nedeni var!

Dünyada olan bitenlerin yanı sıra, 12 Eylül sonrası uygulanan siyasi, ekonomik ve eğitim politikaları alt yapıyı oluşturdu.

Bu yüzde 15-20’lik kesimin başarısında ve ülke yönetiminde etkin olmasının birinci ana nedeni ideolojik bağlamda örgütlü olmasıdır.  AKP, kurulduğu yıllarda, halkın karşısına bir koalisyon partisi olarak çıktı. AKP’nin ilk dönemini bir hatırlayın. Sonra koalisyon şirketindeki çoğunluk hisselerini elinde bulunduranlar, yetkiyi ele aldılar. Diğer kesimi dışlamadılar ve planlı, programlı bir şekilde hedeflerine yürüdüler. Güç ve çekim merkezi ile geçmişte yakın ilişki içerisinde olanlar, maddi ve manevi faydalarını görenler yola devam dediler. Yola devam diyenlerin dışarıda kalan arkadaşları da ‘Biz de bu trene binelim’ dediler. AKP böylece bugün toplumun yüzde 40’ının desteğini alan bir parti haline geldi.

***

Bu gün Milli Eğitim teşkilatı tamamen AKP’nin nüvesini oluşturan bu yüzde 15-20’lik kesimin kontrolündedir! Milli Eğitimi, hem yönetiyorlar hem de planlıyorlar.

Bir ülkenin milli eğitimi, din eksenli grupların kontrolüne girdiğinde, o ülkede eğitim birliği bozulur. Din öne çıkar. Din adamlarının söylemleri ve dini kurallar zamanla hakim kılınır… Ki bu olay büyük bir tehlikeye de davetiye çıkarır! Türkiye bugün bu tehlike ile karşı karşıyadır.

Devlet dairelerinde ve belediyelerdeki yapılanma da üç aşağı beş yukarı aynıdır. Bu kesim, merkez medyada, anket şirketlerinde vs.de epey mesafe aldı.

Ülkeyi yöneten iktidar bir yandan bu işi yapıyor, yaptırıyor diğer yandan da sosyal ve ekonomik politikalarla dönüşümün sekteye uğramaması için toplumun önemli bir kesimine destek veriyor.

Son dönemlerde Muhalefet de bu kesime şirin görünmeye başladı. CHP bile; Mehmet Bekaroğlu örneğinde olduğu gibi bu kesimden isimleri kadrosuna katmaya yöneldi?

Muhalefet partileri bu kesime yönelse ne olur?

Muhafazakârlık algısı kırılacakmış, CHP’nin muhafazakârlığa bakışı konusunda topluma mesaj verilecekmiş. CHP; değil Mehmet Bekaroğlu’nu, eski Cumhurbaşkanını bile partiye alsa hiçbir şey değişmez. Mehmet Bekaroğlu, bu kesimden uzaklaştı yalnız kaldı. Gül veya diğerleri de uzaklaşsa aynı olacaklar! Yerel seçimde, hizmet hareketinin büyük bölümü CHP ve MHP’yi desteklemedi mi?

Olay; cemaat, tarikat veya bu kesimle özdeşleşen isimleri kadroya katmakla çözülmez. Bu gidişe dur demek için, ülkenin içinde bulunduğu tehlikenin açık açık halka anlatılması gerekir. Bunun başka çaresi de yok.

Türkiye’de iktidarları dünden bugüne yüzde 20’lik kesimler değil, işçisiyle, emeklisiyle, köylüsüyle, esnafıyla orta direk belirliyor. AKP’yi iktidara getiren de bu orta direktir. Muhalefet partileri bu kesimler üzerine politika üretmek zorunda.

***

Aslında, Türk toplumunun yüzde seksenlik bölümünün yarısı veya üçte biri Türkiye’nin önümüzdeki süreçte karşı karşıya kalacağı tehlikenin farkında! Kimileri de, bir şey olmaz diyerek yola devam diyor, kimi kasayı dolduruyor kimi günü kurtarıyor. Tehlikenin farkında olanların önemli bir bölümü ise olayı kavrayamamış!

İktidarın eğitimdeki 4+4+4 sistemi ve milli eğitimi İmam-Hatipleştirme politikalarından sonra özel okullara müthiş bir kayma başladı.

Ana okul dahil ilk, orta ve lise eğitimi için, özel okullara 13 yılda ödenecek olan meblağ asgari bugünkü para ile 200 bin liradır. Devlet okulları dururken, hali vakti biraz yerinde olan insanlar çocuklarını neden özel okullara veriyor? Bunun bir nedeni, ‘çocuğum Anadolu, Fen Liselerini kazanamaz, yarın İmam-Hatip’e gidebilir’ kuşkusudur. Yoksa normal bir devlet okulunda çocuğunu parasız okutur, harcayacağın 200 bin lira ile de Türkiye’de değil dünyanın herhangi bir ülkesinde çocuğuna üniversite tahsili yaptırabilirsin.

Sonuç olarak; Türkiye, adına ister muhafazakar, ister ılımlı İslamcı deyin, ülkeyi yöneten bu yüzde 15- 20’lik kesimle hızla bir yöne doğru kayıyor. Ve ne yazık ki, Cumhuriyet ve kazanımlarına bağlı muhalefet de, direnemiyor, politika üretemiyor ve bu kaymayı durduramıyor. Muhalefet hala havanda su dövüyor!

Bir ülkenin sosyal yapısı, sistemi, rejimi darbelerle, dış müdahalelerle ancak geçici bir süre değişir, asıl değişme eğitimle olur. Türkiye’de olduğu gibi!

 

 

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.