• BIST 107.478
  • Altın 151,228
  • Dolar 3,6615
  • Euro 4,3022
  • Trabzon 18 °C

Muhtıra gibi bildiri!

Muhtıra gibi bildiri!
Yargıtay Başkanlar Kurulu, yargı reformuyla ilgili taslağın öncelikle AB’ye sunulmasına tepki göstermek amacıyla yayımladığı bildiride, hükümeti sert bir dille eleştirdi. Bildiride, ‘yargıyı etkileme gayretindeki’ hükümetin ‘yandaş

Yargıtay Başkanlar Kurulu, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in, Yargı Reformu Strateji Taslağı’nı hiçbir yargı organının görüşünü almadan AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn’e sunmasına tepki göstermek amacıyla kaleme aldığı bildiride, hükümeti ağır biçimde eleştirdi. Bildiride hükümetin yargıya yönelik son yıllardaki tüm eylemleri eleştirilirken, hükümetin “yandaş yargı” yaratmaya çalıştığı, “dilediğini yapabilme yetkisini halktan aldığı” gibi şaşırtıcı bir inançla Türk yargısını etkileme gayretine girdiği vurgulandı.Yargıtay’ın hükümete yönelik bugüne kadarki en sert bildirisi, dün Yargıtay Başkanlar Kurulu’nda oybirliğiyle kabul edildi.‘Saldırılar sistemli’ Yargıtay’ın, cumhuriyetin temel niteliklerinin tartışmalara konu edilmesinden ve yargı erkine yönelik sistemli saldırıların ivme kazanmasından kaygı duyduğunun belirtilen bildiride, bir yıla yakın süreçte ve özellikle son zamanlarda, yargı erkine yönelik sistemli saldırıların yapıldığı kaydedildi. Bildiride, AKP’nin, anayasanın kimi hükümlerinin yenilenmesine yönelik genel kabulden yararlanarak, siyasi istekleri doğrultusunda bütünü değiştiren bir taslak hazırlattığı, bunu da “en doğru ve en çağdaş anayasa” tanımlamasıyla kamuoyuna sunduğu kaydedildi. Böylece, ilk ciddi gerilimin beklenmedik zamanda gündeme yerleştirildiği vurgulandı. Bildiride, taslağın, laik cumhuriyet, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı temel kavramlarıyla çeliştiği, haklı tepkilere zemin hazırladığı belirtildi.Yargıtay’ın bu konudaki “karşı duruşunu”, 28 Eylül 2007’deki açıklamasıyla gösterdiği kaydedildi. Bildiride, toplumun yoğun ve isabetli refleksinin bu konuda duraksama yarattığı, ancak hükümetin üniversitelerdeki türban yasağı konusunda Anayasa’nın 10. ve 42. maddelerini engellenemeyen bir hızla değiştirdiği belirtildi. Yargıtay Başsavcılığı’nın bunun üzerine, anayasal sorumluluğun gereği olarak ve yasal yöntemlerle topladığı kanıtlara dayanarak kapatma davası açtığının anımsatıldığı bildiride şöyle denildi:“Ne var ki muhatapları ve onların yandaşları, iddianamenin kurumsal olduğu gerçeğini göz ardı ederek, akla, mantığa ve hukuka aykırı tavır, söylem ve yazılarla ve hatta çoğu suç teşkil eden davranışlarla, başsavcıyı toplumun tepki ve husumetine muhatap kılmaya yönelmişlerdir.”Bu davranışların kişisel tatmin duyguları ötesinde AKP’ye hukuken yarar sağlamayacağının vurgulandığı bildiride, “Davranışların zaman zaman şiddetini kaybetse de bütünüyle sona erdirilmediği, belki de bilinçli tarzda sona erdirilmek istenmediği gözlenir olmuştur” ifadesi kullanıldı.Bildiride, TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın ortaya attığı “3. yol” tartışmalarına da örtülü biçimde değinilerek, şöyle devam edildi: “Çelişki ve yanlışlıklar sürdürülmüş, davayı hukuka uygun sonuçlandıracağında kuşku bulunmayan Anayasa Mahkemesi’nin etkiden uzak biçimde yargı yetkisiyle baş başa bırakılması, sonucun saygıyla karşılanacağı kanısının yaratılması yerine, Anayasa’nın 138. maddesi hükmünü göz ardı eder sorumsuzlukla, yargıyı etkilemeye yönelik davranış ve görüş açıklamaları artan bir hızla sergilenmiştir.‘Yargı hedef gösterildi’Kendini ve siyasi teşekkülünü hukuka uygunluk içinde savunmak, kendi karşı kanıtlarıyla iddiaları çürütmek yerine, ‘dilediği her şeyi yapabilme yetkisini halktan aldığı’ gibi şaşırtıcı bir inançla yargı mensuplarını halka şikâyet ederek, hedef göstererek, hatta yabancı kişi ve kuruluşların yardım ve katkılarını sağlayarak, Türk yargısını etkileme niyet ve gayretine girmek suretiyle, açılan kapatma davasında lehe sonuç alma heves ve yöntemleri sıklıkla denenir olmuştur.” Bildiride, Şahin’in Rehn’e sunduğu taslağın da, yürütme erkinin nasıl bir yargı yaratmak istediğini gün ışığına çıkardığı kaydedildi. Taslağın, yargıdan önce Rehn’e sunulmasının devlet sorumluluğuyla bağdaşmadığı ve hiçbir gerekçeye sığınılarak açıklanamayacağı kaydedildi. Bildiride, “Gelişmeler, sistemli olarak yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilemediğini, tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluşturulmasının amaçlandığını belgelemeye yetmektedir. Hedeflenen budur!” denildi. Bildiride, insanlık tarihinin, güdümlü yargı ile varlığını sürdürebilen, hiçbir millet ve devlete tanıklık etmediği vurgulandı.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Haluk Pekşen, Bakan'a çıktı!..06 Ekim 2017 Cuma 18:22
  • Üreticiyi idama mahkum ettiler05 Ekim 2017 Perşembe 10:57
  • ‘Bir devlet vatandaşa film-fırıldak yapmaz’03 Ekim 2017 Salı 11:13
  • "Ak Parti'nin yüzde 60'ı hapse girer"02 Ekim 2017 Pazartesi 17:53
  • İadesiyle ilgili engel kalmadı02 Ekim 2017 Pazartesi 17:52
  • İMAMOĞLU 2019’un adayı!28 Eylül 2017 Perşembe 11:59
  • Siyasetçiler mahkemelik!28 Eylül 2017 Perşembe 11:53
  • "Biz sizi değil siz bizi oy için aldattınız"27 Eylül 2017 Çarşamba 16:46
  • Bahçeli'den flaş açıklama! 5 bin ülkücü hazır27 Eylül 2017 Çarşamba 15:44
  • ÇAMBURNU MAHKEME YOLUNDA!27 Eylül 2017 Çarşamba 10:48
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.