• BIST 82.465
  • Altın 147,626
  • Dolar 3,7852
  • Euro 4,0442
  • Trabzon 11 °C

"MÜSELMANCILIK PROCESİ"

Prof. Kemal Üçüncü

Esas üzerinde durulması gereken siyasal İslamcı geleneğin öteden beri karnından konuşarak dolayımladığı, sakladığı nur topu gibi “müselmancılık procesi”.

Davutoğlu’nun AKP’nin aday tanıtım toplantısında açıkladığı seçim bildirgesinde ve Yeni Türkiye Sözleşmesi’nde yapılan “yeni vatandaşlık” tanımına bakar mısınız? Duygular karmakarışık, pardösünün altından hançerin ucu gözüküyor kalın Oğuzun sırtı dönük vaziyette bakalım ne olacak: Yeni anayasa, milletimizin kültürel ve toplumsal çeşitliliğini tanıyan, herhangi bir etnik veya dini kimliğe referans yapmayan bir vatandaşlık tanımını esas alacaktır” ifadeleri kullanıldı. “1921 Anayasası” vurgusunun yapıldığı Yeni Türkiye Sözleşmesi’nde ise “Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı kimliği taşıyan hiç kimse, inancı, rengi, cinsiyeti, dili, ırkı, siyasi düşüncesi, felsefi anlayışı ve hayat tarzı sebebiyle ayrımcılığa maruz bırakılamaz”

Gördünüz mü?

“Herhangi bir etnik ve dinsel kimliğe atıf yapılmayacak”

Dolayımlanarak söyleniyor ama “ağzını büzmesinden Osman diyeceği belli”. “Mani oluyor halini takrire hicabı” yani.

E biz yardımcı olalım:

Ey kalın Oğuz! kurucu asli irade: Sen de bu etnisitelerden birisin kusura bakma .Türklük bu kavrayışta çağdaş sosyolojik anlayıştaki millet kavramından Türkiye Cumhuriyeti tabirinden uzaktır. Boğaziçi Üniversitesi’nde böyle öğrenmiş Ahmet Bey, ne gariptir, Boğaziçili siyaset bilimci ve sosyologların başka partilerdeki versiyonları da bu anlayışta.

Antropolojik, etnografik, halk bilimsel terimler rastgele kullanılıyor. Etnisite, boy, aşiret, klan, budun, ulus, millet rastgele tanımlanıyor.

TÜRK İSMİNDEN ALERJİ DUYARIZ AMA GREK’TEN DUYMAYIZ

Türk vatandaşlığı tabirinden arkadaşlar rahatsız oluyor onun yerine rahatsız olmayacakları bir isim önerelim mesela, Grekçe Anatolia cumhuriyeti, Türk isminden alerji duyarız ama Grek’ten duymayız.

Olsun! sizi mi kıracağız.

Elini korkak alıştırma. “Komşusu sürekli Temel’den sigara otlanırmış. Birinde Temel’den tabakayı almış sigarayı sararken demiş ki komşu sigara sağlığa zararlı diyorlar ne dersin?

Temel: -onu diyenin a… koyasın, kâğıt başkasından tütün başkasından sar sar iç. Sigara hiç sağlığa zararlı olur mu demiş, sadece nefesi senden.”

Aynı misal.

Bol keseden vaad dağıtanlar kurucu asli irade “Biz Türklere kabul edip etmeyeceğimizi” sordunuz mu? Kimse kurucu irade Türk milleti adına sahte cennet vaad etmesin

Yeni CHP ve Yeni Cumhuriyet gazetesi haklarını yemeyelim bu konuda geri kalmaz.

Peki, dünyadaki durum bu  koronun söylediği gibi mi?

DÜNYADAKİ UYGULAMALAR

Almanya: Hukuki açıdan vatandaşlık, devletin bir üyesi olarak kişinin yasal statüsünü ve bununla bağlantılı hak ve görevleri ifade etmektedir. Anayasa kapsamında “Alman” terimi, “Alman vatandaşlığına sahip olanlar veya Alman soyundan olup 31 Aralık 1937 tarihindeki Alman İmparatorluğu sınırları içinde kabul edilmiş olan mülteci veya sürgün edilenler ile bunların eşi” veya altsoyu anlamında kullanılmaktadır.[116/1]

Avusturya: Tüm yurttaşlar (Avusturyalılar) kanun önünde eşittir” (7/1).

Fransa Anayasası, “Fransız halkı”na atıfta bulunmaktadır. Örneğin, Anayasanın başlangıç kısmında “Fransız halkı, 1789 Beyannamesinde tanımlanan, 1946 Anayasasının başlangıç kısmında teyit edilip tamamlanan insan haklarına ve milli egemenlik ilkelerine, aynı şekilde 2004 Çevre Şartında belirtilen hak ve ödevlere bağlılığını ihtişamla ilân eder” denilmektedir. Anayasanın 72. maddesinde, devletin deniz-aşırı halkları, Fransız halkı içinde tanıdığı kaydedilmektedir (72/3). Ayrıca, Anayasada vatandaşlara ilişkin hak ve görevlere sıklıkla değinilmiştir.

İrlanda Anayasasının 2. maddesine göre, adaları ve denizleriyle birlikte İrlanda Adasında doğan herkes, İrlanda ulusunun bir parçası olma hakkına doğuştan sahiptir

Portekiz Anayasasının 4. maddesine göre, kanunların veya uluslararası sözleşmelerin

Portekiz vatandaşı olarak gördüğü herkes vatandaştır.

Görüldüğü üzere anayasamızın 66. Maddesindeki hüküm pek çok AB ülkesi anayasalarında da mevcuttur. Türk vatandaşlığı kan ve soyla kazanılan bir tabir değil hukuki bir tabir olduğu hukuki uygulamalarda, doktrinde bilinen bir husustur.

Anayasanın 66’ncı maddesi, “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür” dediğine göre 76’ncı maddede geçen “Türk” kelimesini “Türk vatandaşı” şeklinde anlamak gerekir [ Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Kemal Gözler, Liberal Düşünce, Cilt 4, Yaz 1999, Sayı 16, s.90-91].

Farklı kesimler ve siyasi partiler tarafından “Türk” tabirinin etnik bir tabir olduğu, Türkiye toprakları içinde farklı etnik grupların bulunduğu ifade edilmekte ve bunun da ayrımcı/dışlayıcı bir yaklaşım olduğu dile getirilmektedir. Gerek iktidara mensup milletvekilleri gerek iktidara destek olan değişik çevreler gerekse bu maddeden rahatsız olan pek çok kesim, bu ve benzeri gerekçelerle maddeyi her fırsatta eleştirmektedirler. Önümüzdeki günlerde de benzer eleştirilerin artacağı ve maddenin değiştirilmesi yönünde kamuoyu oluşturma çalışmalarının yapılacağı görülebilmektedir. Anayasamızın 66. maddesine yöneltilen bu eleştiri, “Türk” tabirine olan yüzeysel tarih, sosyoloji ve hukuk biliminin dışında subjektif bir bakışın ürünüdür.

Bu bakış öylesine sığdır ki Avrupa’nın ortasından Sibirya’ya kadar uzanan coğrafyada yer alan değişik Türk boylarına mensup gruplar ırk ve etnisite açısından “Türk kültür dairesi ve Türk milleti” içinde yer alsalar bile 66. madde açısından “Türk” kabul edilmezler zira bu madde aynı zamanda, Türkiye sınırları içindeki “hukukî Türklüğü” ifâde etmektedir. 66. madde Irk ve etnik kaygılı bir tanımlama bu kapsamı da içermesi gerekmez miydi?

Lozan mübadelesinde soydaşlarımız Hıristiyan Karamanlı Türkleri gönderip Türklerle birlikte Müslüman Pomakları kabul ederken de, Hıristiyan Gagavuzların Türkiye’ye göç taleplerini reddederken de ırka dayalı bir millet anlayışı olmadığı ortaya konulmuştur

Türk milleti tabiri bu bağlamda Tür kültür havzası içerisinde binlerce yıldır bir arada yaşayan akraba topluluklarla ve gayrı Müslim yurttaşlarla ortak bir imtizacın neticesidir. Bunların parça parça her biri değil tümünün birleşimidir. Kültür bilimlerinde bütün her zaman parçaların toplamından daha fazla bir şeydir. Bu coğrafyadaki folklorun, kültürün ortaklıkların paydası bizi bir millet haline getirmiştir.

Önce halkla milletin, etnosun, demosun durumunu öğreneceksiniz.

Demokratik toplum ve yurttaş hukuku, “etnosun” değil “demosun” marifetiyle kurulur. Demosun adı Türk ve bu hiç değişmeyecek.

Milli demokratik zemin olmadan demokratik hukuk devletine geçebilmiş tek bir ülke gösteremezsiniz. Aksi takdirde yurttaşı, hukukun üstünlüğünü, şahsiyeti kuramazsınız. Demokrasi bu yapının üzerine oturur. Çocuk mu kandırıyorsunuz.?

Yurttaş hukuku dışında uygulanacak hiçbir çözümü bu millete kabul ettiremezsiniz.

AKP, Yeni CHP, Yeni Cumhuriyet Gazetesi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
  • MHP sürpriz yapabilir!
  • Antalya’da sabah sporu!
  • Metin Kara’yı topa tutacak!
  • TBMM’deki oylama MHP’nin geleceğini belirleyecek!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.