• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Trabzon 5 °C

Mustafa Aydın ve Aydın Üniversitesi!

Hasan Kurt

Kimileri, ‘Trabzon’un akıllıları Trabzon’u terk edenler’ der. Bu görüşe büyük çoğunluk katılmaz. Çünkü Trabzon’u terk edenlerin istisnalar dışında tamamı mecburiyetten bir başka diyara göç etti. İnsanın temel ihtiyacı, yemek ve topraktır. Toprak olmayınca, azalınca yiyecek üretemezsin. Nüfus artınca ürettiğin yetmez. Ve mecburen bir başka diyara göç edersin.

Tarih boyunca göçler hep batıya olmuştur. Toprakta, ekmekte, iş de batıda!

Geçtiğimiz hafta günü birlik İstanbul’a gitmiştim.

Florya’daki Aydın Üniversitesinin rektör yardımcısı mahalleden arkadaşım Prof.Dr. Mustafa Çıkrıkçı’ya uğradım. Mustafa, KTÜ’den Aydın Üniversitesine gitmişti.

Çıkrıkçı, ‘Başkan senin buraya geldiğini duyarsa, bize kızar. Geldiğini haber vereceğim’ dedi.

Çıkrıkçı’nın başkan dediği kişi Aydın Üniversitesi sahibi Mustafa Aydın’dı.

Mustafa Aydın’ı da yıllar öncesinden tanırdım. Uzun süre müftülük yapan babasının evleri Ortahisar’da Zağnos köprüsünün bitişiğinde idi.

Aydın’ın sekreteri, ‘Mustafa bey henüz gelmedi. Notunuzu ileteceğim’ dedi.

Üç-beş dakika sonra sekreter, ‘Mustafa bey, Hasan beyi saat 16.00’da bekliyor’ dedi.

Mustafa Çıkrıkçı’ya, ‘İşim var, gidiyorum. Saat 16.00’da gelirim’ dedim.

Mustafa güldü, ‘En az iki saat önce gelmelisin. Çünkü başkan, sana kampüsü gezip gezmediğini soracak. Kampüsü bir gezelim, sonra başkanla sohbet edersiniz’ dedi.

***

Randevudan bir saat önce kampüse geldim. Çıkrıkçı ‘vakit geçirmeden bir gezelim’ dedi.

Bin hocanın ders verdiği, bin kişinin çalıştığı, 32 bin öğrencinin eğitim ve öğretim gördüğü, toprak üstündeki yerleşke binalarının iki katının yeraltında olduğu, onlarca anfi, araştırma merkezi, konferans, spor salonu, laboratuar vs.nin bulunduğu bir şehir üniversitesi bir saatte gezilir mi?

Mustafa Aydın’ın davetlisi olarak, iki yıl kadar önce Trabzon’dan bir grup gazeteci Aydın Üniversitesine gitmişti. Gidenler arasında Kuzey Ekspres yazı işleri müdürü Abdullah Şanlı da vardı. Şanlı, dönüşte, ‘Abi, ben Kocaeli Üniversitesi’nde okudum. Orada görmediklerimi Aydın Üniversitesi’nde gördüm’ demiş ve üniversiteyi öve öve bitirememişti. Ben de, ‘O kadar da şişirme’ demiştim.

Çıkrıkçı ile kampüste kısa bir tur attık. Bazı fakülteleri gezdik. Saat 16.00’ya yaklaşıyordu. Çıkrıkçı’ya, ‘Sabah erken kalktım. Yoruldum. Başkan’ı bekletmeyelim. Ben gerekeni söylerim’ dedim.

Çıkrıkçı, ‘O zaman görüşme sonrası devam ederiz’ dedi.

***

Mustafa Aydın’ın odası, yol tarafında yanılmıyorsam 2. veya 3. katta. Zaten o bölgede havalimanı nedeniyle yüksek kata izin verilmiyor. Aydın, oda girişinde bizi karşıladı. Oda geniş, sade ve şık döşenmiş. Üç bir yanı cam! Camın dışı balkon!

Aydın’ın ilk sözü, ‘Sayın Kurt, Üniversitemizi gezdiniz mi?’ oldu.

‘Tam olmasa da birçok yeri gezdim. Zaten gezenler de anlatmıştı. Birazdan geri kalan bölümleri gezeceğim’ dedim.

Mustafa Aydın ile iki yıl kadar önce Trabzon’da uzun bir sohbetimiz olmuştu.

Aydın, Trabzon’da üniversitenin bir şubesini açacaktı. Engellemeler oldu, Aydın’ı bıktırdılar. O da kızdı, vazgeçti. Gerçi isteseydi, Trabzon’da Türkiye’nin en büyük özel kent üniversitelerinden birini rahatlıkla kurardı. Keşke kursaydı.

Trabzon, KTÜ ile yarışacak hatta onu sollayacak bir vakıf üniversitesine kavuşurdu.

Çünkü Aydın Üniversitesi marka olmuştu, dünyanın en büyük üniversiteleri ile karşılıklı anlaşmalar yapmıştı. Kadro ve ekonomik sıkıntısı yoktu. Ve daha da önemlisi Mustafa Aydın’ın bitmez tükenmez enerjisi, teknolojiye, ilime ve bilim insanına verdiği değerdi.

Aydın Üniversitesi, genç bir üniversite. 11 yıllık geçmişi var. Ama onbir yıla o kadar fazla şey sığdırılmış ki!

Mustafa Aydın, ‘Aydınlık bir geleceğe’ sloganı ile yola çıktık diye söze başladı. Üniversitede yaptıklarını ve yapacaklarını anlattı. Türkiye’nin en büyük şehir üniversitesinin Aydın Üniversitesi olduğunu, dünyada sayılı üniversiteler arasında yer aldıklarını ifade etti.

Yıllar önce Londra’da bir süre kalmıştım. İngiltere’ye o yıllarda dünyanın hemen her ülkesinden binlerce öğrenci geliyordu. İngiltere eğitim sektöründen milyarlarca sterlin para kazanıyordu. Bir iki büyük üniversite dışında diğer özel üniversiteler ve kurslar sıradan okullardı.

İngiltere’nin yıllarca yaptığı işi, şimdi Türkiye yapıyor. Hem de daha iyisini. Yabancı ülke üniversiteleri ile de işbirliği yaparak. Yurt dışında kısa bir süre de olsa, eğitim için giden bir insan olarak, Türkiye’deki tam teşekküllü bu üniversiteleri gördükten sonra çocuğumu üniversite tahsili için yurt dışına göndermem. Aydın Üniversitesinde okuyan bir öğrenci, zaten yurt dışındaki üniversitelerin birinde dönüşümlü olarak eğitimine devam ediyor. Yurt dışı tecrübesi de kazanıyor.

Aydın, dünyanın çok sayıda ülkesinden iki bine yakın öğrencileri olduğunu söyledi… Ki bu söylem, benim söylediklerimi teyit ediyordu.

***

İstanbul Aydın Üniversitesinde teorik eğitimin yanında pratik eğitim de veriliyor. Laboratuarları ve atölyeleri gezerken bunu gördüm. Üniversite yönetimi bununla da yetinmiyor, bazı bölümlerde öğrenciler staj için direk fabrikalara, işletmelere gönderiliyor. Bu uygulama okulu bitiren öğrencilere iş imkanı da sağlıyor. Aynı imkanı yurt dışında da bulabiliyorsunuz.

Aydın Üniversitesinde, gerçekten teknoloji öne çıkmış. Aydın Üniversitesi teknolojik üniversite olmuş.

***

Mustafa Aydın; Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı’nı (AKEV) 1995 yılında kurmuş. Vakfın kurucuları arasında akademisyen ve işadamları da var. Aydın Üniversitesini kuran da bu vakıf. Ve bu vakıf her yıl gelir kaynakları kısıtlı çok sayıda başarılı öğrenciye de eğitim bursu veriyor.
AKEV; 2003 yılında Anadolu Bil Meslek Yüksek Okulunu, 2007’de İstanbul Aydın Üniversitesi kurdu.

Bir vakıf üniversitesini kısa sürede zirveye çıkarmak öyle her babayiğidin harcı değil. Önce hedefin olacak, vizyonun olacak, değerlerin olacak. Hepsinden önemlisi topluma güven vereceksin.

Mustafa Aydın’da ve Aydın Üniversitesinde bunların hepsi fazlasıyla var. Aydın Üniversitesinin kısa sürede zirveye çıkmasının nedeni de bu olsa gerek.

***

Mustafa Aydın, ‘Diş hekimliği fakültemizi gezdiniz mi’ dedi.  ‘Maalesef gezemedim ama gezeceğim’ dedim. Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ve hastanesi müthiş. En son teknoloji ile donatılmış ve deneyimli öğretim üyelerine teslim edilmiş.

Mustafa Aydın ile Trabzon’u da konuşurken, ‘Hasan, az önce Muammer Saka geldi. Kulaklarınızı çınlattık’ dedi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
  • MHP’de iki çift bir tek!
  • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
  • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
  • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
  • ‘Kapı kapı dolaşacağım!’
  • Bordo-Mavi basılan ve iptal edilen banknotlar!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.