• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Trabzon 15 °C

Mustafa Cumur’un önerisi!

Mustafa  Cumur’un önerisi!

AKP milletvekili Mustafa Cumur, Trabzon’un milletvekili sayısının artması için herkesin 4 çocuk yapması gerektiğini söylemiş.

Mustafa Cumur, bununla da yetinmemiş erken seçim olmaması halinde 2012 yılında yapılacak olan genel seçimlere kadar gençlerin evlenmesini ve çocuk yapmasını istemiş.

Cumur’un görüşleri gerçekten müthiş!

Çocuk yap, nüfus artsın!

İyi de diğer bölgelerde, kentlerde yaşayanlar çocuk yapmıyor mu?

Bir ülkenin kalkınması üretmeye bağlıdır.

Ben buna inanırım. Üretmezsen kalkınamazsın, refaha ulaşamazsın!

Üretmesine üreteceksin de, ne üreteceksin?

Kedi, köpek veya çocuk sayısını arttırmak sonuçta bir üretimdir.

Ancak, bu tür üretim beraberinde büyük bir tüketim ve sorumluluk getiriyor.

Kedi ve köpek sayısını arttırdığında, yetiştirme, besleme, barındırma sorunu ile karşı karşıya kalırsın.

Besleyemezsen, barındıramazsan, sokaklar kedi köpeklerin istilasına uğrar!

Tehlikeli bir durum ortaya çıkar!

Belediyeler, sahipsiz ve başıboş dolaşan bu hayvanlar için barınma yerleri açmak zorunda kalırlar. Sonra da, bu hayvanlar orada ömürlerini tamamlar!

Çocuk doğurma ve yetiştirme olayına gelince;

Her çift, üç, beş, yedi çocuk yapmış olsun.

Çocuklarımızı, kömür dağıtmakla ısındırabiliriz. İki poşet kumanya ile karınlarını doyurabiliriz.

Bu işi ne zamana kadar yapacağız?

Bu çocukları nasıl yetiştireceğiz? Nerede barındıracağız? Gelecekte ne yapacaklar? Meslek sahibi yapabilecek miyiz? İş bulabilecek miyiz?

Bunlar sonuçta insan.

Kedi, köpek gibi bakımevlerinde barındırma ve besleme şansımız yok.

Bir bölgenin, bir kentin nüfusunun artması istisnalar dışında ekonomi ile ilişkilidir.

Çocuk doğurmakla geçici olarak bir kentin bölgenin nüfusu artar. Güneydoğu’da artıyor!

Sonra, o çocuklar karınlarını doyuracakları bölgelere giderler.

Türkiye’de sanayinin geliştiği bölgelerin nüfusunun artmasının nedeni, orada oturanların fazla çocuk doğurmalarından kaynaklanmıyor.

Karınlarını doyurmak için o bölgeye gelenler nüfusu arttırıyor.

Bir kentin nüfusunun artması için demek ki fazla çocuk yapmak hiçbir şey ifade etmiyor.

Bugün Türkiye’nin başta İstanbul olmak üzere muhtelif kentlerinde Trabzon’da yaşayan insanların 5- 6 katı Trabzonlu yaşıyor.

Bu insanlar Trabzon’u neden terk etti?

Bu kentte karınlarını doyuramadıkları için!

Ahhh Mustafa Cumur kardeşim… Ahhhh!

Sen iktisat bilen birisin!

Neden böyle olur olmaz açıklama yapıp da insanların tepkisini çekiyorsun?

 

Tek Gıda İş Sendikası

AKP’ye teslim olmalı!

 

Rize’de bir süredir devam eden sendikalar arası savaş tüm şiddeti ile devam ediyor.

İktidara yakınlığı ile bilinen Hak-İş’e bağlı Öz Gıda İş Sendikası, Türk-İş’e bağlı Tek- Gıda İş Sendikasına epey darbe vurmuşa benziyor.

Türkiye’de son dönemler en güzel iş, Sendikalarda, Ticaret ve Esnaf Odaları’nda, Kooperatiflerde, Odalarda vs. başkan ve yönetici olmak.

Geçenlerde Ankara’da bir dost sohbetinde, bir oda genel başkanının aylık gelirinin 30 milyar lira olduğu söylendi.Doğru mu yanlış mı? Bilemiyorum.

Bildiğim, iyi para aldıkları!

Sendikacılar oda başkanları kadar olmasa bile onlar da iyi kazanıyorlar.

Gerçi sendikaların sorumluluğu biraz daha fazla!

Çalışanların haklarını savunuyorlar, sözleşme yapıyorlar. İşçiler greve gittiklerinde az da olsa para veriliyor.

Oda, sendika vs. hepsi yasal kuruluşlar. Hiçbiri üyelerinden keyfi para toplamıyor.

Bir sendika veya oda, üyelerinden bir yevmiye veya belirlenen bir bedeli aidat alıyor.

Bu aidatlar sonuçta büyük meblağlara ulaşıyor.

Avrupa ülkelerinde işçi, memur ve diğer yardım sandıklarına üye olanlardan kesilen aidatlar, milyar dolarlarla ifade ediliyormuş.

Avrupa’daki sendikalar, dernekler bu paraları Türkiye gibi iyi faiz veren ülkelerde değerlendiriyorlarmış.

Türkiye’deki sendikalar, dernekler ise topladıkları paralarla bina yaptırıyorlar, faaliyetlerde kullanıyorlar.

Sendika sayısı çok olunca, harcama da otomatik olarak artıyor.

Paralar, uçup gidiyor!

Türkiye’de şu anda üç büyük sendika var. Türk- İş, Hak- İş ve Disk.. Bağımsız sendikalar da var.

Sendikaların asli görevi, çalışanların haklarını savunmak değil mi?

Evet.. O zaman, bu kadar sendikaya ne gerek var? Hepsi bir çatı altında toplanamazlar mı?

Toplansalar daha güçlü olmazlar mı?

Toplanmasına toplanır ve güçlü de olurlar ama!

Siyasiler ve Türkiye’deki sermaye toplanmalarını istiyor mu?

İşte asıl mesele bana göre bu olay!

Çay-Kur işyerlerinde yıllardır Tek- Gıda İş Sendikası vardı. Tüm işçiler bu sendikanın çatısı altında idi.

Sonra, siyasiler devreye girdi. Sendika içerisinde görüş ve çıkar ayrılığı gündeme geldi.

Siyasiler körükledi, kopmalar başladı.

İşin içinde, para ve siyaset olunca işler iyice kızıştı.

Şimdi bu kavgada, benim Çay- Kur işçim ne kazanacak?

Bir sendikadan diğerine geçen işçi kardeşim bunun hesabını yapıyor mu?

Maaşı mı artacak? Çay- Kur’a ortak mı olacaklar? Ne olacak?

Hiçbir şey olmayacak.

İşçi kardeşlerim yine işçi kalacak. Belki de kazanımlarından kaybedecekler!

Yeni sendikaların gelirleri artacak. Siyasiler ellerini ovuşturacak!

Son söz olarak; Tek- Gıda İş Yöneticilerine buradan bir tavsiyem olacak!

Sendika başkanından yöneticisine, şube başkanına, temsilcisine kadar hepiniz gidin AKP’ye kayıt olun.

Sorunu ortadan kaldırın!

Bu iş bu kadar basit!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrasya ve Ömer Yıldız!27 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Belediye’ye haksızlık!26 Ocak 2016 Salı 06:47
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.